Uzmanı uyardı: kulak çınlamasını hafife almayın, bir hastalığın belirtisi olabilir

Doç. Dr. Fulya Özer, kulak çınlamasının (tinnitus) genellikle iç kulak hasarına bağlı olduğunu, tek taraflı veya nabızla uyumlu çınlamalarda ileri inceleme gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 30.06.2026 11:54
Güncelleme Tarihi: 30.06.2026 11:54

Uzmanı uyardı: kulak çınlamasını hafife almayın, bir hastalığın belirtisi olabilir

Uzmanı uyardı: kulak çınlamasını hafife almayın, bir hastalığın belirtisi olabilir

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fulya Özer, halk arasında sık görülen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen kulak çınlaması (tinnitus) ile ilgili değerlendirmelerini paylaştı.

Tinnitus nedir?

Tıpta 'tinnitus' olarak adlandırılan durum, dışarıda gerçek bir ses olmamasına rağmen kişinin kulağında veya beyninde ses duymasıdır. Özer, halk arasındaki gelip geçici yorumlardan farklı olarak, hastaların özellikle yalnızken, iş yaparken veya uykuya dalarken sürekli olarak duydukları seslerden söz ettiklerini belirtti. Çok nadiren hem hasta hem de doktor tarafından duyulabilen tinnitus türleri olsa da en sık rastlanan biçim yalnızca kişinin algıladığı, çevrenin duymadığı seslerdir.

Nedenleri ve mekanizması

Özer, kulak çınlamasının en önemli nedenlerinden birinin iç kulaktaki, halk arasında 'salyangoz' olarak bilinen yapıda bulunan tüylü hücrelerin hasar görmesi olduğunu vurguladı. Gürültüye maruziyet bu hücrelerde zarar veya kayba yol açabiliyor. Ses dalgalarının sinirler aracılığıyla beyne iletilmesinde azalma olunca, beyin bu eksikliği telafi etmek için sinirlerde daha fazla aktivite oluşturuyor; bu spontan sinirsel aktivite gerçekte bir ses olmamasına rağmen ses olarak algılanıyor.

Aynı düzeyde çınlama yaşayan iki kişiden birinin uyuyamayıp diğerinin alışabilmesinin nedeni, beynin sesi işleme biçimindeki bireysel farklılıklardır. Bu nedenle çınlamanın kişiye etkisi değişkenlik gösterebilir.

Hangi durumlar daha ciddi işaret olabilir?

Özer, özellikle dikkat edilen durumların bulunduğunu belirterek şunları aktardı: tek taraflı çınlama bazı ciddi hastalıkların habercisi olabilir; bu kapsamda nazofarenks tümörlerinden işitme siniri tümörlerine kadar araştırma gerekebilir. Nabız atışı şeklinde hissedilen çınlamalar damarsal anomaliler açısından incelemeyi gerektirir.

Çınlamaya baş dönmesi, ani işitme kaybı, yüz felci, kulak akıntısı veya başka nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa altta yatan farklı hastalıkların ipucu olabilir. Bu nedenle çınlama tek başına değil, eşlik eden bulgularla birlikte değerlendirilir. Bazen standart incelemelere rağmen belirgin bir neden bulunamayabilir; işitme testleri normal olmasına rağmen çınlama devam edebilir. Bu durumda iç kulaktaki hücrelerle sinirin birleşim noktalarındaki, standart testlerle kolay tespit edilemeyen problemler düşünülerek daha ileri testlere başvurulur.

Tedavi yaklaşımı

Özer tedavide temel hedefin her zaman sesi tamamen ortadan kaldırmak değil, öncelikle çınlamaya eşlik eden bir hastalık varsa onu tedavi etmek olduğunu vurguladı. Altta yatan durum düzeltilemiyorsa amaç beynin sesi algılama düzeyini azaltmaktır.

İşitme kaybı olan hastalarda süreç daha kolay ilerleyebilir; bu kişilere işitme cihazı önerilebiliyor. Günümüzde bazı işitme cihazlarında tinnitusu maskeleyen beyaz gürültü sistemleri bulunuyor. Hastanın çınlamasının frekans ve şiddeti belirlendikten sonra uygun beyaz gürültü sesleri veya kişinin tercih ettiği müziklerin arka planına yerleştirme ile çınlama maskelenebiliyor. Böylece hem işitme düzeliyor hem de çınlama algısı azalıyor, yaşam kalitesi artıyor.

İşitme kaybı olmayan hastalara önce çınlamanın nasıl oluştuğu ayrıntılı şekilde anlatılıyor; bu açıklama çoğu zaman hastanın kaygısını azaltıyor. Çınlama uyku sorunlarına ve yoğun kaygıya yol açabileceği için gerektiğinde bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemlerden yararlanılıyor. Klinik ortamda çeşitli ölçekler ve anketlerle çınlamanın günlük yaşam üzerindeki etkisi değerlendiriliyor ve gerekirse psikoloji veya psikiyatri desteğine yönlendiriliyorlar.

İlaç tedavisinde dikkatli olunması gerektiğini belirten Özer, vitamin ve mineral eksiklikleri veya sistemik hastalıklar varsa öncelikle bunların tedavi edilmesinin önemli olduğunu söyledi. Bu tür sorunlar yoksa, kulak çınlamasını tamamen ortadan kaldıran, güçlü ve kesin etkili bir ilaçtan söz etmenin mümkün olmadığını; bazı ilaçların ise psikolojik rahatlama sağlayan plasebo etkisi gösterebildiğini aktardı.

Sosyal medyada bilgi kirliliğine dikkat

Özer son olarak sağlık bilgilerini sosyal medya ve dijital platformlardan alırken doğru kaynaklara yönelmenin önemini vurguladı ve bilimsel, uzman görüşlerine dayanan içeriklerin paylaşılmasının değerine dikkat çekti.

Özetle: Kulak çınlaması genellikle iç kulak hasarıyla ilişkilidir, ancak tek taraflı, nabız ritminde veya nörolojik belirtilerle birlikte olan çınlamalarda ileri inceleme gerekir. Tedavi hedefi yaşam kalitesini iyileştirmek olup, tedavi seçenekleri altta yatan nedene göre belirlenir.

KULAK BURUN BOĞAZ ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. FULYA ÖZER

KULAK BURUN BOĞAZ ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. FULYA ÖZER

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.