Thomas Reis, Trabzonspor Dergisi’ne konuştu:
Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, bordo-mavili kulübün bir parçası olmaktan duyduğu gururu ve Türkiye’de çalışmanın kendisi için ne ifade ettiğini Trabzonspor Dergisi’nin 244. sayısında anlattı. Türkiye’de, özellikle Trabzon’daki atmosferin kendisini etkilediğini vurgulayan Reis; kulüpten gelen teklifin kendi kariyeri ve Samsun’daki geçmişi açısından önemli bir onay olduğunu söyledi.
teklif süreci ve ilk izlenimler:
Reis, Trabzonspor’dan ilk telefon geldiğinde yaşadığı heyecanı, "Bu harika!" sözleriyle aktardı ve alınan teklifin kendisini gururlandırdığını belirtti. Başkan ve yöneticilerle kısa sürede kurdukları iletişim sayesinde kararını hızlıca verdiğini söyleyen Alman teknik adam, geçen sezon Türkiye’den ayrılırken de Türk futbolu ve Trabzon maçlarının atmosferiyle ilgili olumlu anılar taşıdığını dile getirdi.
futbol felsefesi: disiplin ve özgürlük:
Reis, oyun anlayışını disiplin ve özgürlük üzerine kurduğunu ifade etti: "Benim tarzım disiplin ve özgürlük." Savunmada net bir disiplin ve zihniyet gerektiğini, hücumda ise oyunculara daha fazla özgürlük tanıyarak pozisyon yaratmak istediklerini anlattı. Başarı için yeteneğin tek başına yeterli olmadığını, güçlü bir karakter ve mantalitenin şart olduğunu vurguladı. Futbolu tek kelimeyle "mantalite" olarak tanımlayan Reis, oyuncuların hem fiziksel hem de zihinsel özelliklerinin önemine dikkat çekti.
baskı, performans ve saha içi ilişkiler:
Trabzon’un futbolla yaşayan bir şehir olduğunu ve taraftar beklentilerinin yüksek olmasını doğal karşıladığını söyleyen Reis, baskıyı sevdiğini belirtti: "Ben baskıyı seviyorum. İyi bir sezon geçirmek ve iyi performanslar ortaya koymak için yardımcı olmak istiyorum." Maç sonlarında insanların yüzlerinin gülmesinin kendisi için en büyük mutluluk olduğunu ifade eden teknik adam, takım içi davranışlara ve saygıya büyük önem verdiğini de ekledi.
Oyuncu değişiklikleri sırasında sergilenen olumsuz tavırlara karşı net bir tutum sergileyen Reis, sorunları yüz yüze konuşmayı tercih ettiğini; dışarıya kötü bir görüntü verilmesinin ise karar almayı gerektirdiğini söyledi. "Ben onlara her zaman gerçeği doğrudan söylemek isterim, arkalarından konuşmam. Aynı şeyi onlardan da beklerim," diyerek şeffaf iletişimin altını çizdi.
sakatsızlık, iletişim ve destek:
Futbolculuk döneminde yaşadığı sakatlıklardan dersler çıkardığını anlatan Reis, sakatlanan oyuncularla kurulan iletişim ve onlara verilen desteğin teknik direktörlüğün önemli bir parçası olduğunu belirtti. Trabzonspor’daki oyuncuların kalitesine güven duyduğunu ifade eden Reis, hem fiziksel hazırlığın hem de oyuncu psikolojisinin başarıda belirleyici olduğuna dikkat çekti.
trabzon’da yaşam, aile ve günlük tercihler:
53 yaşındaki teknik direktör, Trabzon’da henüz yeni olduğunu ve izin günlerinde şehri keşfetmeye çalıştığını aktardı. Eşinin Almanya’da yaşamasının zaman zaman zor olduğunu söyleyen Reis, "Ben aile insanıyım. Şu anda buradaki işime odaklanıyorum," dedi. Eşinin kendisine verdiği küçük hediyeyi cebinde taşıdığını, Almanya’daki köpeğiyle yürüyüş yapmayı özlediğini belirtti.
Reis, Trabzon’un yöresel yemeklerini beğendiğini ve atletik performans antrenörünün kendisini şehir mutfağıyla tanıştırdığını söyledi. Türk insanlarını nazik ve yardımsever bulduğunu, Türkiye’yi "ikinci vatanım gibi" hissettiğini ifade etti. Röportajda ayrıca en sevdiği filmin "Yeşil Yol" olduğu, çayı kahveye tercih ettiği, Türkçede en sık kullandığı kelimenin "Merhaba" olduğu ve futbolculuk döneminde örnek aldığı isimlerden birinin Lothar Matthaus olduğu paylaşıldı. Trabzonspor’u tek kelimeyle tanımlaması istendiğinde ise Reis, "Çok güzel" yanıtını verdi.
Genel olarak Thomas Reis, Trabzonspor’da görev almaktan büyük mutluluk ve gurur duyduğunu; disiplin, özgürlük, mantalite ve karşılıklı saygı ilkeleriyle takımı ileri taşımayı hedeflediğini vurguladı.
TRABZONSPOR TEKNİK DİREKTÖRÜ THOMAS REİS