Uzm. Psikolog Turan: "Çocukların sağlıklı gelişimi yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur"
SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, çocuk gelişiminde bireysel bakımın ötesinde toplumun rolüne dikkat çekti. Turan, riskli çocuk tanımının yanlış anlaşıldığını belirterek erken farkındalık ve kapsamlı değerlendirme çağrısında bulundu.
Riskli çocuk kavramının doğru anlaşılması
Turan, "Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder" dedi. Bu tanım, etiketlemeden çok çocuğun ihtiyaçlarına yönelik yaklaşımı ön plana çıkarıyor.
Belirtiler ve gözlemde dikkat edilmesi gerekenler
Uzm. Psikolog Turan, ailelerin ve öğretmenlerin aşağıdaki değişiklikleri yakından izlemesi gerektiğini vurguladı: hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme veya aşırı içe kapanma. Şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır.
Turan, bu davranışların ortaya çıkmasında tek bir neden olmadığını belirtti: "Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir." Çocuk davranışı çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır.
Tanı ve değerlendirme yaklaşımı
Turan, riskli çocuklarda sıklıkla görülebilecek tanılara değindi: dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozukluğu, zıt olma-karşı gelme bozukluğu veya travma sonrası stres. Ancak, "burada önemli olan, çocuğu bir tanıya göre değil de bütüncül bir değerlendirme yapmaktır" uyarısında bulundu ve değerlendirme sürecinin bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte yürütülmesinin önemini vurguladı.
Tedavi ve destek stratejileri
Riskli çocuklarda müdahalenin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını belirten Turan, temel yaklaşımları şu şekilde sıraladı: psikoeğitim, oyun terapisi, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir çünkü çocuk değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir.
Uygulamada yaklaşım: Yargılamamak, anlamaya çalışmak
Turan, tutum önerilerini özetleyerek şunları söyledi: "Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. 'Neden böyle davranıyor?' sorusu yerine 'Bu çocuk ne yaşıyor?' sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır." Sınır koyarken duygusal destek sunmanın, tutarlı ve güvenli ilişki kurmanın ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmanın önemine dikkat çekti.
Destek arayan ailelere Turan, rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurmalarını önerdi. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar.
Son olarak Turan, "Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur" sözleriyle toplumsal sorumluluğun altını çizdi.
SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ UZM. PSİKOLOĞU GİZEM BAŞKILIÇ TURAN