Ulucanlar'da anma: 12 eylül döneminde idam edilen ülkücüler anıldı

12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümünde Taş Medreseli Ülkücüler, idam edilen arkadaşlarını Ulucanlar Cezaevi Müzesi'nde Kur'an tilavetiyle andı.

Yayın Tarihi: 12.09.2026 15:44
Güncelleme Tarihi: 12.09.2026 16:01

Ulucanlar'da anma: 12 eylül döneminde idam edilen ülkücüler anıldı

Ulucanlar Cezaevi'nde anma töreni

12 Eylül 1980 darbesinin 46’ncı yıl dönümünde, Taş Medreseli Ülkücüler Ulucanlar Cezaevi Müzesi'nde darbe döneminde idam edilen ülkücüler için bir araya geldi. Tören, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı ve anma programına Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ile çok sayıda Taş Medreseli Ülkücü katıldı.

Anma programının içeriği:

Ulucanlar Cezaevi Müzesi'ndeki anma, hayatını kaybedenlerin anısını yaşatmaya yönelik kısa konuşmalar ve dualarla sürdü. Katılımcılar, darbe döneminde yaşanan hak ihlallerini hatırlatarak toplumsal belleğin korunmasının önemine dikkat çekti. Programın düzenlendiği mekanın cezaevi tarihine ilişkin sembolik anlamı vurgulandı.

Yıldırım'ın açıklamaları:

Yaşar Yıldırım, 12 Eylül döneminde ülkücülere uygulanan işkenceleri ve baskıları şöyle değerlendirdi: "12 Eylül’de ülkücülere akla gelmeyecek her türlü işkenceyi yaptılar. Bir daha milliyetçiliktir, ülkücülüktür, manevi değerlerdir bunlar akıllarına gelmesin, böyle bir teşebbüste bulunmasınlar diye yaptılar. Bize, haddinden fazla zarar vermişlerdir. Biz tekrar küllerimizden doğduk. Şimdi Ülkücü hareketin varlık yıllarındasınız."

Yıldırım, darbe sonrasında ülkücülerin ülkenin dört bir yanından toplanıp cezaevlerine gönderildiğini anlatarak, "Ülkücülerin, 12 Eylül ile birlikte yokluk yılları katlanmıştır. Türkiye’de bulunan bütün ülkücü davaların hepsi Ankara’ya toplanmıştır. Adana’dan İstanbul’a, Balıkesir’den Ordu’ya kadar bütün ülkücüler Mamak’ta toplanmıştır. Ülkücülerin liderleri, kanaat önderleri ve başkanlarının hepsini topladılar. Dışarıda da kimsemiz kalmadı. Hapishaneye bakacak adam kalmadı. O günkü şartlarda ülkücülerin üç tane ayağı vardı. Birincisi hapishane, ikincisi hastane, üçüncüsü mezarlık. Biz bu üç ayakta gittik, geldik" dedi.

Konuşmasında ayrıca darbenin sadece hükümlüleri değil, dışarıda kalan aileleri de derinden etkilediğini vurgulayan Yıldırım, "Bize sokakta kimse selam vermiyordu. Bizi görenler kaçıyordu... Vebalı insandan nasıl kaçılıyorsa, ülkücülerden de herkes öyle kaçıyordu. Şimdi varlık günlerindeyiz. Ülkücüler artık varlık günlerine geldi. Şu anda kimse bizden kaçmıyor, herkes bizim yanımıza geliyor. Ülkücüler bu ülkenin geleceğini tayin ediyor ve milletin de hacet kapısı olmuştur." ifadelerine yer verdi.

12 EYLÜL 1980 DARBESİNDE CEZAEVİNDE YATAN TAŞ MEDRESELİ ÜLKÜCÜLER, DARBE DÖNEMİNDE İDAM EDİLEN...

12 EYLÜL 1980 DARBESİNDE CEZAEVİNDE YATAN TAŞ MEDRESELİ ÜLKÜCÜLER, DARBE DÖNEMİNDE İDAM EDİLEN ÜLKÜCÜLERİ ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’NDE ANDI.

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.