Operasyonun ayrıntıları:
Eskişehir’de doğuştan nörofibrom (sinir sistemi tümörü) ile yaşayan 20 yaşındaki R.B.'nin sol bacağında, kalçadan ayak bileğine kadar uzanan ve yaklaşık 3 kilogram ağırlığa ulaşan doku yıllar içinde büyüdü. Bu kitle genç kadının yürüyüşünü, oturmasını ve kıyafet seçimini ciddi şekilde kısıtladı; hastanın aile tarafından uzun süre süren doktor arayışının ardından çözüm bulundu.
Aile, daha önce Eskişehir Şehir Hastanesi’nde görev yapan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Abdülkadir Calavul ile iletişime geçti. Calavul’un Ankara’da görev yaptığı hastanede gerçekleştirilen ameliyatla kitle tamamen çıkarıldı ve işlem başarılı sonuç verdi. Operasyon sonrası genç hasta hareketliliğini geri kazandı ve günlük yaşamına dönebildi.
Hastanın durumu ve cerrahın açıklamaları:
Op. Dr. Abdülkadir Calavul, ameliyatla ilgili olarak hastanın uzun süredir bu durumla yaşadığını vurgulayarak, "İnsan bacağındaki 3 kiloyla yaşayabilir mi? Eskişehir’de yaşayan bu hastamız bunun en büyük örneği" ifadelerini kullandı. Calavul, hastalığın doğuştan başladığını, kitleyi ayak bileğinden kalçaya kadar uzandığını ve yıllar içinde yaklaşık 3 kiloya ulaştığını anlattı.
Cerrah, operasyonun teknik açıdan sinirlerle ilgili bir müdahale olduğunu belirterek, "Bu ameliyat sinirsel bir ameliyattır, sinirlerle ilgili bir ameliyattır ve genetik geçişli bir hastalıktır" dedi. Ekip, kalçadan ayak bileğine kadar uzanan tüm dokuyu alınca hastanın hayat konforunun yükseldiğini, yara izlerinin zaman içinde izlem ve tedavilerle azalacağını aktardı.
Ameliyat sonrası yaşam ve öneriler:
Operasyonun ardından R.B.'nin yaralarının iyileştiği, artık rahatça pantolon giyebildiği, yürüyebildiği, oturabildiği ve spor yapabildiği bildirildi. Cerrahın aktardığına göre, "Hasta şu an durumundan gayet memnun." ifadesi, operasyonun hem fiziksel hem psikolojik etkilerinin olumlu olduğunu gösteriyor.
Op. Dr. Calavul, nadir görülen bu tür hastalıklarda erken başvurunun önemine dikkat çekti ve hastalara doktor arayışını ertelememeleri, günümüzün dijital imkanlarından faydalanarak bilgi edinmeleri ve tıbbi destek aramaları tavsiyesinde bulundu. Calavul, hastanın 20 yaşında başvurduğunu ve bunun geç bir yaş olduğunu belirterek, erken teşhis ve müdahalenin hayat kalitesi üzerindeki olumlu etkisini vurguladı.
Sonuç olarak, uzman ekip tarafından gerçekleştirilen cerrahi müdahale sayesinde R.B. hem fiziksel kısıtlarını büyük ölçüde aştı hem de gündelik yaşam ve sosyal aktivitelerinde özgürlüğe kavuştu.
PLASTİK, REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ UZMANI OP. DR. ABDÜLKADİR CALAVUL