Müzenin doğuşu:
Giresun’un Piraziz ilçesinde emekli anaokulu öğretmeni Ümmühan Aydın, siyah-beyaz televizyonların olduğu yıllarda izlediği bir belgeselden etkilendikten sonra başladığı kitre bebek yapımını 40 yıldır sürdürüyor. Yıllar içinde hazırladığı yüzlerce figürü tematik bölümler halinde bir araya getiren Aydın, Piraziz Belediyesi desteğiyle Kitre Bebek ve El İşleri Sanat Müzesini açtı.
Müze, masal kahramanlarından Karadeniz’in günlük yaşamına, fındık hasadından harmana kadar bölgenin kültürel unsurlarını üç boyutlu olarak sergiliyor. Aydın’ın çalışmaları hem yerel anlatıları hem de çocuklara yönelik eğitimsel yaklaşımları birleştiriyor.
Nasıl başladı:
Aydın, kitre bebek yapımına başlamasını şöyle anlatıyor: "Daha siyah-beyaz televizyon izlediğim yıllarda bir hanım kitre bebek yaparak uluslararası bir yarışmaya katılmış ve ödül almıştı. Onun belgeselini çekmişlerdi. Ben de çok etkilendim. ‘Acaba ben de yapabilir miyim?’ dedim. Deneme yanılmayla öğrenmeye başladım ve yıllar boyunca yapmaya devam ettim."
Anaokulu öğretmenliği döneminde çocuklarla gerçekleştirdiği etkinlikleri ve anlattığı hikâyeleri de müzeye taşıyan Aydın, figürlerin bir kısmında kendi öğretmen kimliğini ve okul etkinliklerini canlandırdı. "Bir hikayenin canlandırılması uzun bir çalışma gerektiriyor. Bir yılda sadece bir figür, bir hikayeyi canlandırabiliyorum," diyor.
Yapım süreci ve detaylar:
Aydın, figürlerin tamamının el emeği olduğunu vurguluyor: "Her biri tamamen el emeğiyle hazırlanan figürlerin yüz ifadelerinden kıyafetlerine, aksesuarlarından duruşlarına kadar bütün ayrıntıları tek tek işleniyorum. Bir figürün tamamlanması yaklaşık 20 gün sürebiliyor. Bir dramayı gerçekleştirmek ise neredeyse bir yıl sürüyor."
Kitre ham maddesi ve uygulama tekniği de Aydın’ın anlattığı gibi: "Kitre, geven ağacının ham maddesinden yapılan bir zamk. Bunu suyla bulamaç haline getiriyorsun. Toz şeklindeki kitreyi hazırlayıp iki gün kavanozda bekletiyorsun, muhallebi gibi oluyor. Daha sonra küçük pamuk parçaları alarak yüzünü oluşturuyorsun. Kuruduğunda katı oluyor ve bozulmuyor."
Müze düzenlemesinde masal kahramanları (Keloğlan, Rapunzel, Mutsuz Prenses, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses vb.) ile yerel sahneler yan yana sunuluyor; her sahne hem görsel hem de eğitsel amaç taşıyor. Aydın ziyaretçi kitlesine de seslenerek, "Babaanneler torunlarını alsın, gelsinler" diyor.
Geleneksel el sanatlarının yaşatılması:
Müzede görev yapan Arzu Korkmaz ise, ziyaretçilere yalnızca kitre bebekleri göstermekle kalmayıp, geleneksel el sanatlarının günlük hayatta yeniden kullanımına yönelik ürünler de sunduklarını belirtiyor. Korkmaz, Halk Eğitim Merkezi eğitimiyle ürettiği aksesuarları hem kullanılabilir eşyaya hem de hediyeliğe dönüştürdüklerini söylüyor.
Hazırlanan ürünler arasında kemerler, çanta sapları, telefon askıları, şapka süsleri, taç ve toka gibi öğeler bulunuyor. Korkmaz, bu çalışmayla kültürel mirasın genç kuşaklara tanıtılmasını amaçladıklarını vurguluyor: "Eski kültürümüzde olan aksesuarları günümüzde kullanılsın diye yapıyorum. Kültürümüz tanınsın istiyorum. Gençlerimiz bunları bilmiyor."
Müze, hem yerel halk hem de bölgeye gelen ziyaretçiler için hem nostaljik hem de eğitici bir deneyim sunuyor. Ümmühan Aydın’ın dört dekadı bulan üretkenliği ve Arzu Korkmaz’ın geleneksel el işleri çalışmaları, Piraziz’te küçük bir kültürel merkezin oluşmasına katkı sağlıyor.
GİRESUN’UN PİRAZİZ İLÇESİNDE EMEKLİ ANAOKULU ÖĞRETMENİ ÜMMÜHAN AYDIN (SOLDA) VE MÜZEDE GÖREV YAPAN ARZU KORKMAZ (SAĞDA), HAFTA İÇİ HER GÜN ZİYARETÇİLERİ BEKLİYOR