Van Gölü çalıştayında gelecek odaklı koruma vurgusu
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Gelecek İçin Van Gölü Havzası – Ortak Akıl Platformu / Van Gölü Havzası Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı"nın kapanışında yaptığı konuşmada, 2020’den bu yana yürütülen çalışmaların 2050 hedefli bir plan oluşturma çabası bakımından değerli olduğunu belirtti. Çalıştaya katkı veren akademisyenlere, paydaşlara ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti.
İklim değişikliği ve afetlerin etkisi
Yumaklı, küresel iklim kriziyle bağlantılı olarak dünya genelinde artan orman yangınları ve selleri örnek göstererek, bunun "iklim değişikliğinin hayatımızın bir parçası olduğunun" en somut kanıtları olduğunu söyledi. Bakan, Türkiye olarak değişen şartlara göre tedbirlerin alındığını vurguladı.
Su koruması ve su verimliliği seferberliği
Su yatırımlarına dikkat çeken Yumaklı, Cumhurbaşkanı'nın ifadesini aktararak "Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibariyle hiçbir fark yoktur" dedi. Bu yaklaşımın sadece yatırımları kapsamadığını; kullanılan kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanım dengesinin önemini vurguladığını belirtti.
Bakan, son 24 yılda ülke genelinde 11 binin üzerinde su ve sulama tesisi yatırımı yapıldığını ve bunun maliyetinin yaklaşık 3 trilyon, hatta 4 trilyona ulaştığını söyledi. Ayrıca su politikalarının mühendislik perspektifinin yanı sıra kültürel, sosyolojik ve sosyal bilimler boyutlarıyla da ele alındığını kaydetti.
Yumaklı, Emine Erdoğan himayelerinde 2023’ten itibaren başlatılan ve kamuoyuna mal olan sıfır atık çalışmasına benzer bir anlayışla su verimliliği seferberliğinin sürdürüldüğünü belirtti.
Biyoçeşitlilik: İnci kefali ve Van Gölü hazineleri
Bakan, Van Gölü'nün yalnızca sodalı suyu ile değil, taşıdığı biyolojik zenginliklerle de bir hazine olduğunu vurguladı. İnci kefalini gölün hafızası, bereketi ve yaşam döngüsünün sembollerinden biri olarak tanımladı; üreme dönemlerinde kaçak avcılığa müsaade edilmeyeceğini belirtti.
Yumaklı ayrıca havzada kayıtlı kuş türlerinin sayısının ülke kayıtlarına önemli katkı sağladığını, sulak alanlar ve tabiat varlıklarının bu havzayı "açık hava laboratuvarı" haline getirdiğini söyledi. Koruma çalışmalarının yalnızca kurumların değil, toplumsal sorumluluk gerektirdiğini tekrar etti.
Deveboynu Yarımadası ve yeni milli park çalışmaları
Bakan, Deveboynu Yarımadasının Van’ın dördüncü milli parkı olarak ilan edilmesine yönelik hazırlıkların sürdüğünü bildirdi. Yeni koruma alanlarının ilan edilmesinin asıl amacının korumayı kalkınma, turizm, bilim ve yerel yaşamla birlikte güçlendirmek olduğunu vurguladı.
Van Kapalı Havzası Master Planı
Van Gölü havzasının su bakımından hem doğal hayat kaynağı hem de tarım ve kentsel yaşam için kritik bir alan olduğunu belirten Yumaklı, göl suyunun sodalı olması nedeniyle doğrudan tarıma uygun olmadığını hatırlattı. Bu nedenle baraj, gölet ve sulama sistemleriyle açık sulama sistemlerinin kapalı sistemlere dönüştürülmesinin hedeflendiğini söyledi.
Yapılan bilimsel çalışmaların Van Gölü Havzası’nın iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerden biri olduğunu gösterdiğini ifade eden Bakan, bu nedenle Van Kapalı Havzası Master Planının 2035, 2045, 2055 ve 2071 hedeflerini gözeten bir yol haritası oluşturacağını bildirdi.
Kapanış ve teşekkür
Konuşmasını çalıştaydan elde edilen ortak akıl, bilimsel değerlendirme ve saha tecrübelerinin önemine işaret ederek tamamlayan Yumaklı, Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı’na katkıları için Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan, Emine Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sıfır Atık Vakfı, akademisyenler, paydaşlar ve basın mensuplarına teşekkür etti.
Yumaklı’nın vurgusu: Van Gölü’nün hazineleri keşfetmek için değil, gelecek nesillere eksiksiz ve doğru biçimde devretmek için korunmalıdır.
TARIM VE ORMAN BAKANI İBRAHİM YUMAKLI'NIN KONUŞMASI