Zayıflama iğneleri tek başına çözüm değil, doğru tedavinin parçası olmalı

Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, GLP-1 ve GIP temelli ilaçların obezite tedavisinde yaşam tarzı desteğiyle birlikte uygulanması gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 16.07.2026 14:31
Güncelleme Tarihi: 16.07.2026 15:18

Zayıflama iğneleri tek başına çözüm değil, doğru tedavinin parçası olmalı

zayıflama iğneleri ve obezite tedavisindeki yeri

Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, son yıllarda kamuoyunda "zayıflama iğnesi" olarak bilinen GLP-1 ve GIP temelli ilaçların obezite tedavisindeki rolünü güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirdi. Kalkan, bu ilaçların estetik amaçlı değil, kronik bir hastalık olan obezitenin tıbbi tedavisi için geliştirildiğini vurguladı ve ilaç kullanımının yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenmediği takdirde kalıcı başarı sağlamayacağını belirtti.

etki mekanizması

Semaglutid ve tirzepatid etken maddeli ilaçlar, bağırsaklardan yemek sonrasında salgılanan GLP-1 ve GIP isimli doğal tokluk hormonlarını taklit eder. Bu ilaçlar pankreastan kan şekerine bağlı olarak insülin salınımını artırırken mide boşalmasını geciktirir ve beyindeki iştah merkezlerini etkileyerek tokluk hissini uzatır; böylece günlük enerji alımı azalır.

kimler için uygundur

Kalkan, söz konusu ilaçların "estetik amaçla birkaç kilogram vermek için" değil; tip 2 diyabet ve obezite gibi kronik hastalıkların tıbbi tedavisi için geliştirildiğini hatırlattı. Uluslararası kılavuzlara göre bu ilaçlar, yaşam tarzı değişikliğinden yeterli fayda göremeyen; BKİ 30 kg/m² ve üzerinde olan veya BKİ’si 27 kg/m²’nin üzerinde olup hipertansiyon, dislipidemi, uyku apnesi ya da kardiyovasküler hastalık gibi obeziteye eşlik eden en az bir hastalığı bulunan erişkinlerde önerilmektedir. Tedavinin mutlaka hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

yan etkiler ve dikkat gerektiren durumlar

En sık görülen yan etkiler sindirim sistemi ile ilişkilidir; tedavinin ilk haftalarında bulantı, kusma, ishal ve kabızlık gözlemlenebilir. Kalkan, yan etkilerin çoğunlukla ilk 4-8 haftada ve doz artırımı dönemlerinde ortaya çıktığını, vücut ilaca uyum sağladıkça genellikle azaldığını ifade etti. Ayrıca belirli tiroid kanseri öyküsü, ciddi pankreatit, tip 1 diyabet, gebelik ve emzirme gibi durumlarda ilaçların kullanılmaması ya da çok yakın takip gerektirdiği belirtildi.

beslenme düzeni ve yan etkilerin yönetimi

Kalkan, beslenme düzeninin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyerek; küçük porsiyonlarla beslenmenin, yavaş yemek yemenin ve özellikle doz artırım dönemlerinde yağlı ve kızartılmış besinlerden kaçınmanın bulantıyı azaltabileceğini aktardı. Kabızlıkta sıvı tüketiminin artırılması ve lif alımının kademeli yükseltilmesi; ishalde ise yağlı ve çok baharatlı besinlerin sınırlandırılmasının faydalı olacağı vurgulandı. Gün içine yayılan yeterli sıvı tüketiminin önemi üzerinde duruldu.

vücut kompozisyonu, kas kaybı ve kilo geri alımı

Kalkan, ilaçlarla verilen kilonun yalnızca yağ dokusundan oluşmadığını; başarılı bir kilo kaybında asıl önemli olanın tartıdaki düşüş değil kaybedilen ağırlığın içeriği olduğunu belirtti. Semaglutid ile yapılan STEP 1 çalışmasında kaybedilen ağırlığın yaklaşık yüzde 35-40’ının yağsız dokudan, yani kas dahil dokulardan geldiği gösterilmiştir. Kas dokusunun kaybı bazal metabolizma hızını düşürebilir ve ilerleyen dönemde ağırlık geri kazanımını kolaylaştırabilir.

Bilimsel çalışmalarda ilacın bırakılmasından sonra kilo geri alımının sık görüldüğü bildirildi; STEP 4 ve SURMOUNT-4 çalışmalarında ilaca devam eden bireylerin ağırlık kaybının devam ettiği, tedaviyi bırakan gruplarda ise belirgin kilo geri alımı yaşandığı görülmüştür. Kalkan, bu durumun irade eksikliğinden çok biyolojik bir süreç olduğunu, ilacı bırakanlarda hem açlık hissinin arttığını hem de enerji harcamasının azaldığını vurguladı.

uzun vadeli riskler ve sarkopenik obezite

Tekrarlayan kilo verme ve geri alma döngülerinin vücut kompozisyonunu olumsuz etkileyebileceği; özellikle ileri yaşlarda sarkopenik obezite riskinin artabileceği uyarısında bulunuldu. Kalkan, bir çalışmada ağırlık kaybı sırasında kaybedilen her 1 kg yağa karşılık 0,26 kg yağsız doku kaybedildiğini, sonraki dönemde geri alınan her 1 kg yağa karşılık yalnızca 0,12 kg yağsız doku geri kazanıldığını hatırlatarak kas dokusunun kaybedilmesinin kolay, yeniden kazanılmasının ise zor olduğunu belirtti.

multidisipliner yaklaşım ve korunma stratejileri

Kalkan, süreç boyunca diyetisyen, hekim ve gerektiğinde fizyoterapist eşliğinde yürütülen ekip yaklaşımının önemine dikkat çekti. İlaç tedavisi sırasında kişiye özgü tıbbi beslenme tedavisi, yeterli protein alımı ve direnç egzersizinin kas kaybını önlemede kritik olduğunu söyledi. Ayrıca B12 vitamini, demir, çinko, D vitamini, kalsiyum ve magnezyum gibi mikro besin ögelerinin düzenli takibinin gerektiğini belirtti.

ilaçlar yaşam tarzının yerine geçmez

Kalkan, ilaçların yaşam tarzı değişikliğinin yerini tutmadığını; aşırı düşük enerji alımının ve öğün atlamanın kas kaybını artırabileceğini vurguladı. STEP 3 çalışmasında semaglutid, diyetisyen eşliğinde yürütülen yoğun yaşam tarzı desteği ile birlikte yaklaşık yüzde 16 ağırlık kaybı sağlarken, yalnızca yaşam tarzı desteği alan grupta bu oranın yüzde 5,7 olduğu hatırlatıldı. İlaçların sürdürülebilir ve dengeli beslenme düzeni ile birlikte uygulanmasının önemine değinildi.

ülke verileri

Kalkan, TÜİK’in 2025 Türkiye Sağlık Araştırması verilerine göre 15 yaş ve üzerindeki bireylerde obezite sıklığının yüzde 21,8 olduğunu; kadınlarda bu oranın yüzde 24,8, erkeklerde ise yüzde 18,7 olarak bildirildiğini hatırlattı.

uzman değerlendirmesi

Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, son olarak şunları söyledi: "Bu ilaçları ne tamamen reddetmek ne de çözüm olarak görmek doğru yaklaşımdır. Modern tıp, obezite tedavisinde etkili ilaç seçenekleri sunuyor; ancak bu tedaviler beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve davranış değişikliğiyle birlikte uygulandığında anlamlı ve sürdürülebilir sonuç verir. Zayıflama iğneleri tek başına bir çözüm değil, doğru planlanmış multidisipliner tedavinin önemli bir parçasıdır."

DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLEN ECEM KALKAN

DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLEN ECEM KALKAN

DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLEN ECEM KALKAN

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.