54 yıllık meslek yaşamı ve başlangıç:
1972 yılında çırak olarak terziliğe başlayan Faruk Coşgun, Aydın’ın Söke ilçesinde yarım asrı aşkın süredir dikişle uğraşıyor. Askerlik dönemi dahil aralıksız süren kariyerinde, 1980'den itibaren uzun yıllar Bağarası Mahallesi'nde çalıştıktan sonra bugünde ilçe merkezindeki dükkânında hizmet veriyor. Coşgun, sektördeki değişime ayak uydurarak hem modern hazır giyim ürünlerini hem de yöresel giysileri titizlikle dikmeyi sürdürüyor.
Yöresel kıyafetlerin korunması ve üretimi:
Usta terzinin işi sadece kumaş kesip dikmekle bitmiyor; yörük kültürü ve Aydın efelerinin giyim geleneğini yaşatmak da onun öncelikleri arasında. Coşgun, pantolon, cepken, yelek ve köşeli şapka gibi geleneksel parçaları el emeğiyle hazırlıyor. Bölgedeki Yörük şenlikleri ve kültürel etkinliklerin artması, bu kıyafetlere olan talebi yeniden yükseltti ve Coşgun özellikle şenlik dönemlerinde yoğun sipariş alıyor.
Hazır giyime karşı elde dikimin değeri:
Coşgun, son yıllarda hazır giyim yerine kişiye özel ve elde dikilmiş kıyafetlere bir yöneliş gözlemliyor. Ona göre el işçiliğiyle üretilen giysiler daha dayanıklı ve uzun ömürlü oluyor; kullanılan malzeme ve işçilik, konfeksiyon ürünlerden ayrışıyor. Bu eğilim, nitelikli terziliğin yeniden önem kazanmasına zemin hazırlıyor.
Ustanın en büyük kaygısı: çırak eksikliği:
Tüm birikimine rağmen Coşgun’un en büyük üzüntüsü mesleğini devam ettirecek çırak bulamamak. Geçmişte yanında yetişen ustaların kendi iş yerlerini açtığını anlatan Coşgun, geleneği yeni nesillere aktarmanın zorlaştığını belirtiyor. Coşgun sözlerine şu şekilde devam ediyor: "Keşke bugün de çırak yetiştirip mesleği öğretebilsem. Birkaç yıl sonra belki mesleği de dükkanımı da ona devrederim. Ama günümüzde piyasa üniversiteli işsizlerle dolu. Esnaflık çok güzel, keşke gençlerimiz bunu anlayabilse."
Faruk Coşgun’un hikâyesi, yerel kültürün gündelik emekle nasıl yaşatılabileceğine dair somut bir örnek sunuyor. 54 yıllık deneyim, hem zanaat bilgisini hem de yöresel kimliği taşıyan bir miras haline gelmiş durumda; ancak bu mirasın sürdürülebilirliği, genç kuşakların mesleğe ilgisine bağlı görünüyor.
FARUK COŞGUN (SOLDA), YARIM ASRI AŞAN MESLEK HAYATINDA HEM MODERN TEKSTİL ÜRÜNLERİ DİKİYOR HEM DE YÖRÜK KÜLTÜRÜNÜN GELENEKSEL KIYAFETLERİNİ YAŞATIYOR.