Tarihi arka plan ve inşa süreci:
Çine ilçesinin Eski Çine Mahallesi'nde yer alan ve halk arasında Ulu Camii olarak bilinen Ahmet Gazi Camii, kaynaklara göre Miladi 1308 yılında Menteşoğlu Orhan Bey döneminde, oğlu Hızır Bey tarafından yaptırıldı. Yapı, 14. yüzyılın ikinci yarısında Menteşoğlu İbrahim Bey'in oğlu Ahmet Gazi Bey tarafından onarılarak yeniden canlandırıldı. Vakıf eseri olan cami, dönemin en geniş kubbeli yapıları arasında gösteriliyor.
Camii, kare plana yakın bir saha üzerinde konumlanmış olup taban alanı yaklaşık 400 m2 olarak kaydediliyor. Yapının duvar kalınlığı 1,70 metre ile dikkat çekiyor; duvarlar kesme taşlar ve moloz taşın birleşimiyle inşa edildi. Caminin en belirgin mimari öğelerinden biri ise 17 metre çapında, tuğladan yapılmış kubbesi; bu kubbe yapının estetik ve teknik karakterini ön plana çıkarıyor.
Minberin önemi ve kültürel miras:
Ahmet Gazi Camii aynı zamanda bölgede ve ülkede nadir görülen bir örnek teşkil eden ahşap oyma minberiyle biliniyor. Minber, yapıldığı günden bu yana korunmuş ve bugün hâlâ orijinal işçiliğini yansıtıyor. Maddi dayanıklılığının yanı sıra bu minber, caminin manevi ve sosyal tarihine de tanıklık etti.
Caminin tarihi kullanım kayıtlarına göre minber bugüne dek toplam 38.914 hutbeye ev sahipliği yaptı; bunların 1.578'i bayram hutbesi, 37.336'sı ise Cuma hutbesi olarak kayıtlarda yer alıyor. Bu uzun süreli kullanım ve korunmuşluk, yapının yalnızca yerel değil uluslararası düzeyde de ilgi görmesine ve çeşitli yayınlarda yer almasına neden oldu.
Ahmet Gazi Camii'nin mimari özellikleri, malzeme tercihi ve yüzyıllara meydan okuyan minberi, Aydın ili için önemli bir kültürel miras niteliği taşıyor. Koruma ve araştırma çalışmaları, bu tür vakıf eserlerinin tarihsel dokusunun gelecek kuşaklara aktarılmasında kilit rol oynuyor.
AYDIN'IN BİLİNEN EN ESKİ CAMİSİ 718 YILDIR AYAKTA