Yemek saatlerini kavga sahnesi yapmayın: çocuklarda besin seçiciliği yönetimi

Mısra Aydın, 2-6 yaş arasındaki besin seçiciliğinde zorlamanın zarar verdiğini; sabır, rol modellik ve gerektiğinde uzman desteği öneriyor.

Yayın Tarihi: 27.07.2026 11:17
Güncelleme Tarihi: 27.07.2026 11:17

Yemek saatlerini kavga sahnesi yapmayın: çocuklarda besin seçiciliği yönetimi

Besin seçiciliği neden sık görülür ve ne zaman normaldir:

Çocukluk döneminde yeni tatları reddetme veya her gün aynı yemeği isteme gibi davranışlar sık karşılaşılan durumlardır. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden ve Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Mısra Aydın, bu davranışların özellikle 2-6 yaş arasında bağımsızlık arayışları ve yeni gıdalara karşı doğal temkinlilik nedeniyle belirginleştiğini vurguluyor. Aydın, bu durumun her zaman patolojik olmadığını; doğru yaklaşım ve sabırla yönetildiğinde çocuğun sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinebileceğini belirtiyor.

Yemek saatlerini mücadele alanına dönüştürmeyin:

Uzm. Dyt. Mısra Aydın'a göre ebeveynlerin en sık düştüğü hata çocukları yemek yemeye zorlamak veya ödül-ceza yöntemlerine başvurmaktır. Bir kaşık daha ısrarı veya 'sebzeni bitirirsen tatlı vereceğim' gibi yaklaşımlar kısa vadede sonuç verebilir, ancak uzun vadede çocuğun yiyeceklerle ilişkisini olumsuz etkileyebilir. Aydın, yemek saatlerinin ekrandan uzak, keyifli ve paylaşım odaklı olması gerektiğini; porsiyon baskısından kaçınarak küçük tabaklarla sunum yapılmasının daha sağlıklı olduğunu söylüyor.

Yeni tatlara alışmada sabır ve rol modelliğin önemi:

Uzm. Dyt. Mısra Aydın, çocukların yeni bir besini benimsemesinin zaman alacağını ve araştırmaların gösterdiği üzere bir besinle en az 10-20 kez karşılaşmanın gerekebileceğini hatırlatıyor. İlk reddedilişte vazgeçmek yerine, aynı besini farklı pişirme yöntemleriyle ve farklı sunumlarla tekrar sofraya getirmek öneriliyor. Ailelerin davranışlarının çocuklar üzerinde doğrudan etkisi olduğunun altını çizen Aydın, çocukların söylenenden çok gördüklerini öğrendiğini belirtiyor ve aile bireylerinin sebzeleri severek tüketmesinin, düzenli sofraya oturmasının bu süreci kolaylaştıracağını ifade ediyor. Ayrıca, çocukların yemek hazırlama ve alışverişe dahil edilmesinin besinlere olan ilgiyi artırdığına dikkat çekiyor.

Hangi durumlarda profesyonel destek gerekli:

Besin seçiciliğinin her zaman davranışsal bir sorun olmadığını, bazen altında fizyolojik veya gelişimsel nedenlerin yatabileceğini belirten Uzm. Dyt. Mısra Aydın, ebeveynlerin bazı kırmızı çizgileri iyi belirlemesi gerektiğini söylüyor. Çocuğun gelişiminde gerilik olması, çok sınırlı sayıda besin tüketmesi, belirli besin gruplarını tamamen reddetmesi, kilo kaybı yaşaması veya beslenme nedeniyle sosyal yaşamının etkilenmesi durumlarında mutlaka çocuk hekimi ve diyetisyen değerlendirmesi öneriliyor. Gerekli görüldüğünde çocuk gelişimi uzmanı, psikolog veya ergoterapist gibi farklı disiplinlerle iş birliği yapılmasının çocuğun sağlıklı gelişimi açısından kritik olduğu vurgulanıyor.

Özetle, besin seçiciliğiyle başa çıkarken zorlamadan kaçınmak, sabırlı olmak, rol model olmak ve gerektiğinde uzman desteği aramak temel yaklaşım olmalıdır. Bu sayede yemek saatleri aile için gerilim kaynağı olmaktan çıkarılabilir ve çocuğun besinlerle sağlıklı bir ilişki kurması desteklenebilir.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYET BÖLÜMÜ'NDEN DİYETİSYEN MISRA AYDIN

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYET BÖLÜMÜ'NDEN DİYETİSYEN MISRA AYDIN

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.