TBMM başkanı'nın kapanış konuşması:
Genç Diplomasi Derneği tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katıldığı kapanış programıyla sona erdi. Programa AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ile İstanbul Valisi Davut Gül de iştirak etti. Oturum, genç hafız Muhammed Esed Can'in Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı ve 10 Ağustos Pazartesi'de başlayan altı günlük programın son toplantısıyla tamamlandı.
Yeni dünya düzeni ve Türkiye'nin konumu:
Kurtulmuş konuşmasında İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistemin bugün köklü değişimlerden geçtiğini vurguladı. Soğuk Savaş dönemiyle biçimlenen iki kutuplu sistemin son bulduğunu, tek kutuplu dönemin de Afganistan'dan çekilme sürecine kadar gerilemeye başladığını belirtti. Bu bağlamda yeni dönemin çok merkezli, çok kutuplu bir dünya sistemi olacağına işaret eden Kurtulmuş, Türkiye'yi bu yeni sistemin en önemli aktörlerinden biri olarak tanımladı ve ülkenin yakaladığı ivmenin sürece güç katacağını söyledi.
Dış politika, diplomasi ve kültürel diplomasi:
Türkiye'nin çok taraflı ve aktif dış politika yürüttüğünü söyleyen Kurtulmuş, ülkenin NATO, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği adaylığı ve bölgesel ilişkiler dahil geniş bir coğrafyada aracı ve köprü rolü üstlendiğini hatırlattı. Rusya-Ukrayna bağlamında İstanbul'da 2022 Mart ayında başlatılan müzakere sürecini örnek veren Kurtulmuş, diplomasi masasının en zor meselelerin çözümünde belirleyici olduğunun altını çizdi.
Kültürel diplomasiye de vurgu yapan Kurtulmuş, TİKA, Kızılay ve yardım kuruluşlarının Afrika, Asya, Balkanlar, Kafkaslar ve Avrupa'da aktif olduğunu, bu ağların Türkiye'nin yumuşak güç kapasitesini artırdığını belirtti. Osmanlı coğrafyasındaki parçalanmanın ardından bölgeyi yeniden derleyip toparlama yönünde Türkiye'nin sorumluluk almak istediğini de sözlerine ekledi.
Terör, toplumsal uzlaşı ve gençlere mesaj:
Konuşmanın merkezine yerleştirilen en çarpıcı vurgu, ülkenin uzun süre etkisi altında kaldığı terör sorununun geride bırakılması oldu. Kurtulmuş, "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz" ifadelerini kullanarak, 40 yılı aşkın sürede binlerce şehit ve on binlerce kaybın yaşandığı, köylerin ve kentlerin tarumar olduğu süreçten çıkışın sinyallerini verdi.
Gençlere seslenen Kurtulmuş, bugünün gençlerinin ileride bu bölgenin Türkü, Kürdü, Arabı ve diğer unsurlarıyla bir arada, kardeşçe yaşayacağı bir dönemi göreceklerini; terörsüz Türkiye hedefine gençlerin öncülük edeceğini söyledi. Aralarında ayrıştırmanın değil, birlik ve beraberliğin sözü olacağını vurguladı.
Kurtulmuş ayrıca demokrasinin tarihsel zorluklarına değindi; adada hapsedilen ve idama mahkûm edilen dönemin hatıralarını anarak, demokrasi mücadelesine katkı verenlerin isimlerinin tarihe altın harflerle yazıldığını belirtti. Başörtüsü yasağı ve kamuda ayrımcılığın geride bırakılması gibi kazanımların bugün fiili olarak hayata geçtiğini hatırlattı ve Ayasofya'nın ibadete açılmasını örnek gösterdi.
Kapanış ve gelecek beklentisi:
Kurtulmuş konuşmasını, Türkiye'nin sahip olduğu yönetsel ve toplumsal kapasiteyle gençlerin önünde yeni bir dünyanın inşasında görevler bulunduğunu belirterek tamamladı. Ülkenin önündeki hedeflerin giderek gerçekleştiğini, liderlik diplomasisi ve parlamenter diplomasiyle Türkiye'nin uluslararası alanda etkisini artırdığını söyledi. Program toplu fotoğraf çekimi ve hediye takdimiyle sona erdi.
Genel çerçevede Kurtulmuş'un mesajı; geçmişin ağır imtihanlarının geride bırakılması, genç kuşakların liderliğinde bölgesel ve küresel düzeyde Türkiye'nin daha etkin bir aktör olması yönündeydi. Bu söylem, hem iç uzlaşı hem de dış politikada çok katmanlı, ilkeli ve aktif bir çizginin devam edeceğine işaret etti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz"