Sigorta Fonları 2026: Döviz Bazlı Prim İadeli Hayat Sigortaları ve Vergi Kaldıracı
TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu Kurucu Başkanı Abdulcelil Alkış, finansal özgürlüğün yalnızca gelir artışıyla değil, vergisel avantajların doğru kullanılmasıyla sağlanabileceğini vurguladı. Alkış, döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarının ailelere miras niteliğinde güvence sunduğunu belirtti ve bordrolu çalışanların maaşlarından kesilen vergilerin doğru planlama ile uzun vadeli döviz bazlı bir varlığa dönüştürülebileceğini aktardı.
Vergi avantajı ve mekanizma
Alkış, sistemin Gelir Vergisi Kanunu kapsamındaki düzenlemelerle bir vergi kaldıracı oluşturduğunu ifade etti. Bu çerçevede prim ödemelerinin vergi matrahında indirim imkanı doğabildiğini, özellikle yüksek gelir grubundaki çalışanlar için yüzde 40'a varan vergi iadesi sağlayabildiğini söyledi. Alkış, bu avantajın ödenen primin önemli bir kısmının devlet tarafından desteklenmesi anlamına geldiğini vurguladı. Gençlerin sigortayı maliyet olarak görmelerinin hatalı olduğunu belirten Alkış, bekleme maliyeti analizlerine dikkat çekti. Alkış, 25 yaşında sisteme giren bir kişi ile 35 yaşında başlayan kişi arasında sağlanan koruma açısından ciddi fark oluştuğunu belirterek şunları söyledi: "25 yaşında başlayanla 35 yaşında başlayan arasındaki fark, sağlanan koruma açısından 170 bin dolarlık devasa bir kayıptır. Ertelediğiniz her yıl, aslında gelecekteki tazminatınızdan 5 bin doları siliyorsunuz". Alkış, bordrolu çalışanlara yönelik olarak primlerin matrahtan düşülmesinin hem birikim hem de vergi yükü açısından avantaj sağladığını belirtti. "Maaşınızın vergisini geleceğinize yatırın" çağrısıyla, bugün atılacak bir imzanın uzun vadede yüz binlerce dolarlık finansal güvenceye dönüşebileceğine dikkat çekti. Alkış, prim iadeli hayat sigortalarının enflasyona karşı koruma sağlayabileceğini, sözleşme kapsamındaki kritik hastalıklarda toplu ödeme yapıldığını ve poliçe süresince sağlıklı kalınması halinde ödenen primlerin döviz bazlı olarak geri alındığını belirtti. Bu özelliklerin, vergi avantajıyla birleştiğinde modelin maliyet-etkinliğini artırdığını ifade etti. Türkiye'de yastık altında tutulan varlıkların finansal sisteme kazandırılmasının önemine değinen Alkış, sigorta acentelerinin bu dönüşümde köprü rolü üstlendiğini söyledi. Kurumsal ve bireysel düzeyde önerilerde bulunan TÜGAP projeksiyonları, sigortanın döviz bazlı varlık olarak değerlendirilmesi, kurumların grup hayat ve kritik hastalık sigortalarını yan hak olarak sunması, devletin acentelerin finansal danışmanlık rolünü güçlendirmesi ve sektörün prim iadeli ürünlerini çeşitlendirmesi yönünde yoğunlaşıyor. Alkış ayrıca şunu vurguladı: "Türkiye’nin yastık altında bekleyen yaklaşık 400-500 milyar dolar değerindeki varlığının sisteme dahil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur." Bu kapsamda Gelir Vergisi Kanununun 63. ve 89. maddeleri ile tanınan vergi kaldıraçlarının, finansal özgürlüğe giden rota üzerinde belirleyici olabileceğini söyledi. Sonuç olarak, Alkış'a göre döviz bazlı prim iadeli hayat sigortaları hem bireysel birikim ve koruma aracı hem de vergisel planlama ile desteklendiğinde ekonomik açıdan etkili bir enstrüman olarak değerlendirilebilir. Erken katılımın ve vergi mekanizmalarının bilincinde hareket etmenin, uzun vadeli finansal güvenceyi güçlendireceği belirtiliyor. TÜGAP GİRİŞİMCİ ACENTELER PLATFORMU KURUCU BAŞKANI ABDULCELİL ALKIŞ
Ertelemenin maliyeti ve genç profesyonellere öneriler
Maaştan tasarruf — verginin geleceğe yönlendirilmesi
Poliçe kapsamı, geri dönüş ve sistemin ekonomik rolü
Makroekonomik boyut ve sektör önerileri