TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un değerlendirmeleri
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği’ni ziyaret ederek Türkiye ve küresel gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, 2026 yılının hem Türkiye’ye hem insanlığa barış, esenlik ve iyilikler getirmesi temennisinde bulundu ve Meclis çalışmalarının önemine dikkat çekti.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu
Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına ilişkin olarak tüm siyasi partilere ve komisyonda görev yapanlara teşekkür etti. Komisyonun çoğulcu ve demokratik bir yaklaşımla yürüdüğünü, toplumun farklı kesimlerinin dinlendiğini belirtti. Partilerin kendi raporlarını hazırlayıp başkanlığa sunduğunu, ortaklaşılan noktaların çoğaltılması ve ayrışılan konularda mümkün olan mutabakatların sağlanmasıyla nihai raporun hazırlanacağını ifade etti.
Kurtulmuş, komisyonun çalışmalarının tavsiye niteliğinde olacağını, örgütün silahları bıraktığının tespit edilmesinin ardından yasal düzenlemelere ilişkin tekliflerin TBMM Genel Kurulu’na sunulacağını kaydetti.
Suriye değerlendirmesi
Kurtulmuş, Suriye konusunda son derece kırılgan bir ortam bulunduğunu vurgulayarak Suriye’nin toprak bütünlüğünün hem Suriye’nin hem bölgenin geleceği için fevkalade hassas olduğunu belirtti. Yeni yönetimin katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla tüm toplumsal kesimlerin temsil edildiği bir düzen kurmasının Türkiye’nin önceliklerinden biri olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, Suriye bağlamında bölgedeki etnik ve mezhebi bütünlüğe işaret ederek, Türkiye’nin entegrasyon ve iş birliğini teşvik ettiğini; buna karşın bazı ülkelerin bölgeyi daha fazla parçalamaya yönelik politikaları olduğunu savundu.
Kurtulmuş’un Suriye ile ilgili vurgusu şu şekilde özetlendi: ’Suriye’nin bütün unsurlarının uyanık olması gerekiyor. Bölge halklarının, özellikle Suriye’deki bütün unsurların birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu, bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım ve 10 Mart mutabakatı çerçevesinde Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım. Bu Suriye Kürtlerinin, Araplarının ve Suriye’nin bütün unsurlarının geleceği için önemli bir yaklaşım.
Kurtulmuş ayrıca dikkat çekici bir değerlendirme yaparak, ’İsrail Suriye’deki Sünni Arapları sevmiyor da İsrail Suriye’nin Kürtlerini seviyor değildir. Yani kendilerine itaat etmek zorunda olan kölelerdir’ ifadelerini kullandı.
Meclis’teki istismar soruşturması
Kurtulmuş, Meclis’e gelen istismar iddialarına ilişkin süreci anlattı. Konunun 19 Kasım’da Meclis’e geldiğini, 20 Kasım sabahı soruşturmaların başlatıldığını ve süreç sonucunda 5 kişinin adli makamlara sevk edildiğini, bunlardan 4’ünün mahkemece tutuklandığını, birinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını belirtti. İhmali görülen bir yöneticinin görevden alınıp cezalandırıldığını söyledi.
İdari soruşturmanın süratle ve titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Kurtulmuş, mahkemenin iddianamesinin büyük oranda idari soruşturmaların sonuçlarına dayandığını ifade etti. İlk duruşmanın 16 Ocak’ta yapılacağını ve Meclis hukuk bürosunun davayı sonuna kadar takip edeceğini açıkladı.
Yeni anayasa ve Meclis'in rolü
Kurtulmuş, Türkiye demokrasisinin güçlenmesi için yeni bir anayasa çalışmasının şart olduğunu söyledi. Mevcut komisyon çalışmalarında anayasa meselesinin bilinçli olarak dışarıda tutulduğunu, konunun terörün sona erdirilmesi üzerine odaklandığını belirtti. Ancak TBMM önünde yeni bir anayasa hazırlama görevinin durduğunu vurguladı.
Ayrıca Meclis’in etkinliğine ve itibarına dair değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, milletvekillerinin eksik taraflarını gidermeye çalışarak Meclis’in itibarını yükseltmeleri gerektiğini söyledi.
Gazze ve uluslararası hukuk
Kurtulmuş, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını insanlık açısından sert sözlerle eleştirdi. Gazze’de işlenenleri ’apaçık soykırım’ olarak nitelendirerek Auschwitz ve Srebrenica örnekleriyle kıyasladı ve Gazze olaylarının uluslararası alanda yeni bir dönemi başlattığını belirtti. Gazze soykırımına sessiz kalanların en büyük kötülüğü kendilerine yaptıkları değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların fiili işlevselliğinin zayıfladığına ilişkin eleştirisini paylaştı ve mevcut tablonun uluslararası hukukun etkinliğini zayıflattığını kaydetti.
Kurtulmuş’un konuşmaları, Meclis çalışmaları, komisyon süreçleri, Suriye politikası ve uluslararası krizlere ilişkin görüşleri çerçevesinde Türkiye’nin hem iç hem dış politikada takip ettiği öncelikler ve yaklaşımlar hakkında kapsamlı bir çerçeve sundu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş PMD’yi ziyaret etti