Vesayet zincirlerini kıran irade: Türkiye milli kararına sahip çıkıyor

Burhanettin Duran, vesayet döneminin sonlandığını belirterek 15 Temmuz ve tarihsel mücadelelerle Türkiye'nin milli iradesinin korunduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 18.09.2026 14:55
Güncelleme Tarihi: 18.09.2026 15:31

Vesayet zincirlerini kıran irade: Türkiye milli kararına sahip çıkıyor

İletişim başkanı panelde vesayete karşı kararlılığı vurguladı

İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından İletişim Başkanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen "Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli"nde, darbelere ve vesayet uygulamalarına ilişkin tarihsel değerlendirme ve güncel tespitler paylaşıldı. Programa çok sayıda davetli katıldı; etkinlikte ayrıca "Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs" kitabının lansmanı gerçekleştirildi.

Panelin açılışında konuşan Duran, doğrudan şu ifadeyi kullandı: "Türkiye, darbelere ve darbecilere, milli iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir." Konuşmada 15 Temmuz başta olmak üzere Türkiye'nin darbe ve müdahale tarihine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı.

Yassıada'dan demokrasi ve hafıza inşasına:

Duran, tarihsel yaralara dikkat çekerek 16 Eylül'de Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam edilmesinin 65. yıl dönümü ile 17 Eylül'ün merhum Başbakan Adnan Menderes'in şehit edildiği gün olduğunu hatırlattı. Yassıada'nın uzun süre "Yaslı Ada" olarak anıldığını, ancak dönüştürme çalışmalarıyla buranın "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" haline getirildiğini belirtti. Bu dönüşümün, geçmişin acılarını unutmamak ve toplumun kolektif hafızasında kalıcı bir ibret hikâyesi bırakmak amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

Konuşmasında geçmişten alınan dersin altını çizen Duran, demokrasinin korunmasının sadece anmalardan ibaret olmadığını; müzeler, anıtlar ve sosyal mekanlarla toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önem taşıdığını vurguladı.

Vesayet odakları, darbeler ve 15 Temmuz'un rolü:

Duran, vesayet odaklarının siyaset üzerinde kurmaya çalıştığı baskı örneklerini sıraladı: 28 Şubat süreci, 2007 e-muhtırası, 7 Şubat MİT krizi, 17-25 Aralık soruşturma dönemleri, Gezi olayları ve uluslararası ekonomik saldırılar. Bu girişimlerin amacının milli iradeyi sınırlamak ve devleti felç etmek olduğunu ifade etti.

15 Temmuz gecesini vesayetin son halkası olarak tanımlayan Duran, darbe teşebbüsünün FETÖ tarafından dış mihrakların taşeronu şeklinde yürütüldüğünü belirtti ve şunları söyledi: "Nihayet, 15 Temmuz gecesi, dış mihrakların taşeronu olan FETÖ ihanet şebekesi eliyle devleti işgal etmeye, milleti kendi tankları ve uçaklarıyla katletmeye cüret ettiler. Başaramadılar, başaramayacaklar." Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen siyasi ve toplumsal mücadele sayesinde vesayet odaklarının tasfiye edildiğini kaydetti.

Konuşmada ayrıca şu vurgular yer aldı: "Türkiye’de vesayet dönemi bitmiştir ve Türkiye kendi geleceğine kendi milli kararıyla, milli iradesiyle sahip çıkmaktadır." Bu sonucun, yalnızca iç dinamiklerle değil, aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel rolünü güçlendiren diplomasi ve insani politikalarda da görünür hale geldiği belirtildi.

Uluslararası duruş ve bölgesel etkiler:

Duran, vesayetle mücadelede elde edilen kazanımların Türkiye'yi Orta Doğu ve komşu coğrafyalarda daha etkin kıldığına dikkat çekti. 15 Temmuz sonrası dönemde Türkiye'nin istikrarı ve yeniden inşayı destekleyen adımlar attığını, derinleşen insani krizlerde diplomasiyle "küresel vicdanın sesi" rollerini sürdürdüğünü söyledi. Gazze'de yaşananlara ilişkin olarak da uluslararası kurumların sessizliğine rağmen Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanının sesinin mazlumların yanında durduğu kanaatini vurguladı.

Konuşmanın sonunda Duran, uluslararası sistemin elitist ve dışlayıcı yönlerine karşı "Daha adil bir dünya mümkündür" çağrısının önemine değindi ve vesayetlere karşı verilen mücadelenin hem ulusal hem de küresel düzeyde adaleti savunan bir irade olduğunu ifade etti.

Arşiv çalışması ve kitabın önemi:

Panel kapsamında lansmanı yapılan "Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs" kitabı ve beraberindeki sergi, Duran'a göre toplumsal hafızaya katkı sağlamak amacıyla hazırlandı. Duran, "Bu kitapta gün yüzüne çıkan yeni fotoğraflar ve arşiv belgeleri bulacaksınız" diyerek eserin tarihsel belgelerle geçmişi hatırlatmayı hedeflediğini belirtti.

Sunulan görsel arşiv ve sergiyle, toplumun kolektif hafızasında 16-17 Eylül döneminin ve darbe tarihinin unutulmaması, benzer acıların tekrar yaşanmaması için bir uyarı niteliği taşıdığı vurgulandı.

CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANI BURHANETTİN DURAN

CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANI BURHANETTİN DURAN

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.