12 Eylül mağduru Ahmet Bağcı: idamlar ve işkencenin izleri hâlâ sürüyor

Kahramanmaraş'ta yaşayan 66 yaşındaki Ahmet Bağcı, 12 Eylül gecesini, tutuklanmayı ve gördüğü işkenceleri; 9 arkadaşının idamını anlattı.

Yayın Tarihi: 10.09.2026 10:37
Güncelleme Tarihi: 10.09.2026 10:59

12 Eylül mağduru Ahmet Bağcı: idamlar ve işkencenin izleri hâlâ sürüyor

darbe gecesi ve İstanbul'daki hareketlilik:

Kahramanmaraş'ta yaşayan, 66 yaşındaki Ahmet Bağcı 12 Eylül 1980 darbesinin gecesini ve sonrasını hafızasında kalan ayrıntılarla anlattı. Bağcı, darbeden bir gün önce İstanbul'da sıra dışı bir askerî hareketlilik gördüklerini, tanımadıkları askerlerin ve zırhlı araçların ortaya çıkmasıyla ortamın gerildiğini söyledi. O gece pencereden sokağa baktığında tankların şehre girdiğini gördüklerini aktardı.

Bağcı, üniversite öğrencisi olarak Maraş Yurdu'nda kaldıklarını, yurda ulaşana kadar birçok askerî kontrol noktasından geçtiklerini ve kısa süre sonra radyodan duydukları bildiriyle ülke yönetimine el konduğunun resmen ilan edildiğini ifade etti. Radyoda duydukları bildiride Kenan Evren'in sesinin olduğunu belirtti.

yakalanma, teslim ve ilk günlerin belirsizliği:

Gecenin ardından arkadaşlarının birer birer yakalandığını veya teslim olduğunu söyleyen Bağcı, kendisinin uzun süre direnerek teslim olmadığını belirtti. İçerideki arkadaşlarıyla iletişim sürdüklerini, gelen haberler arasında idamların başladığı bilgisinin olduğunu anlattı. Bağcı, o süreçte aralarında Mustafa Pehlivanoğlu'nun idam edildiğini, İsa Armağan'ın İran'a kaçması nedeniyle idam edilmediğini ve toplamda kendilerine göre 9 arkadaşlarının 12 Eylül döneminde idam edildiğini vurguladı.

tutuklanma, yargılama ve ETKO iddiası:

Bağcı, kendilerinin yargılandığı davanın isminin ETKO olduğunu, açılımının ise Esir Türkler Kurtuluş Ordusu olduğunu hatırlattı. Bu adın, 1975'te Maraş'ta ve Türkiye'nin çeşitli kentlerinde yapılan protestolar ve yürüyüşlerin ardından kendilerine yöneltildiğini, polis ve savcıların bu yakıştırmayla 36 kişiyi aynı anda tutukladığını anlattı. Bu dönemde Maraş'ta ve diğer cezaevlerinde işkencelerin gelişmiş olduğunu, kendilerinin elektrik işkencesi görmemelerine rağmen ağır darp, falaka ve sözel taciz gibi uygulamalara maruz kaldıklarını söyledi.

Bağcı, tutukluluk sırasında gördükleri işkencelerin etkisiyle bazı arkadaşlarının uzun süre insan desteği olmadan tuvalete gidemeyecek hale geldiklerini; örnek olarak Maraş milletvekili Edip Özbaş'ın yaklaşık 20 gün boyunca sırtlarında taşınmak zorunda kaldığını aktardı.

işkence iddiaları ve kalıcı bedeller:

Talep ettikleri işkence tespitine ilişkin dilekçelere savcılıktan yanıt gelmediğini söyleyen Bağcı, ancak 95 gün sonra hastaneye götürüldüğünde üç ayak parmağının kırılmış ve tekrar kaynamış olduğunun tespit edildiğini belirtti. Bağcı, parmaklarının hâlâ sakat kaldığını vurguladı ve bu tür fiziksel izlerin yıllar içinde de silinmediğini ifade etti.

Darbe kararını ve uygulayıcılarını değerlendirirken Bağcı, 12 Eylül müdahalesini genelkurmay içindeki Amerikancı kesime bağladı; başta Kenan Evren olmak üzere o dönemin paşalarını sorumlu gördüğünü söyledi. Ayrıca, Cumhuriyet ve demokrasinin önemine dair görüşünü aktarırken Mustafa Kemal Atatürk'e atıfta bulundu.

Bağcı'nın anlattıkları, 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden geçen yıllara rağmen bireysel hafızalarda ve toplumsal bellekte kalan izleri gözler önüne seriyor. Yaşanan idamlar, yargılamalar ve işkence iddiaları, mağdurların tanıklıklarıyla canlı tutuluyor ve dönemin yarattığı fiziksel ile psikolojik hasarlar uzun yıllar etkisini sürdürüyor.

KAHRAMANMARAŞ'TA YAŞAYAN 12 EYLÜL MAĞDURU AHMET BAĞCI

KAHRAMANMARAŞ'TA YAŞAYAN 12 EYLÜL MAĞDURU AHMET BAĞCI

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.