Yargıtay hukuk genel kurulu'ndan emsal boşanma kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yıllardır süren bir boşanma davasında, evlilik birliğini sarsan davranışlar arasında 'eve misafir kabul etmemek' ve 'sürekli ev eşyası değiştirmek' gibi tutumları ağır kusur kapsamında değerlendirdi. Kurul, 43 yıllık evlilikte tarafların davranışlarını inceleyerek kadını daha ağır kusurlu buldu.
dava sürecinin kısa özeti:
Taraflar 1981'de evlendi; sonraki yıllarda çekişmeler su yüzüne çıktı ve çift tam 43 yıl sonra boşanma davaları için Aile Mahkemesi'ne başvurdu. Emekli öğretmen olan davacı kadın, eşinin kumar oynadığını, borçlarını ödemediğini ve alacaklıların eve gelip tahsilat talebinde bulunduğunu ileri sürdü. Erkek taraf ise eşinin iftiralar attığını, kendisine şiddet ve hakaret uygulandığını, evden kovulduğunu iddia etti.
Davacı erkeğin talepleri arasında 75 bin TL maddi, 75 bin TL manevi tazminat ve bin TL yoksulluk nafakası bulunuyordu. Aile Mahkemesi, dosya kapsamına göre her iki tarafın kusurlu olduğunu tespit etti ancak kadının davranışlarının daha ağır kusur oluşturduğuna karar vererek, kadının taleplerini reddetti ve erkeğin lehine 5 bin TL maddi ile 5 bin TL manevi tazminat kararı verdi. Karar istinafa taşındı; Bölge Adliye Mahkemesi tarafları eşit kusurlu buldu, sonraki yollar Yargıtay'a ulaştı.
kurulun gerekçesi ve değerlendirmesi:
Hukuk Genel Kurulu kararında dosya kapsamını bütün halinde değerlendirdiğini belirterek, erkeğin şans oyunları oynayıp borçlarını ödemediği iddiaları ile kadının eşine yönelik hakaretleri ve evlilik birliğini zedeleyen tutumları arasındaki dengeyi ele aldı. Kurul, tanık beyanlarındaki çelişkiler nedeniyle erkeğin 'eşine ve çocuklara küfür ettiği' vakıasını kusur olarak kesin şekilde yüklemenin mümkün olmadığını tespit etti.
Buna karşılık kurul, kadının bazı tutumlarını özellikle vurguladı: eşini evden kovması, yatakları ayırması, eve misafir kabul etmemesi ve sürekli eşya değiştirip masraf yapması. Kararda, 'Gerçekleşen bu kusurlu davranışlar karşılaştırıldığında tarafların kusurlarının birbirine denk olduğundan bahisle, eşit kusurlu sayılamayacakları, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğu hususu tartışmasızdır' ifadelerine yer verildi.
Kurul ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesi'nin eşit kusur tespitinin dosya kapsamına uygun olmadığını; bu nedenle erkeğin tazminat taleplerinin haksız yere reddedilmiş sayılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtti. Kararda kadının eşine 'salak, geri zekalı' gibi söylemlerde bulunmasının ve misafir kabul etmeme ile sürekli eşya değiştirme gibi davranışların evlilik birliğini zedeleyen ağır kusurlar arasında sayıldığına dikkat çekildi.
Sonuç olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Aile Mahkemesi'nin ilk kararındaki değerlendirmeyi haklı buldu; davanın muhtemel sonucuna ilişkin değerlendirme olarak kadının daha ağır kusurlu olduğuna hükmetti ve tazminat yükümlülüğü olabileceğini ortaya koydu. Süreçte farklı mahkeme derecelerinin karşılaştırılması ve tanık beyanlarındaki çelişkiler hukuki tartışmanın merkezinde yer aldı.
Bu karar, benzer aile içi uyuşmazlıklarda 'evde misafir kabul etmeme' ve 'sürekli eşyayı değiştirme' gibi davranışların boşanma ve kusur değerlendirmesinde nasıl yorumlanabileceğine ilişkin emsal oluşturması yönüyle önem taşıyor.
YILLAR SÜREN BOŞANMA DAVASINA SON NOKTAYI KOYAN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU, ŞANS OYUNLARI OYNAYARAK BORÇLARINI ÖDEMEYEN ERKEĞİ AZ, EVE MİSAFİR KABUL ETMEYEN, SÜREKLİ EŞYA DEĞİŞTİREN VE EŞİNE HAKARET EDEN KADINI AĞIR KUSURLU BULDU. KURUL; EŞİNE ‘SALAK, GERİ ZEKALI' DİYEN KADININ MADDİ MANEVİ TAZMİNAT ÖDEMESİ GEREKTİĞİNE HÜKMETTİ.