Radon gazı evlerde birikebilir, akciğer kanseri riski artırıyor

Doç. Dr. Nursel Dikmen, radonun zemin ve bodrum katlarda birikebileceğini, sigaradan sonra akciğer kanserinin ikinci nedeni olduğunu ve ölçüm ile havalandırma önerdiğini belirtiyor.

Yayın Tarihi: 17.07.2026 10:17
Güncelleme Tarihi: 17.07.2026 10:17

Radon gazı evlerde birikebilir, akciğer kanseri riski artırıyor

Radon gazının kaynakları ve evlere sızması

İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nursel Dikmen, radonun "doğal yollarla oluşan radyoaktif bir gaz" olduğunu belirterek gazın toprakta, kayalarda ve yeraltı sularında bulunan uranyumun bozulması sonucu oluştuğunu açıkladı.

Doç. Dr. Dikmen, "Radon gazı, atmosferde düşük seviyelerde bulunduğu için genellikle risk oluşturmaz. Ancak kapalı ortamlarda birikmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle bina temellerindeki çatlaklar, tesisat geçiş noktaları ve havalandırma sistemleri aracılığıyla yaşam alanlarına sızabilir" dedi.

Bodrum ve zemin katlarda yoğunlaşma

Uzman, radonun en çok zemin ve bodrum katlarda yoğunlaştığını vurguladı: "Radon gazı en çok zemin ve bodrum katlarda yoğunlaşır. Çünkü gaz doğrudan topraktan yükselerek bu alanlarda birikir. Havalandırmanın yetersiz olduğu kapalı alanlarda risk daha da artar."

Sağlık etkileri

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre radon, sigaradan sonra akciğer kanserine yol açan ikinci en önemli etkendir. Doç. Dr. Dikmen, ortalama radon seviyelerine ve sigara kullanım oranlarına bağlı olarak tüm akciğer kanserlerinin yüzde 3 ila yüzde 14’ünden radonun sorumlu olabileceğini, sigara içenlerde riskin daha yüksek olduğunu ifade etti.

Radonun solunum yoluyla alınması sonucu parçalanarak radyoaktif maddeler açığa çıktığını ve "bu maddeler hücre DNA’sına zarar vererek hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına yol açabilir. Bu süreç zamanla akciğer kanseri gelişimine neden olabilir" şeklinde uyardı.

Hassas gruplar

Doç. Dr. Dikmen, radonun sadece kansere değil kronik bronşit ve kronik öksürük gibi diğer solunum yolu hastalıklarına da yol açabileceğini belirterek, "özellikle astım hastaları radondan daha fazla etkilenebilir. Çocuklar ve gebeler de risk grubundadır. Yüksek radon maruziyeti fetüs gelişimini olumsuz etkileyebilir. Çocukluk döneminde maruz kalınması ise ilerleyen yaşlarda kronik akciğer hastalıklarına zemin hazırlayabilir" dedi.

Yapı malzemeleri ve su kaynakları

Dikmen, radonun yalnızca topraktan değil bazı yapı malzemeleri ile kuyu ve doğal kaynak sularından da gelebileceğini belirtti: "Granit, taş ve beton gibi doğal yapı malzemeleri yapılarında uranyum içerebilir. Ayrıca kuyu ve doğal kaynak sularında çözünmüş radon bulunabilir. Bu da ev içi maruziyeti artırabilir."

Ölçüm ve korunma önerileri

Radonun renksiz, kokusuz ve tatsız olduğu için duyu organlarıyla tespit edilemeyeceğini belirten Dikmen, "Maruziyeti anlamanın tek yolu özel radon ölçüm cihazları veya kitleri kullanmaktır. Özellikle bodrum ve zemin katlarda yaşayan kişilerin ölçüm yaptırması önemlidir" dedi.

Korunma için öneriler arasında düzenli havalandırma, bina temellerindeki çatlakların onarılması, kuyu suyu kullanılıyorsa uygun arıtma sistemlerinin tercih edilmesi ve gerekli durumlarda profesyonel radon ölçümü yer alıyor.

İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ GAZİOSMANPAŞA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI DOÇ. DR. NURSEL...

İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ GAZİOSMANPAŞA HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI DOÇ. DR. NURSEL DİKMEN

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.