KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM temsilcisi Cuellar ile görüştü
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'ı Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'nde kabul etti. Görüşme bir saati aşkın sürdü ve Kıbrıs meselesi başta olmak üzere müzakereler ile iki taraf arasında açılması planlanan yeni sınır kapıları gündeme geldi.
Görüşmede ele alınan ana başlıklar
Görüşmenin akabinde açıklama yapan Tatar, 26 Eylül’de BM Genel Sekreteri ile, 27 Eylül’de ise Rum liderle New York’ta üçlü toplantı yapacaklarını duyurdu. Tatar, Kıbrıs sorununun çözümünde statü eşitsizliğinin ortadan kaldırılması, egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statünün kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
Hapishane iddiaları ve insani talep
Tatar, GKRY hapishanelerindeki koşullar hakkında endişe belirterek, 'Rum hapishanelerindeki vatandaşlarımız zulümle karşı karşıya' ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı, hapishanedeki koşullar ve davranışlara ilişkin gelen haberlerin ciddi olduğunu söyleyerek Cuellar'dan ilgili tarafla görüşmesini ve KKTC vatandaşlarının insani koşullarda muamele görmesini talep ettiğini aktardı.
New York takvimi ve müzakere beklentileri
Tatar, GKRY ile sınır kapılarının açılmasına ilişkin görüşmelerde Rum tarafının negatif tutumunu Cuellar'a ilettiğini belirtti ve bu konuyu 26-27 Eylül tarihlerinde New York'ta BM Genel Sekreteri nezdinde yeniden gündeme getireceğini ifade etti.
BM temsilcisinin değerlendirmesi
Maria Angela Holguin Cuellar, görüşmenin olumlu geçtiğini bildirerek birkaç hafta içinde New York'ta Genel Sekreter ile yapılacak toplantı sürecini ele aldıklarını söyledi. Cuellar, Ada'daki duruma ilişkin Genel Sekreter'e sunulmak üzere bir rapor hazırlamak üzere Kıbrıs'ta bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Tatar ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis arasındaki görüşmelerin yeniden başlamasını umduklarını belirtti.
Değerlendirme
Tarafların BM nezdindeki temasları ve iddiaların gündeme alınması, müzakere sürecinde hem siyasi güven hem de insani boyuttaki hassasiyetlerin ön plana çıktığını gösteriyor. Tatar'ın hapishane koşullarına ilişkin talepleri ve 26-27 Eylül toplantıları, müzakerelerde insan hakları ve karşılıklı kabul edilebilir çözümlerin nasıl ele alınacağının belirlenmesinde belirleyici olabilir.