duruşmada savunma:
Ruşen Çakır, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen davanın dördüncü günündeki duruşmada savunma yaptı. Üzerine atılan 'yolsuzluk' ve 'casusluk' suçlamalarını kabul etmeyen Çakır, bu davaya dahil edilmesinin kendisi için büyük bir adaletsizlik olduğunu söyledi. Mesleğinin 40’ıncı yılında böyle bir iddiayla karşılaşmasının kendisini derinden etkilediğini belirtti.
Çakır, yıllardır zor konularda çalıştığını, daha önce yaptığı röportajlarda veya yurt içi temaslarında yargılanmadığını, örnek olarak geçen ay Kandil'de Duran Kalkan ile yaptığı röportajın bile ifadesinin alınmadığını aktardı. Buna karşılık bu davada "bir suç örgütüne üye olmamakla beraber bilerek ve isteyerek yardım etmek" şeklindeki suçlamalarla yargılandığını ifade etti.
gizli tanık iddiaları ve isim karışıklığı:
Sanık, 19 Mart 2025 tarihinde başlayan gözaltı sürecine ilişkin bulguları ve medyada yer alan polis ifadelerini hatırlattı. Çakır, Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un polis ifadelerinin medyaya yansımasıyla birlikte, ifadelerde "Meşe" adlı gizli tanığın kendisi de dahil yaklaşık 12 gazeteci hakkında beyan verdiğinin belirtildiğini söyledi. Bu haberler sonrası gözaltı ve tutuklanmayı beklediğini, hatta bunun ihtimaline karşı bir video kaydettiğini aktardı.
Çakır'ın duruşmadaki vurgusu, gizli tanık beyanlarındaki isim tutarsızlıkları oldu. Polis ifadelerinde geçen "Meşe" ismiyle daha sonra kendisine ulaşan ifadelerde geçen "İlke" isminin çakıştığını belirtti. Çakır, emniyette kendisine "İlke" adlı gizli tanığın kendisi hakkında söylediklerinin anlatıldığını ve burada "Ağaç" isimli gizli tanığın aniden "İlke"ye dönüştüğünü söylediklerini aktardı. Bu çelişkinin, hakkındaki suçlamaların dayanaklarının sarsılması anlamına geldiğini savundu.
ilişkiler, buluşma iddiaları ve yayın içeriği:
Duruşmada adı geçen bazı temasların ve buluşma iddialarının da kapsamlı şekilde değerlendirildiği görüldü. Gazeteci, Murat Ongun ile yıllardır tanıştığını, 2019'da Ongun'un Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak tanıştığını, İstanbul Kurtuluş mitinginde Ekrem İmamoğlu ile karşılaştığını anlattı. Haberlere yansıyan "Murat'la 18 kez aylık düzenli görüştüğüm" ve "Emrah Bahdatlı ile 11 kez akşam buluştuğum" iddialarını da değerlendirdi; Murat Ongun'u tanıdığını, kendisini sevdiği bir meslektaşı olarak tanımladı ancak bunun suç isnadıyla ilişkilendirilmesini reddetti.
Çakır, ayrıca Ekrem İmamoğlu ile Medyascope arasındaki ilişkinin sınırlı olduğunu, iki-üç kez yayın yaptıklarını belirtti. Kendisine yöneltilen "yayınların karşılığında para aldığı" iddiasını ise "ben bu yayınlarla aldığım paranın karşılığını veriyormuşum" sözleriyle eleştirdi ve bu tür iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Savunmasında, özel olarak vurguladığı nokta ise yayınlarının niteliğiydi: 'Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazılarımın büyük bir kısmı eleştireldi.'
Çakır ayrıca, 2023'te Kemal Kılıçdaroğlu'nun çeşitli mitinglerine katıldığını ve HTS kayıtlarının bu katılımları gösterdiğini, bazı kişilerin bahsedilen mitinglere gitmediğini belirttiğini aktardı. Gizli tanıkların beyanlarının güvenilirliğini sorgulayarak, bu iddiaların bir gazetecinin 40 yıllık saygın meslek yaşamını lekelemeye yönelik olduğunu öne sürdü.
Duruşma, diğer sanıkların savunmalarıyla devam ediyor. Mahkeme süreci ve savunma iddialarının değerlendirilmesi önümüzdeki oturumlarda sürdürülmek üzere kayda geçti.
Sanık Ruşen Çakır: "Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların büyük kısmı eleştireldi"