Porsuk havzasında zemin uyarısı: büyük depremde binalar savunmasız

Prof. Dr. Erhan Altunel, Porsuk Çayı çevresindeki alüvyon zeminlerin sarsıntıyı taşıyamaması halinde binalarda ciddi hasar oluşabileceğini söyledi.

Yayın Tarihi: 19.08.2026 09:34
Güncelleme Tarihi: 19.08.2026 09:59

Porsuk havzasında zemin uyarısı: büyük depremde binalar savunmasız

Porsuk havzasında zemin uyarısı: büyük depremde binalar savunmasız

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Altunel, Eskişehir’de deprem tehlikesinin göz ardı edilemeyecek bir gerçek olduğunu belirterek özellikle Porsuk Çayı çevresindeki yapıların jeolojik zemine bağlı olarak risk altında olduğunu açıkladı. Altunel, zeminin sarsıntıyı taşıyamaması durumunda üzerindeki yapıların zarar göreceğini vurguladı.

deprem kaynakları ve yerel fayların rolü:

Altunel, bir yerleşimin deprem riskini değerlendirirken ilk bakılması gereken unsurun o bölgeyi etkileyebilecek deprem kaynakları olduğunu söyledi. Eskişehir’in, ülkenin en önemli deprem kaynaklarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Zonu'na yakın olduğunu; bunun 1999 depreminin etkilerinde açıkça görüldüğünü ifade etti. Ayrıca şehir içinde veya yakınından geçen Eskişehir Fayı'nın da aktif bir fay olduğunu ve 1956 yılında 6,4 büyüklüğünde deprem ürettiğini hatırlattı. Bu veriler, Eskişehir’de deprem tehlikesinin somut bir gerçeklik olduğunu ortaya koyuyor.

alüvyon zeminlerin taşıma gücü ve riskler:

Altunel, Porsuk Nehri’nin Kütahya tarafındaki dağlardan getirip Eskişehir Havzası’nda biriktirdiği ince partiküllerin (alüvyonların) buradaki zemini oluşturduğunu anlattı. Nehrin enerjisinin düştüğü alanlarda biriken ince kum, silt ve küçük çakıl gibi henüz taşlaşmamış çökeltilerin sarsıntıya dayanıksız olduğunu belirtti. Yüzey kırığı oluşturan büyük depremlerde kırık hattı üzerindeki yapılar doğrudan yıkılma riski taşırken, kırık hattından uzakta bulunan binalar da yerde oluşan güçlü sarsıntının etkisiyle hasar görebiliyor. Altunel, Porsuk Havzası özelinde zeminin özellikleri iyi bilinmeden yapılacak yapılaşmanın büyük deprem anında kaçınılmaz hasara yol açabileceğini söyledi.

müdahale öncelikleri ve öneriler:

Eskişehir’deki tehlikenin diğer illerle karşılaştırıldığında "çok büyük" olduğu değerlendirmesi yapmasa da Altunel, yöneticilerin önceliğinin vatandaşların güvenliğini sağlamak olması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda özellikle jeolojik olarak sorunlu alanlarda mikrobölgeleme çalışmaları yapılmasının şart olduğunu; aktif fayların nereden geçtiğinin ve yüzey kırığı oluşturup oluşturmayacağının acilen araştırılması gerektiğini belirtti. Altunel ayrıca geçmiş bin yıllarda nehrin yatak değişiklikleri nedeniyle farklı alanlarda alüvyon çökeltileri oluştuğunu; dolayısıyla zemin etütlerinin yapılaşmadan önce zorunlu kılınmasının önemine dikkat çekti.

Sonuç olarak, Prof. Dr. Altunel'in uyarısı özetle şu: Porsuk Çayı çevresindeki alüvyon zeminlerin sarsıntıyı taşıyamaması halinde üzerindeki binalarda hasar kaçınılmazdır ve yerel yönetimlerin bu riskleri azaltmak için jeolojik çalışmalar ve mikrobölgeleme uygulamalarını önceliklendirmesi gerekmektedir.

ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN...

ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.