Tuval başında geçen yıllar: 81 yaşında resimle hayat bulan teyze

Zonguldaklı 81 yaşındaki Ermiş, Bob Ross'tan öğrendiği teknikle 44'ün üzerinde tablo yaptı; 15-17 Eylül'de bazı eserlerini sergileyecek.

Yayın Tarihi: 04.09.2026 15:27
Güncelleme Tarihi: 04.09.2026 15:27

Tuval başında geçen yıllar: 81 yaşında resimle hayat bulan teyze

Alancık köyünden tuvale uzanan yol:

Zonguldak merkez ilçeye bağlı Alancık köyünde yaşayan 81 yaşındaki Ermiş, hayatının büyük bölümünü ailesine adadıktan sonra resimle yeni bir hayat kurdu. Çok sevdiği eşini kaybettikten sonra dört çocuğunu tek başına büyütüp okutan Ermiş, ilerleyen yıllarda izleyerek ve deneyerek resim yapmayı öğrendi.

Resme eğitim almadan başlayan Ermiş, televizyon programlarından ve gördüğü eserlerden yola çıkarak kendi üslubunu geliştirdi. İlk yıllarda yaptığı 44 tablo ile ilgi çeken sanatçı, 2006 yılında bir sergi açtı; bugün evinde 80 tablo bulunduğu, bunlardan bir bölümünü 15-17 Eylül tarihlerinde sergileyeceği bildirildi.

Bob Ross ve TRT 2 etkisi:

Ermiş, resimle tanışmasını anlatırken Bob Ross programlarının belirleyici olduğunu söylüyor. TRT 2'de yayınlanan programları takip ederek farklı teknikleri öğrendiğini belirten sanatçı, 'Bob Ross’u seyrediyordum, hepsini takip ettim. Çok şey kaptım' diyerek izlediği programların pratiğine nasıl katkı sağladığını ifade etti.

Çalışmalarında en çok manzara resimlerine yoğunlaştığını söyleyen Ermiş, tepeler, dağlar ve köy evlerinden oluşan görünümün ilk ilham kaynakları olduğunu aktarıyor. İzlediklerinden ve kartpostallardan yola çıkarak kendi yorumunu katmak istediğini vurguladı.

Günlük rutin, anılar ve sergi hazırlığı:

Ermiş, yılın bir bölümünü köyde geçiriyor, kışları şehir merkezinde vakit geçiriyor. Boş zamanlarını bahçe işleri, bulmaca ve resimle doldurduğunu anlatan sanatçı, genellikle evinin balkonunda tuval başına geçtiğini söylüyor. Balkonunda resim yaparken komşuların ve mahalledekilerin ilgisini çektiğini, kendisine yol üstünde uğrayıp eserleri gösterdiğini belirtiyor.

Aynı zamanda eski köy evlerinin resimlerini yapmanın hobisi haline geldiğini anlatan Ermiş, 'Bu eski evleri yaptım, şimdi bu evler söküldü, artık yoklar. Onlara kıyamıyorum' diyerek geçmişe duyduğu bağlılığı dile getirdi. Bahçeden gelip resim yapan, sonra bulmaca çözen günlük rutiniyle çalışmaya devam ediyor.

Sanatçının resim yapmaya başlamasına küçük bir anekdot da eşlik ediyor: Şehir merkezinde pazara giderken resim almak isteyip satıcıyı bulamayınca, 'Eğer ben bu resmi yapıp da evime asmazsam' diyerek kendi resimlerini yapmaya karar verdiğini anlatıyor. Bu karar onu ressam olmaya götürdü.

Yaşamın ağır dönemi ve aile bağları:

Ermiş, yaşamındaki en zor dönemin eşinin ölümü olduğunu aktarıyor. Eşi 42 yaşındayken hayatını kaybetmiş, oysa Ermiş o sırada 40 yaşındaymış. O dönemde dört çocuğunu büyütme sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan sanatçı, bir kızının İzmir'de hemşire olduğunu ve beş torun sahibi olduğunu söylüyor.

Günümüzde insanların birbirine karşı tavrının değiştiğini düşünen Ermiş, eskiden saygının daha çok olduğunu; şimdi televizyondan, telefonlardan dolayı komşuluk ilişkilerinin azaldığını ifade ediyor. Bu nedenle sosyal çevresini sınırlı tutmayı tercih ettiğini belirtiyor.

Resim yaparken dünyayı unutuyorum diyen Ermiş, tuvalin başında bütün dikkatin çalışmaya yöneldiğini, çalışmanın ona hem zevk hem de rahatlama verdiğini anlatıyor. Kartpostallardan esinlenip kendi dokunuşlarını eklediği eserleriyle hem kendi duvarını hem de komşularının beğenisini kazanmış durumda.

Ermiş'in geçmişte 44 tablo yaptığı, 2006'da sergi açtığı bilgisi korunurken; güncel stokunun 80 tabloya ulaştığı ve 15-17 Eylül tarihlerinde seçme eserlerini sergileyeceği not ediliyor. Sergi, sanatçının izleyerek ve deneyerek geliştirdiği yolculuğun açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

81 yaşında yaşıtlarına taş çıkartıyor: Fırçayı elinden düşürmüyor

81 yaşında yaşıtlarına taş çıkartıyor: Fırçayı elinden düşürmüyor

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.