Samsun'daki akaryakıt istasyonu heyelanında keşif: Acılı anne Çiğdem Kaya olay yerinde gözyaşlarına boğuldu
Samsun’un Canik ilçesinde, Lovelet AVM yanında bulunan akaryakıt istasyonunda 27 Nisan 2025 gecesi meydana gelen heyelanda, oto yıkama bölümünde aracını yıkayan Adem Kaya (35) ile kızları Açelya Mina (7) ve Ayla (5) toprak kayması sonucu göçük altında kalarak hayatını kaybetmiş; anne Çiğdem Kaya (31) yaralı olarak kurtarılmıştı. Olayla ilgili dava Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor, dosya daha önce ileri bir tarihe ertelenmişti.
Keşif ve bilirkişi çalışması
Tazminat davasının görüldüğü Samsun 1. Tüketici Mahkemesi tarafından, facianın meydana geldiği akaryakıt istasyonunda keşif gerçekleştirildi. Keşif kapsamında işletme sahibi Gedikli Petrol ile ana distribütör firma Opet aleyhine açılan davada mahkeme heyeti ve bilirkişiler yer aldı. Mahkeme heyetine katılan bilirkişiler arasında, rapora göre bir inşaat mühendisi, bir jeoloji mühendisi, bir harita mühendisi ile iki iş güvenliği uzmanı bulundu. Ayrıca Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahalle bilirkişisine gönderilen raporun beklendiği bildirildi.
Avukatın tespitleri
Ailenin avukatı Kartal Akcan, keşif sırasında mahkemeye önemli tespitler sundu. Akcan’ın değerlendirmesi, alanın %80-90 eğimli ve bir binanın duvarı gibi dik olduğu; kayaların yüksekliğinin 10 ila 15 metre arasında bulunduğu yönünde oldu. Akcan, keşifte şu noktalara dikkat çekti:
"Buradaki en büyük eksiklik palyeli bir teknik donanımın yapılmamış olmasıdır. Palyeli sistem olsaydı büyük kütlelerin aşağı düşmesi engellenebilirdi. Her 4-5 metrede bir basamak yapılması gerekiyordu. Palyeli yapı olsaydı belki şu an bu aile hayatta olacaktı. Burada çok büyük bir kusur var. Akaryakıt istasyonu işletmecisi ve ana dağıtıcı firmanın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ’nin de kusuru olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle idare mahkemesine de dava açtık."
Acılı annenin keşifteki tepkisi
Keşif sırasında ilk kez olay yerine gelen Çiğdem Kaya gözyaşlarına boğuldu. Kaya keşifte yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:
"İlk defa geliyorum. Burada durmak ve konuşmak benim için o kadar zor ki. 27 Nisan 2005’te burada bir kıyamet koptu. Cehennem azabı gibiydi. O cehennem ateşi benim burama girdi, sönmüyor, gitmiyor. Bir ihmalkârlık, bir sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim. Ailem yok oldu. Beni mezarlıklardan, buralardan mecbur bırakıp taşınmaya zorladılar. Beni Samsun’a sığdıramadılar. Bunu da sürekli söyleyeceğim. Gördüğünüz gibi AVM kapatılacak denildi ama AVM hâlâ işliyor. Ülkemizde adalet istiyoruz. Çocuklarımız, gençlerimiz artık ölmesin. Adalet olsun."
Diğer yargı süreçleri
Olayla ilgili olarak, akaryakıt istasyonu işletmecisi ve ana dağıtıcı firmaya açılan tazminat davasının yanı sıra, olayda kusur olduğu değerlendirilen Samsun Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ aleyhine ayrı bir idare mahkemesi tazminat davası da açıldığı bildirildi.
KEŞİF SIRASINDA İLK KEZ OLAY YERİNE GELEN ÇİĞDEM KAYA GÖZYAŞINA BOĞULDU.