Duruşma
Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Serkan Dinçer ve tutuksuz sanık Kerem Gökay Öner ile taraf avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı dava dosyasına gelen evrakı okuduktan sonra dinlenen tanık A.Y.Ç., sanık Serkan Dinçer'in adını daha önce duymadığını, diğer sanıkları da tanımadığını bildirdi.
Sanık beyanları ve savcı talebi
Sanık Dinçer, hakkındaki iddianamenin 15 ay sonra yazıldığını, 23 aydır tutuklu olduğunu ve cezaevinde kalp krizi geçirdiğini belirterek tahliyesini talep etti.
Cumhuriyet savcısı, Serkan Dinçer'in tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Tutuksuz sanıkların avukatları ise müvekkillerinin mesleki itibarlarının zedelendiğini belirterek dosyanın bir an önce karara bağlanmasını talep etti.
Mahkeme, ara kararında tutuklu sanık Serkan Dinçer'in mevcut halinin devamına hükmederek duruşmayı 4 Kasım'a erteledi.
İddianameden
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde, "zahir çamlıca" kullanıcı adlı, ABD merkezli X şirketinin platformundaki hesaptan Emniyet Genel Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığı, İstihbarat Başkanlığı ve bu birimlerde çalışan personele yönelik provokatif paylaşımlar yapıldığı; FETÖ'nün medya yapılanmasında yer alan Cevheri Güven'in X'teki paylaşımlarının ilgili hesaptan yeniden yayımlandığının tespiti üzerine soruşturma başlatıldığı anlatıldı.
İddianamede, söz konusu hesabı Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis Serkan Dinçer'in kullandığının tespit edildiği; sanıkların dijital materyallerindeki incelemede elektronik posta adresi, mesajlar, dosyalar ve fotoğraflarda ele geçirilen belgelerin, Güven'in YouTube kanalındaki içeriklerle birebir aynı olduğuna dikkat çekildi.
Dinçer'in telefonunda, suç örgütü elebaşı Ayhan Bora Kaplan soruşturmaya ait 151 sayfa evrakın taranmış hâlinin [email protected] adlı e-posta adresinde kayıtlı olduğu vurgulandı.
İddianamede ayrıca, sanıklar eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ve eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın, Ayhan Bora Kaplan soruşturmasındaki evrakları aleniyet kazanmadan başka kişilerle paylaşarak gizlilik kararlarını ihlal ettikleri belirtildi.
Belgeye göre, Çelik, Öner ve Demircan'ın örgüt hiyerarşisinde yer aldıklarına ilişkin herhangi bir delilin şu aşamada elde edilemediği, ancak eylemleriyle örgüte yarar sağlamak amacıyla hareket ettiklerinin tespit edildiği ifade edildi.