Avukat Aslıhan Ergün Ercan: Şiddetin konum, yoksulluk veya statüyle ilgisi yok

Av. Aslıhan Ergün Ercan, kamu alanlarındaki artan şiddet ve çocukların suçlara karışmasının sınıfla açıklanamayacağını; çevre, bağlantılar ve psikiyatrik değerlendirmelerin belirleyici olduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 26.01.2026 13:40
Güncelleme Tarihi: 26.01.2026 13:55

Avukat Aslıhan Ergün Ercan: Şiddetin konum, yoksulluk veya statüyle ilgisi yok

Avukat Aslıhan Ergün Ercan: Şiddet sınıf veya statüyle açıklanamaz

Avukat Aslıhan Ergün Ercan, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) verdiği özel açıklamada, toplumda ve kamusal alanlarda artan şiddet olaylarının ardındaki dinamiklerin basit sınıfsal açıklamalarla indirgenemeyeceğini söyledi. Ercan, şiddetin konumla, yoksullukla, fakirlikle, zenginlikle veya statüyle doğrudan ilişkili olmadığını belirterek, bu tür olayların değerlendirilmesinde çevresel ve psikiyatrik unsurların göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Güncel vakalar ve hukuki boyut

Ercan, son dönemde kamuoyunda büyük yankı uyandıran vakalara atıfta bulunarak, geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren Ahmet Minguzzi ve kısa süre önce İstanbul'da öldürülen Atlas Çağlayan olaylarının toplumda şiddet algısını derinleştirdiğini söyledi. Ercan, bu tür cinayetlerin suçlu profili konusunda oluşan algının dikkatle irdelenmesi gerektiğine dikkat çekti: "Bu cinayetler, yoksul çocuklar tarafından işlenmiyor. Bu konu çok önemli."

Şiddetin nedenleri: Çevre, bağlantılar ve travma

Çocukların ve gençlerin şiddet eylemlerine karışmasında yaşın ve ekonomik durumun tek başına belirleyici olmadığını ifade eden Ercan, değerlendirilmesi gereken başlıca unsurları şöyle sıraladı: aile yapısı, hangi örgüt veya çetelerle ilişki içinde oldukları, sosyal çevre, siber ağların etkisi ve psikiyatrik durumlar. Ercan, "Bulunduğu çevre, bağlantılı olduğu noktalar ve bunun gibi durumlar, psikiyatriler tarafından da değerlendirilmek zorunda" dedi.

Devlet gözetimindeki çocuklara yönelik endişe

Ercan, devletin koruması altındaki çocuklara ilişkin örnekler vererek, sosyal hizmetlerin içindeki ihmallerin uzun vadeli travmalara yol açabileceğini vurguladı. Mersin'deki Sevgi Evi örneğini anımsatan Ercan, burada yaşanan şiddetin, kurum içinde büyüyen çocukların ileride nasıl davranacakları üzerinde travmatik etkiler bırakabileceğini belirtti. "Devletin kucak açtığı, ‘benim evladım’ dediği yerde şiddet görüyorsa, dışarıda, sokakta, her yerde şiddet görür" sözleriyle kurum içi sorumluluğa dikkat çekti.

Siyasi ve toplumsal irade

Ercan, Mecliste kurulan araştırma komisyonundan beklentilerini ifade ederek, sürecin sadece ekonomik gerekçelerle açıklanmaması gerektiğini söyledi. "Ahmet’ten sonraki süreçte bu durum bir yoksulluk meselesine çevrildi... Şimdiki süreçte de yoksul çocuklar suç işliyormuş algısı oluşmaya başladı" uyarısında bulunan Ercan, toplumsal ayrıştırmanın önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti.

Çözüm çağrısı: Ercan, çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi için kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini; ailelerin, sosyal çevrenin, siber etkenlerin ve kurumların birlikte değerlendirilmesiyle önleyici tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti. "Çocuklarımızın her biri doktorumuz olacak, mühendisimiz olacak, pilotumuz olacak, geleceğimiz onlar" diye konuştu.

AVUKAT ASLIHAN ERGÜN ERCAN

AVUKAT ASLIHAN ERGÜN ERCAN

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.