Sivas'ta geleneksel saraçlık direniyor
Sivas'ta 60 yıldır aynı atölyede deri işleyen Veysel Karagöz, dedesinden miras aldığı saraçlık sanatını geleneksel yöntemlerle sürdürüyor. At eyerleri, koşu takımları ve Kangal köpekleri için tasma ile göğüslük gibi ürünleri tamamen el emeğiyle hazırlayan Karagöz, el yapımı parçaları ziyaretçiler aracılığıyla yurt dışına da gönderiyor.
Yaz aylarında kente gelen yerli ve yabancı turistler, Karagöz'ün atölyesindeki ürünlere ilgi gösteriyor. Kişiye özel isim işleme ve ay-yıldız motifli tasarımlar, hem anı eşyası hem de fonksiyonel kullanım için tercih ediliyor. Ürünlerin tamamının elle yapılması, mesleğin özgününü korumasını sağlarken ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunuyor.
Ustalığın geçmişi ve işin dönüşümü:
Karagöz, saraçlığın kendisinde üçüncü kuşak olduğunu belirtiyor. Eskiden köylerde atların yaygın olması, şehirlerde faytonculuğun yoğunluğu sebebiyle işlerinin daha fazla olduğunu anlatıyor. Traktörlerin ve otomobilin yaygınlaşmasıyla at kullanımının azalması, saraçlara olan talebi doğrudan etkiledi. Buna rağmen Karagöz, emekli maaşıyla birlikte mesleğini sürdürdüğünü ve buradan elde edilen gelirle çocuklarını yetiştirdiğini vurguluyor: "4 evladım var ve onları da buradan kazandıklarımla büyüttüm".
Ayrıca zaman zaman sinema sektörüne özel üretimler yaptıklarını belirten Karagöz, hem Türkiye içindeki siparişleri hem de yurt dışına gönderilen ürünleri kendileriyle ilişkilendiriyor. Kardeşinin de aynı mesleği icra ettiğini, bu sayede üretimin farklı noktalara ulaştığını aktarıyor.
Gelecek endişesi: çırak yetişmiyor
Mesleğin en büyük sorunu olarak çırak yetişmemesini gösteren Karagöz, gençlerin asgari ücret seviyesindeki kazanç beklentileri ve ustaların ekonomik koşulları nedeniyle yeni eleman bulmakta zorlandıklarını söylüyor. "Biz çıraklara asgari ücret veremiyoruz, onlar da en az o paralara çalışmak istiyorlar; böyle olunca da biz çırak bulamıyoruz" ifadeleriyle geleceğe dair kaygısını özetliyor.
Karagöz, Türkiye genelinde saraç ustası bulmanın giderek zorlaştığını vurgularken, bu köklü el sanatının yok olma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor: "Türkiye’de bugün 80 ilin tamamında saraç ustası bulmak neredeyse mümkün değil." Ustanın çabası, geleneği yaşatmak isteyen az sayıdaki uygulayıcıdan biri olarak mesleğin devamı adına önem taşıyor.
Atölyede yılların birikimiyle üretilen parçalarda hem işlevsel hem de estetik kaygı bir arada bulunuyor; böylece Sivas'taki geleneksel saraçlık hem yerel ihtiyaçları karşılamaya devam ediyor hem de ziyaretçilerin taşıdığı hatıralar aracılığıyla sınır ötesine taşınıyor.
Sivas'ta mesleğin son temsilcisi, 60 yıllık saraç son dönemlerde yurt dışına üretim yapıyor