UNESCO'lu ustadan Kütahya değerlendirmesi
Geleneksel Türk çini sanatını uluslararası alanda temsil eden ve 2009 yılında UNESCO tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi ilan edilen çini sanatçısı Mehmet Gürsoy, Kütahya çiniciliğinin bugün tarihinin en parlak dönemini yaşadığını açıkladı. Gürsoy, kentin teknik ve estetik açıdan dünya sahnesinde öne çıktığını belirterek Kütahya'nın konumuna dikkat çekti.
Sanat yaşamı ve teknik yaklaşım
İlkokul öğretmeniyken 1975 yılında çiniyle tanışan Gürsoy, özgün kuvars hamuru ve geleneksel sır altı tekniğini kullanarak yaptığı çalışmalarla tanındı. Yaklaşık yarım asırlık sanat yolculuğunda yurt içi ve yurt dışında 50'den fazla kişisel sergi açan usta, yüzlerce çini sanatçısının yetişmesine katkı sağladı ve çalışmalarını halen Kütahya'daki atölyesinde sürdürüyor.
Gürsoy, eserlerin pişirme sürecine ilişkin olarak aylar süren hazırlığın ardından yaklaşık 950 derece sıcaklıkta fırınlandığını, bu sürecin öngörülemezliği nedeniyle çiniyi aynı zamanda bir tür 'ateş oyunu' olarak tanımladığını söyledi.
Çini tanımları: estetik, renk, emek ve medeniyet
Çini sanatını dört farklı açıdan değerlendiren Gürsoy, ilk olarak çiniyi tamamen estetik bir olgu olarak betimleyerek ‘‘Çini bana göre bir göz musikisidir’’ dedi. Ona göre laleler, güller, karanfiller ve sümbüller çininin notalarını oluşturuyor; izleyici desenin ötesinde renklerle yazılmış bir senfoni görüyor.
İkinci tanımında çininin renklerin ölümsüzlüğünü sağladığını vurgulayan Gürsoy, mercan kırmızısı, zümrüt yeşili, firuze ve lapis lazuli mavisi gibi tonların sır altına gizlenerek asırlar boyu canlılığını koruduğunu belirtti. Üçüncü olarak bu sanatın sabır ve emek gerektirdiğini, dördüncü olaraksa çiniyi medeniyet tarihi bağlamında değerlendirdiğini anlattı. Çin'de 2019'da düzenlediği sergide bütün eserlerinin ilk gün satılmasının ardından Çin Seddi'ndeki UNESCO ilanını görmesinin dördüncü tanımı şekillendirdiğini aktardı.
Kütahya'nın yükselişi ve uluslararası projeler
Gürsoy, Kütahya’da üretilen çinilerin bugün hem teknik hem de estetik açıdan tarihsel örneklerle yarıştığını söyleyerek, 16. yüzyılın zirvesindeki çalışmaların ötesinde eserler ortaya konduğunu ifade etti ve Kütahya çiniciliğinin gerçek anlamda bir altın çağ yaşadığını belirtti.
Kentin sanatçılarının uluslararası prestij projelerine imza attığını kaydeden Gürsoy, yapılan projeler arasında İngiltere Kraliyet Ailesi için Osmanlı saray mimarisinden ilham alan bir hamam, Katar Emiri için Doha ve Londra'da 12. yüzyıl Selçuklu çinilerinden esinlenen hamam projeleri ve Çırağan Sarayı spa ve hamam bölümlerinin çini süslemelerinin bulunduğunu söyledi. Ayrıca Tersane İstanbul'da inşa edilen 800 yataklı otelin giriş ve avlusunun çini uygulamalarını gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Gürsoy, son dönemde atölyelerinde ürettikleri en önemli işlerden biri olarak gösterilen Barbaros Hayrettin Paşa Camii iç mekân çinilerinin tamamının kendi atölyelerinde üretildiğini aktardı. Bu camide daha önce mimaride uygulanmamış özgün kompozisyonlar kullandıklarını, helezon biçiminde dönen çiçek motiflerinin arasına toplam 594 adet İsm-i Celal yerleştirdiklerini ve bu sayının Esma-ül Hüsna'nın altı katı olması nedeniyle sembolik bir şifreleme taşıdığını ifade etti.
Eğitim, koleksiyonculuk ve uyarılar
Gürsoy, yıllardır yüzlerce öğrenci yetiştirdiklerini ve Kütahya'nın artık uluslararası koleksiyonerlerin uğrak noktalarından biri haline geldiğini belirtti. Atölyelerini yıl boyunca dünyanın çeşitli ülkelerinden koleksiyonerlerin ziyaret ettiğini, Kütahya'nın çini sanatında önemli bir merkez olduğunu söyledi.
Sanatın emek, sabır ve estetik anlayışıyla üretildiğini vurgulayan Gürsoy, seri üretimin sanatın değerini düşürdüğünü, gerçek sanat eserinin hak ettiği değeri taşıması gerektiğini belirterek genç sanatçılara nitelikli üretim tavsiyesinde bulundu.
Gürsoy'un sonucu
Gürsoy son olarak İznik mirasının bugün Kütahya'da en güçlü şekilde yaşatıldığını, Kütahya'da üretilen eserlerin estetik, desen zenginliği, teknik kalite ve kompozisyon açısından geçmiş dönemlerin çok ötesine geçtiğini söyleyerek "Bugün eski İznik’in yerini Kütahya almıştır. Dünyanın çini başkenti Kütahya’dır" ifadesini kullandı.
GELENEKSEL TÜRK ÇİNİ SANATINI ULUSLARARASI ALANDA TEMSİL EDEN, UNESCO TARAFINDAN 2009 YILINDA "YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ" İLAN EDİLEN DÜNYACA ÜNLÜ ÇİNİ SANATÇISI MEHMET GÜRSOY, KÜTAHYA ÇİNİCİLİĞİNİN BUGÜN TARİHİNİN EN PARLAK DÖNEMİNİ YAŞADIĞINI SÖYLEDİ.