Yozgat Aydıncık’ta 86 yaşındaki Mustafa Taş, evini müze gibi düzenleyip el yapımı eserlerini sergiliyor

Aydıncık’ta yaşayan 86 yaşındaki Mustafa Taş, doğadan topladığı malzemelerle yaptığı el işi ürünler ve antika eşyaları evinin bir bölümünde müze tadında sergiliyor.

Yayın Tarihi: 11.06.2026 10:28
Güncelleme Tarihi: 11.06.2026 10:31

Yozgat Aydıncık’ta 86 yaşındaki Mustafa Taş, evini müze gibi düzenleyip el yapımı eserlerini sergiliyor

Yozgat Aydıncık’ta 86 yaşındaki Mustafa Taş, evini müze gibi düzenleyip el yapımı eserlerini sergiliyor

Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde yaşayan 86 yaşındaki Mustafa Taş, el becerisi ürünleri ve antika eşyalarla donattığı evinin bir bölümünü ziyaretçilere açıyor. Taş, baston, asa, heybe, şapka, çeyizlik eşyalar, camadan torba ve traktör römorku gibi el yapımı parçaların yanı sıra eski zamanlara ait objeleri de sergiliyor.

El emeği ürünler ve koleksiyonun kökeni

Çiftçilikle uğraşıp emekli olduktan sonra çalışmaya zaman ayırdığını belirten Taş, doğada bulduğu atıkları ve ormandan topladığı ağaç parçalarını değerlendirerek tasarımlar yaptığını aktarıyor. Taş, yaptığı işleri şu sözlerle özetliyor: 'Bunun okuluna mı gittin, diye soruyorlar. Hayır, içeriden gelen bir şey. ... Bu merakım oradan gelme galiba. İçimde sevgi başladı.'

Taş, 'Ağaç neye benzerse onu biliyorum, ona benzetiyorum' diyerek ağaçlardan türlü figürler çıkardığını; keçi, tavşan ve baston formlarını hayal ederek işlediğini anlatıyor. Kullandığı malzemelerin bir kısmını Almanya'dan getirildiğini, kumaşları değerlendirdiğini ve akşamları bu uğraşla vakit geçirmeden uyuyamadığını ifade ediyor.

Ziyaretçi trafiği ve paylaşım

Taş’ın evi yalnızca yöre halkının değil, öğrencilerden turistlere kadar farklı ziyaretçi gruplarının da ilgisini çekiyor. Ziyaretçileri arasında Erol Bey ve İl Kültür Turizm Müdürlüğü yetkililerinin de bulunduğu belirtiliyor. Taş, 2004'te Almanya'dan emekli olarak ülkeye döndüğünü ve o tarihten beri çalışmayı sürdürdüğünü söylüyor.

Evde sergilenen eşyaları, eski zaman hikâyeleriyle harmanlayarak anlatan Taş, koleksiyonunu ve öykülerini paylaşmanın yerel belleği canlı tuttuğunu vurguluyor.

Bir hikâye: 'çekme değnek'

Taş, koleksiyonundaki objelerden biri olan 'çekme değnek' ile ilgili eski bir anekdotu da aktarıyor. Çekme değnekten ve kullanımından bahsederken, eskiden içlik içinde sopanın saklandığını; münakaşa durumlarında bu sopanın yakın mesafenin silahı işlevi gördüğünü anlatıyor. Taş, değnekle ilgili bir olayı şu sözlerle aktarıyor: 'Eskiden delme giyerlerdi. İçlik denirdi... Ormancı ertesi günü savcıya hakime şikayetçi olmaya gidiyor. Hakim hangi saatlerde olayın olduğunu soruyor... Ormancı da ‘‘Hakim Bey vallahi giydikleri kadın elbisesiydi ama sopaları erkek sopasıydı’’ demiş.' Bu tür anlatılar, sergilenen nesnelere bağlanan sözlü tarih örnekleri olarak öne çıkıyor.

Yerel kültür, sürdürülebilirlik ve miras

Mustafa Taş’ın çalışmaları, atıkların ve doğal materyallerin değerlendirilmesiyle ortaya çıkan üretken bir yaklaşımı gösteriyor. Evini müze niteliğinde düzenleyerek hem el sanatlarını yaşatıyor hem de ziyaretçilere yöresel geçmişle bağ kurma imkanı sunuyor. Taş’ın koleksiyonu, yerel hikâyelerle birleşerek kültürel hafızanın korunmasına katkı sağlıyor.

Sonuç olarak, Aydıncık’ta yaşayan Mustafa Taş’ın müzeyi andıran evi, hem el becerisi ürünleri hem de antika objelerle bölgesel kültürü ve el sanatlarını görünür kılıyor; ziyaretçilere hem estetik hem de tarihsel bir deneyim sunuyor.

Müze andıran evinde el becerisi ve antika eşyaları hatıralarla süsleyip ziyaretçilerini...

Müze andıran evinde el becerisi ve antika eşyaları hatıralarla süsleyip ziyaretçilerini ağırlıyor

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.