Yıllarını 10 metrekarelik dükkâna veren ayakkabıcı: zanaatın son nesli endişesi

Sakarya'da 1957'de ilkokul sonrası çırak olarak başlayan 81 yaşındaki Abidin Uzun, 10 metrekarelik dükkânında 69 yıldır ayakkabıcılığı sürdürüyor.

Yayın Tarihi: 26.07.2026 11:25
Güncelleme Tarihi: 26.07.2026 11:25

Yıllarını 10 metrekarelik dükkâna veren ayakkabıcı: zanaatın son nesli endişesi

Sakarya'da 69 yıllık tezgahta ustalık

Sakarya'da 1957 yılının mayıs ayında ilkokulun sona erdiği gün çırak olarak işe başlayan Abidin Uzun, aynı işi aralıksız sürdürüyor. Bugün 81 yaşında olan Uzun, mesleğini 69 yıldır 10 metrekarelik küçük dükkanında icra ediyor ve el emeğine dayalı üretimin giderek yok olduğunu söylüyor.

Mesleğe giriş ve çalışma koşulları:

Uzun, mesleğe başlamasını dönemin kısıtlı seçeneklerine bağlıyor. ‘‘1957’den beri mesleğin içindeyim. Herhangi bir şikayetim yok. Seviyorum da mesleğimi. Dükkanım 10 metrekaredir. 1957 senesinde ilkokul mayıs ayının sonunda kapandı. Ben de bir pazartesi günü çırak olarak mesleğe girdim. O gün bu gündür, 1957’den beri mayıs ayının birinci gününden beri devam ediyorum’’ sözleriyle süreci özetliyor. O yıllarda tercih edilebilecek mesleklerin az olduğuna dikkat çekiyor: terzi, ayakkabıcı, berber, marangoz ve demirci gibi sınırlı seçenekler arasında birini seçmek zorunda kaldıklarını aktarıyor.

El emeğinin kazancının sınırlılığına da değinen Uzun, ‘‘El emeği o kadar kazançlı değildir; bugün bundan 5 tane yaparsın, 10 sene sonra yine 5 tane yaparsın’’ diyerek üretim verimliliğinin ve gelir artışının sınırlı kaldığını vurguluyor.

Zanaatın geleceğine dair kaygılar:

Uzun, mesleğin makineleşme, artan maliyetler ve çırak eksikliği nedeniyle tehlike altında olduğunu söylüyor. ‘‘Makineleşmeye ayak uyduran mesleği ve kazancını götürür. Yoksa ‘Çırak gelsin de 6-7 sene çıraklık yapsın, ondan sonra imalata başlasın’ devri bitti’’ diye konuşuyor. Dükkan kiralarının yükselmesi ve ev masrafları gibi ek yüklerin, ustalar için kazancı daha da zorlaştırdığını ekliyor.

Gençlerin zanaatı tercih etmemesini de vurgulayan Uzun, çağın çalışma modellerinin ağırlık kazanmasından bahsediyor: ‘‘Gençler daha basit, yorgunluğu olmayan işlere giriyorlar, daha iyi para kazanıyorlar. Onlar da haklı; sabah 8’de, 9’da işbaşı yapıyor, akşam 5’te paydos ediyor.’’ Bu eğilim nedeniyle mesleğin sürdürülebilirliğine dair karamsar bir tablo çiziyor ve sözlerini "Biz son nesil olarak kaldık" şeklinde özetliyor.

Uzun’un hikâyesi, el emeğine dayalı zanaatlerin yaşadığı dönüşümü ve geleneksel ustalığın korunmasının önündeki zorlukları gözler önüne seriyor. Küçük bir dükkânda sürdürülen 69 yıllık emek, hem bir bireyin bağlılığını hem de mesleğin geleceğine ilişkin endişeleri birlikte anlatıyor.

YARIM ASRI DEVİRDİĞİ 10 METREKARELİK DÜKKANINDA MESLEĞİNİ YAŞATMAYA ÇALIŞAN EMEKTAR USTA, "BİZ SON...

YARIM ASRI DEVİRDİĞİ 10 METREKARELİK DÜKKANINDA MESLEĞİNİ YAŞATMAYA ÇALIŞAN EMEKTAR USTA, "BİZ SON NESİL OLARAK KALDIK" DİYEREK SİTEMİNİ DİLE GETİRDİ.

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.