Açıklamanın özeti ve hukuki çerçeve:
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu’nun Anadolu Sohbetleri programında yaptığı konuşmada, siyasi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki seçimlerde son kez aday olmasının gerçekleştiğini belirtti ve bunun hukuki sürecinin tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Uçum, mevcut anayasal düzenlemelere göre Meclis’in, cumhurbaşkanının ikinci döneminde seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde söz konusu cumhurbaşkanının yeniden aday olabileceği bir istisna bulunduğunu ifade etti. Bu mekanizmin halk nezdinde gerçekleşmiş siyasi iradeyi hukuki zemine oturtma imkânı sunduğunu söyledi.
Seçim takvimi ve olası tarihler:
Uçum, adaylığın hukukileştirilmesi için 7 Mayıs 2028 tarihinde yapılacak genel seçimin erkene alınması gerektiğini ve Meclis’in bu doğrultuda karar almasının beklendiğini kaydetti. Buna göre Meclis’in 2028’in Mart ya da Nisan ayında seçim tarihini öne çekecek bir karar alması öngörülüyor.
Uçum, Meclis’in 9 Şubat ile 15 Şubat arasında, 360 ve üzeri milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde seçimin 16 Nisan 2028 tarihinde yapılabileceğini; 23 Nisan tarihinin tercih edilmeyeceğini, hukuken 30 Nisan seçeneğinin de bulunduğunu ancak bayram etkilerinin dikkate alınacağını söyledi. 16 Nisan 2028 tarihinin sembolik değeri bulunduğunu ve 16 Nisan 2017 referandumunun yıldönümü olması nedeniyle öne çıkabileceğini ekledi.
Siyasi değerlendirme ve olasılıklar:
Uçum, Meclis’te hiçbir partinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığına engel olabilecek bir tutum sergilemeyeceğini savundu ve muhalefetin söylemlerine karşı halkın tepkisinin de belirleyici olacağını ifade etti. Seçimlerin genel olarak 2028 yılında yapılacağı öngörüsünü dile getirirken, 2027 son çeyreğinde seçim yapılma ihtimalini düşük gördüğünü belirtti.
Ayrıca hukuk ve siyaset arasındaki önceliklere değinerek, nihai kararın siyasi irade ve Meclis takvimiyle belirleneceğini vurguladı.
Anayasa ve sistem tartışmaları:
Uçum, 50 artı 1 kuralının mevcut hükümet sistemi için temel bir norm olduğunu ve anayasa değişikliği olmadan bunun değişmeyeceğini savundu. Bu kuralın sosyal, siyasal ve yönetim istikrarı sağladığını, çoğulculuğu temsil ettiğini ve halkın geniş kesimlerine hitap ettiğini belirtti.
Yeni bir anayasa gündemine dair değerlendirmesinde, 39 yıldır yeni ve sivil anayasa çalışmalarının içinde olduğunu söyleyen Uçum, mevcut anayasada hâlâ değiştirilmesi gereken çok sayıda madde bulunduğunu ifade etti: metinde 154 madde olduğu, bunlardan 23'ünün yürürlükten kaldırıldığı, 103 maddede dokunulmadığı ve yalnızca 43 maddede terim değişikliği yapıldığını aktardı. İlk dört madde ve yürütme ile ilgili maddeler dışarıda bırakıldığında, hâlen darbe ürünü olarak nitelendirdiği çok sayıda düzenleme bulunduğunu söyledi.
Ceza infazı reformu ve diğer gündem maddeleri:
Uçum, cezaevlerindeki hükümlü sayısının 440 bini geçtiğini belirterek, genel af niteliğinde olmayan, mahkûmlar için adil, mağdurlar için tatminkâr bir infaz sistemine geçiş hedefiyle bir düzenleme üzerinde çalışıldığını açıkladı. Adalet Bakanlığı’nın konuya ilişkin parametreleri detaylı şekilde hazırladığı ve önümüzdeki dönemde infaz hukuku alanında reformcu bir düzenlemenin gündeme gelebileceği yönünde değerlendirme yaptı.
Son olarak, yeni anayasa gündeminin Türkiye için sürekli bir tartışma alanı olacağını, kapsamlı bir anayasanın hazırlanmasının zaman alacağını ve seçime kadar tamamlanmasının düşük ihtimal olduğunu belirtti; geniş katılımlı bir hazırlık sürecinin 20–24 ayı bulabileceğini kaydetti.
Not: Yukarıdaki değerlendirmeler Mehmet Uçum’un açıklamalarına dayanmakta olup, verilen tarih ve sayı ifadeleri kendisinin sözleriyle korunmuştur.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum: "Siyasi olarak önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanımızın son kez aday olması gerçekleşmiştir" (SON)