Yaş ilerledikçe sık görülen bir sorun
VM Medical Park Gebze Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kaba iyi huylu prostat büyümesinin yaş ve testosteron düzeyiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurguluyor. Hastalığın tamamen önlenmesi mümkün olmasa da görülme sıklığı belirgin şekilde artıyor. Doç. Dr. Kaba’ya göre 50 yaşından sonra her 10 erkekten 3-4’ü, 70 yaşından sonra ise 7-8’i prostat büyümesinden etkileniyor.
Prostatın büyümesi tipik olarak sık idrara çıkma, gece uykudan uyanma, kesik kesik idrar yapma, idrara başlamakta güçlük ve idrarın bitmemesi gibi yakınmalara yol açıyor. Bu belirtiler gündelik yaşam kalitesini düşürebiliyor, özellikle gece boyu uyanma halinde gündüz yorgunluğu ve motivasyon kaybı ortaya çıkabiliyor.
Neden erken tarama önemli:
Doç. Dr. Kaba prostat kanserinin genellikle belirti vermediğini, bu nedenle 50 yaşından sonra yıllık rutin kontrollerin şart olduğunu belirtiyor. Bu kontrollerde PSA denilen kan parametresine bakılması ve rektal muayenenin yapılması gerekiyor. Bu bulgulara göre prostat büyümesi ile prostat kanseri arasında ayrım yapılabilir, kesin tanı ise prostat biyopsisi ile konuyor.
Doğru değerlendirme ve zamanında karar, gereksiz girişimlerin önüne geçilmesi ve ciddi hastalıkların atlanmaması açısından hayati önem taşıyor.
HoLEP: kapalı ama etkili bir cerrahi seçenek
HoLEP cerrahisi, Holmium lazer kullanılarak yapılan kapalı bir yöntem olarak öne çıkıyor. Doç. Dr. Kaba yöntemi portakala benzeterek açıklıyor: kapsülün iç tarafındaki adenom dokusunun tamamen çıkarılması hedefleniyor. Eski yaklaşımda bu işlem açık ameliyatla, batından mesane açılarak gerçekleştirilirken HoLEP aynı hedefi idrar yolundan girilerek sağlıyor.
Bu yaklaşımın hasta açısından sunduğu önemli avantajlar bulunuyor. Açık ameliyatlara kıyasla ameliyat süresi, kanama miktarı ve yatış süresi daha düşük olabiliyor. Hastalar genellikle birinci gün ya da en geç ikinci gün sondaları çıkarıldıktan sonra günlük hayatlarına dönebiliyorlar. Ancak ameliyat sonrasında kabızlıktan kaçınma ve aşırı efordan uzak durma gibi önlemler öneriliyor.
HoLEP ile TUR farkı ve hangi hastalara uygundur:
HoLEP ile klasik TUR prostat rezeksiyonu arasındaki temel fark, çıkarılan doku miktarı ve kalıcılık açısından ortaya çıkıyor. TUR işleminde prostatın merkezinden girilerek o an alınabilecek maksimum doku çıkarılıyor. HoLEP ise kapsül içindeki tüm adenom dokusunu komple alma hedefiyle çalıştığı için işeme hızı ve semptom düzelmesi açısından genellikle üstünlük sağlıyor. Doç. Dr. Kaba, iyi bir HoLEP ile prostat dokusunun tamamen çıkarılması halinde tekrarlamanın söz konusu olmadığını aktarıyor.
Yöntem özellikle büyük prostatlarda tercih ediliyor. Doç. Dr. Kaba'ya göre prostat hacmi 80 gramdan büyükse ve cerrahi kararı verilmişse HoLEP güvenle uygulanabilir. Bununla birlikte daha küçük hacimlerde de güvenle kullanılabildiği belirtiliyor. Ameliyat kararı cerrahi gereklilik değerlendirildikten sonra tüm yaş grupları için alınabiliyor.
Sonuç olarak, iyi huylu prostat büyümesi yaşla birlikte sık görülen ve yaşam kalitesini etkileyen bir durum. Holmium lazerle yapılan HoLEP gibi yeni nesil kapalı cerrahi seçenekler büyük prostatlarda etkin ve güvenli bir tedavi alternatifi sunuyor. Aynı zamanda prostat kanserinin sessiz seyredebildiği gerçeği, 50 yaş sonrası düzenli PSA takibi ve rektal muayenenin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
LAZER KULLANILARAK KAPALI YÖNTEMLE GERÇEKLEŞTİRİLEN 'HOLEP' CERRAHİSİNİN AÇIK AMELİYATLARA GÖRE SUNDUĞU AVANTAJLARI ANLATAN ÜROLOJİ UZMANI DOÇ. DR. MEHMET KABA, SİNSİ İLERLEYEN PROSTAT KANSERİ TEHLİKESİNE KARŞI DA UYARDI.