Rize-Çayeli açıklarında analiz sonuçları ve değerlendirme
Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Rize–Çayeli açıklarında yıllardır bilinen petrol sızıntısına ilişkin numunelerin analizlerinin olumlu çıktığını açıkladı. Alınan örneklerden birinin TPAO'ya gönderildiği ve olumlu sonuç verildiği, diğer numunenin üniversite laboratuvarlarında yapılan analizlerle bunun teyit edildiği bildirildi. Elde edilen bulguların bölgenin petrol potansiyeline güçlü kanıt sunduğu vurgulandı.
Numune analizi ve jeofizik veriler
Prof. Dr. Maden, iki ayrı numune alındığını ve hem TPAO hem de üniversite laboratuvarlarının sonuçlarının birbirini doğruladığını belirtti. Bu veriler ışığında sızıntının doğal ham petrol kaynaklı olduğu kesinleştirildi. Uydu görüntülerinde daha önce tespit edilen bir sızıntı noktasına ek olarak son çalışmalarda iki farklı sızıntı noktası görüldüğü, bu bulgunun jeofizik verilerle örtüştüğü ifade edildi.
Analiz sürecinin TPAO ile iş birliği içinde yürütüldüğü ve üniversite laboratuvarlarının elde ettiği sonuçların kurum analizlerini teyit ettiği belirtildi. Bu birliktelik, sahadaki bulguların güvenilirliğini artıran bir unsur olarak öne çıktı.
Sondaj çağrısı ve enerji güvenliği
Prof. Dr. Maden, elde edilen sonuçların ardından Rize açıklarına sondaj gemisi gönderilmesinin bilimsel bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı: 'Rize açıklarına sondaj gemisi gönderilmesi artık bilimsel bir zorunluluk haline gelmiştir.' Enerji Bakanı tarafından 31 Aralık 2025 tarihinde yapılan 'Önümüzdeki aylarda Doğu ve Orta Karadeniz’de sondaj ve arama çalışmaları yapılacak' açıklaması da bu beklentiyi destekliyor.
Ayrıca akademisyen, Türkiye envanterine eklenen Çağrı Bey ve Yıldırım sondaj gemilerinin ülkenin enerji güvenliğine katkı sağladığını ifade etti. 2025'te yayımlanan akademik çalışmalarına atıfla, Türkiye'nin bölgesel konumunun artık 'köprü ülke' değil 'merkez ülke' haline yükseldiği değerlendirmesine yer verildi.
Karasal çalışmalar: Bayburt, Gümüşhane, Erzurum ve Erzincan
Prof. Dr. Maden, karada yürütülen araştırmalardan da örnekler paylaştı. Bayburt'ta Ortaçimağıl köyünde 1933'ten bu yana bilinen petrol sızıntısına ilişkin saha çalışmalarını sürdürdüklerini, Saruhan, Ortaçimağıl, Kurbanpınarı ve Uluçayır köylerinde yeni sızıntı alanları tespit ettiklerini söyledi. Bu saha numunelerinin TPAO'ya gönderildiği ve olumlu sonuç alındığı bildirildi.
Gümüşhane'de iki ayrı sahada petrol sızıntısına rastlandığı; bahar aylarında bu bölgelerde daha detaylı inceleme planlandığı belirtildi. Prof. Dr. Maden, karada ve denizde yürütülen arama faaliyetlerinin ülkenin enerji arayışına olumlu katkı sağladığını, yeni sondaj gemilerinin bölgesel enerji güvenliğine destek vereceğini ifade etti.
Bölgesel bakış ve diplomatik vurgu
Doğu Akdeniz'e ilişkin değerlendirmesinde Prof. Dr. Maden, bölgede farklı aktörlerin bulunduğunu ve Türkiye'nin güçlü duruşunu sürdürdüğünü belirtti. Kıbrıs Türkü'nün haklarının korunmasının önemine vurgu yapıldı. Ayrıca Afrika'dan Hazar Denizi'ne, Balkanlar'dan Karadeniz'e uzanan çalışmaların sonucunun alınmaya devam ettiği kaydedildi.
Prof. Dr. Maden, son olarak Enerji Bakanı ve TPAO Genel Müdürünü Rize-Çayeli'ne davet ederek, bölgedeki sahanın bilimsel ve teknik olarak daha kapsamlı bir şekilde incelenmesini talep etti. Elde edilen analiz sonuçlarının yönlendireceği çalışmaların, yerel beklentiler ve ulusal enerji politikaları açısından belirleyici olacağına dikkat çekti.
GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜM BAŞKANI PROF. DR. NAFİZ MADEN, RİZE-ÇAYELİ AÇIKLARINDAKİ PETROL SIZINTISINDAN ALINAN NUMUNELERDE YAPILAN ANALİZLERİN OLUMLU SONUÇLAR VERDİĞİNİ SÖYLEDİ.