Eskişehir Türk Ocağı'nda yapay zeka ve astropolitika değerlendirmesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uzay ve Hızlandırıcı Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve BM Yapay Zeka Kurulu Üyesi Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, Eskişehir Türk Ocağı'nda yaptığı konuşmada uzay, yapay zeka ve astropolitika alanlarındaki kritik gelişmeleri değerlendirdi. Demirköz, gelecekte siyaset alanının jeopolitik odaklı değil, astropolitik odaklı olacağını vurguladı.
Yapay zeka: kavram kargaşası ve sorumluluk
Demirköz, yapay zeka kavramı etrafında bir kargaşa olduğunu belirterek, yapay zekanın kendi başına bir niyeti ve aklı olmadığını; tüm modellerin eğiticilerin verdiği verilerle ve yönlendirmesiyle şekillendiğini ifade etti. Kullanıcı verilerinin nasıl kullanıldığı konusunda uyarıda bulunarak, 'Eğer bir şey bedavaysa, ürün sizsiniz' sözünü hatırlattı ve doğal dil modellerinin ücretsiz görünse bile kullanıcı soruları, ilgi alanları ve paylaşılan bilgiler üzerinden pazarlama ve reklam şirketlerine veri sağladığını söyledi.
Veri sınırı ve 'dünya modelleri' öngörüsü
Soru-cevap bölümünde büyük dil modellerinin veri sınırına ulaştığı iddialarını değerlendiren Demirköz, veri tükenmesi söylemlerinin yalnızca büyük dil modelleri için geçerli olduğunu belirtti. Yapay zekanın gerçek dünyayı anlayamaması; fizik, kimya ve biyoloji gibi alanlarda sebep-sonuç ilişkilerini çözmede zayıf kalmasının temel sorun olduğunu vurguladı. Önümüzdeki dönemde en büyük gelişmenin makinelerin dünyayı insan benzeri algılamasını sağlayacak 'dünya modelleri' olacağını öngördü.
Sağlık verileri ve anonimleştirilmiş kullanım
Kişisel sağlık verilerinin paylaşımı konusunda bireysel veri paylaşımına karşı uyarılarda bulunan Demirköz, devlet eliyle yürütülen, kimliksiz ve anonimleştirilmiş sistemlerin halka fayda sağlayabileceğini belirtti. Örnek olarak, Sağlık Bakanlığı'nın kapalı devrede ve anonim biçimde veri işleyerek bulaşıcı bir hastalığın yükselişini tespit etmesi ve önlem geliştirmesinin halk sağlığı açısından yararlı olabileceğini söyledi.
Uzayda mülkiyet, yapay zeka ve robotik
Astropolitika ile ilgili değerlendirmesinde Demirköz, kırılma noktası olarak Eylül 2023'ten beri uzaydaki varlıkların yüzde 50'sinin tek bir insana ait olduğunu ve bu oranın artmaya devam ettiğini ifade etti. Uzaydaki trafiğin yönetimi, yapay zekayla kontrol edilen robotların özellikle insansız bilimsel görevler için anlamlı olduğunu vurguladı. Mars'ta insansız helikopterin yapay zeka ile uçurulmasını insanlık tarihinin dönüm noktalarından biri olarak nitelendirip Apollo 11 ile karşılaştırdı. İletişim gecikmesinin ışık hızından kaynaklandığını, Mars ile Dünya arasındaki gecikmenin yörüngelere bağlı olarak 3 ila 20 dakika arasında değiştiğini; bu nedenle uzay görevlerinde yapay zekanın hayati önem taşıdığını belirtti.
Madencilik eğilimleri: denizaltı önceliği
Uzay madenciliği konusuna ilişkin soruya yanıt veren Demirköz, beklentinin aksine denizaltı madenciliğinin büyüme göstereceğini söyledi. Göktaşlarından ve diğer gök cisimlerinden maden getirmenin büyük lojistik ve teknik zorluklar taşıdığını; dünyanın yüzeyinin yaklaşık yüzde 71'inin su ile kaplı olması nedeniyle yeraltı varlıklarının önemli bölümünün deniz altında bulunduğunu belirtti. Bu bağlamda 'Mavi Vatan' tanımının önemine işaret ederek, şimdilik deniz madenciliğinin doğal gaz, petrol ve elmas için yapıldığını, ancak polimetalik nodüllerin madenciliği konusunda rekabetin hızlandığını ifade etti.
ODTÜ İVMER'in Türkiye'deki çalışmaları
Demirköz, ODTÜ İVMER ekibinin yürüttüğü çalışmaları ayrıntılarıyla paylaştı. Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki Alfa Manyetik Spektrometresi deneyi ile kozmik ışın analizlerinin yapay zeka modelleriyle geliştirildiğini; ulusal uydu programları için uzaydaki radyasyon hesapları ve testlerinin yapıldığını belirtti. Ankara'da TENMAK tesisleri içinde kurulan ODTÜ-Saçılmalı Demet Hattı laboratuvarında bugüne dek 138 proton testi tamamlandığını ve nötronlarla test kapasitesinin geliştirildiğini aktardı.
Ayrıca uzay için radyasyon sayaçları geliştirildiği; Roketsan'ın Sinop'tan yaptığı sonda uçuşlarında ve astronotumuz Tuva Cihangir Atasever'in Virgin Galactic uçuşunda bilimsel veriler toplandığı; uzay radyasyonunun atmosfere girişkenliğini anlamak için 9 kez stratosferik uçuş programı düzenlendiği ifade edildi. Uzay radyasyonuna karşı farklı radyasyon soğurucu malzemeler geliştirildiği ve Ay için yenilikçi yapı malzemeleri üzerinde çalışıldığı, bilişim alanında kuantum rassal ve kaotik rassal sayı üreteçleri ile fotonik kuantum kapılar ve yenilikçi kuantum hesaplama tekniklerinin geliştirildiği belirtildi. İVMER bünyesinde teorik fizik çalışmalarının, kütleçekimi dalgaları ve kozmoloji alanlarında çalışan ekiplerin bulunduğu da konuşmada vurgulandı.
Program sonu
Dinleyicilerin ilgiyle takip ettiği konuşmanın ardından Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz'e şükran beratı ve hediye takdim etti.
ESKİŞEHİR TÜRK OCAĞI'NDA DEĞERLENDİRMELERDE BULUNAN PROF. DR. MELAHAT BİLGE DEMİRKÖZ, "ÖNÜMÜZDEKİ 50 YILDA POLİTİKA JEO DEĞİL, ASTRO OLACAK" DEDİ.