TCMB Başkanı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yaptı
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nu bilgilendirme amacıyla bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde TCMB uygulamaları değerlendirildi.
Küresel gelişmeler ve enerji fiyatları
Karahan, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelerin ekonomik programlar üzerinde belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran savaşının enerji fiyatlarında keskin artışa yol açtığını belirtti. Hürmüz Boğazının kapanma riskinin küresel enerji arzı açısından önem taşıdığına dikkat çekti. Öncü göstergelerin küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zinciri aksamalarına işaret ettiğini ifade etti.
Karahan, enerji fiyatlarının savaş öncesi düzeylerin oldukça üzerinde seyrettiğini, oynaklığın son dönemde azalmış olsa da fiyatların tarihsel ortalamanın üzerinde kaldığını söyledi.
Küresel büyüme öngörüleri
Küresel belirsizliklerin tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkilediğini belirten Karahan, birçok ekonomide büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellendiğini, 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesinin beklendiğini ve bunun Türkiye’nin dış talebini zayıflatacağını öngördüklerini aktardı.
Enflasyon görünümü ve para politikası seçenekleri
Enerji kaynaklı maliyet artışlarının manşet enflasyonu küresel ölçekte artırdığını söyleyen Karahan, ilk tepkinin sınırlı kaldığını; enerji arzı aksamalarının sürmesi halinde fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol etmek ve beklentileri çıpalamak için daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebileceğini ifade etti.
Yurt içi makro görünümde, TCMB’ye göre sıkı para politikası talep kompozisyonunda dengeli seyri destekliyor. Karahan, 2025'te tüketimin büyümeye katkısının 2023'e göre azaldığını, yatırımların katkısının ise sürdüğünü belirtti.
Hizmet üretimi ve işgücü
Hizmet üretiminin şubat itibarıyla ilk çeyrekte arttığını, ancak ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkili alt kalemlerde azalış gözlendiğini söyledi. İşgücü piyasasında manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini ancak geniş tanımlı göstergelerin yüksek kaldığını vurguladı.
Dış ticaret ve dış talep
Küresel ticaret ve jeopolitik zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta azalış görüldüğünü, yılbaşından beri tüketim malı ithalatının gerilediğini kaydetti.
Gıda, enerji ve çekirdek eğilimler
Mayıs 2024 zirvesiyle karşılaştırıldığında enflasyonda belirgin düşüş olduğunu, ancak yüksek seviyenin korunduğunu belirten Karahan, son üç aylık ortalamaların enflasyon eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ettiğini söyledi. İlk dört ayda çekirdek gruplarda yavaşlama görülürken, gıda ve enerjide yükseliş kaydedildiğini aktardı.
Sebze fiyatlarının kasımda sert düşüş sonrası ocak-şubat aylarında olumsuz hava koşullarıyla yeniden yükseldiğini; mart ve nisan aylarında jeopolitik gelişmelerle yurt içi enerji fiyatlarının kayda değer arttığını belirtti. Buna karşın para politikasındaki sıkı duruşun hizmetler ve temel mallarda yavaşlamayı sürdürdüğünü söyledi.
Eşel mobil uygulamasının etkisi
Karahan, akaryakıt fiyatlarında devreye alınan eşel mobil sisteminin petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına yansımasını önemli ölçüde sınırladığını vurguladı. Örnek olarak, ortalama Brent fiyatının 85 dolara çıktığı bir senaryoda eşel mobil olmasaydı 12 ay sonunda yıllık enflasyonun 4,5 puan kadar yükseleceğini, eşel mobille bu etkinin 1,3 puana gerilediğini belirtti.
Kira ve hizmet enflasyonu
Son bir yılda kira ve eğitim hizmetleri enflasyonunda belirgin düşüşler yaşandığını, bunun hizmetlerdeki ataletin zayıflamaya başladığına işaret ettiğini söyledi. Yeni yayımlanan yeni kiracı kira endeksi ve mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verilerinin kira enflasyonunda aşağı yönlü eğilim gösterdiğini ekledi.
Cari denge ve dış riskler
Karahan, cari açığın ilk çeyrekte dış ticaret ve hizmetler dengesine bağlı olarak arttığını, ancak milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kaldığını belirtti. Mart ayında enerji ithalatındaki artışın cari dengeye etkisi olduğunu, altın ithalatındaki gerilemenin ise pozitif katkı verdiğini söyledi.
TCMB, korumacı önlemlerin küresel talep üzerinde oluşturduğu aşağı yönlü risklere ek olarak jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın ikinci tur etkilerinin faaliyet üzerinde sınırlayıcı olduğunu vurguladı. 2026'da cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceği öngörülse de jeopolitik gelişmelerin belirsizlik taşıdığına dikkat çekildi.
Merkez Bankası'nın aldığı önlemler ve para politikası duruşu
Ocak ayında politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 37 seviyesine çekildiğini hatırlatan Karahan, Orta Doğu gerilimlerinin oluşturabileceği riskleri sınırlamak için tedbirler aldıklarını anlattı. 2 Mart itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verildiğini, ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40 düzeyinde oluşmasının sağlandığını söyledi.
TCMB ayrıca döviz piyasasının sağlıklı işlemesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladığını; 31 Mart'tan itibaren alım yönlü swap ihaleleri ile Türk lirası fonlama sağladıklarını belirtti. Bu adımların piyasa oynaklıklarını sınırlamada etkili olduğunu; mart ve nisan aylarında politika faizinin sabit tutulduğunu aktardı.
TL mevduat, KKM ve kredi büyümesi
Karahan, TL mevduat payını artırmaya yönelik düzenlemelerin finansal koşullara göre revize edildiğini, KKM hesaplarının açılması ve yenilenmesi uygulamasının 2025'te sonlandırıldığını ve bu hesaplarda çok sınırlı bakiye kaldığını söyledi. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarının kullanıldığını ifade etti.
Kredi büyümesinin yükselişinin ticari krediler kaynaklı olduğunu, TL ticari kredilerin geçen yılın son çeyreğinden itibaren aylık ortalama yüzde 3'ün üzerinde büyüdüğünü bildirdi.
Sonuç: Fiyat istikrarına vurgu
Jeopolitik gelişmelerin yarattığı arz şoklarının dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini, ancak bunun fiyat istikrarı hedefinden sapma anlamına gelmeyeceğini kaydeden Karahan, orta vadeli enflasyon görünümünün para politikası duruşuyla şekilleneceğini ve fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurguladı.
Karahan, enflasyon beklentilerinde geçen döneme kıyasla istenen düşüşün sağlanmadığını; beklentilerin halen tahminlerin üzerinde seyrettiğini belirterek, "Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" ifadesini yineledi.
Komisyon çalışması, Karahan’ın sunumunun ardından milletvekillerinin konuşmalarıyla devam etti.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI BAŞKANI (TCMB) FATİH KARAHAN, "ORTA DOĞU'DAKİ GELİŞMELER, ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ ÜZERİNDE BELİRSİZLİĞE YOL AÇTI. ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE BOZULMA İZLEDİK. GERİLİMİN NE KADAR SÜRECEĞİ ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ AÇISINDAN KRİTİK BİR RİSK UNSURU" DEDİ.