Parkinson sadece titremeyle başlamaz: sessiz uyarılar yıllar öncesinden gelebilir

Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, Parkinson’un motor belirtilerinden yıllar önce koku kaybı, REM uyku davranış bozuklukları ve kronik kabızlıkla sinyal verebileceğini söyledi.

Yayın Tarihi: 04.11.2026 11:01
Güncelleme Tarihi: 04.11.2026 11:01

Parkinson sadece titremeyle başlamaz: sessiz uyarılar yıllar öncesinden gelebilir

Motor belirtilerden önceki sessiz işaretler:

Parkinson denilince genellikle ellerde titreme, hareket yavaşlığı ve yürüyüş bozukluğu akla gelir. Ancak Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal hatırlatıyor: hastalık, motor bulgular ortaya çıkmadan yıllar önce farklı sistemleri etkileyerek ipuçları verebilir. Bunların başında koku kaybı, uyku sırasında bağırma ve tekme atma gibi davranış değişiklikleri ile kronik kabızlık geliyor.

Uysal, bu şikâyetlerin birbirinden bağımsız sorunlar gibi görülebileceğini ancak bir arada veya sırasıyla ortaya çıktıklarında Parkinson’un erken dönemine işaret edebileceğini belirtiyor. Erken fark edilen bu belirtiler, tanı sürecinde dikkate alındığında hastaya zaman kazandırabiliyor.

REM uykusu bozuklukları ve sinir ağları:

Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, Parkinson’un sadece dopamin üreten hücrelerin kaybı olmadığını, aynı zamanda koku alma, uyku ve sindirim sistemlerini yöneten sinir ağlarının da etkilenebildiğini aktarıyor. REM uyku davranış bozukluğunda normalde rüya sırasında görülen kas felci mekanizması bozulur; bunun sonucunda kişi rüyasında yumruk atabilir, bağırabilir veya yataktan düşebilir. Uysal bu durumun alfa-sinüklein hastalıkları için önemli bir risk göstergesi olduğuna dikkat çekiyor.

Tedavi seçenekleri ve beklentiler:

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ilaçların etki süresi kısalabilir; gün içinde harekette dalgalanmalar ve istemsiz hareketler görülebilir. Modern nöroloji, bu aşamada hastalara birden fazla alternatif sunuyor. Uysal, farklı etki mekanizmalarına sahip ilaçlar, sürekli ilaç veren infüzyon sistemleri ve uygun hastalarda uygulanan derin beyin stimülasyonu (beyin pili) gibi yöntemlerin günlük yaşamı belirgin şekilde iyileştirebildiğini söylüyor.

Derin beyin stimülasyonunun hastalığı ortadan kaldırmadığı, ancak titreme ve hareket yavaşlığını önemli ölçüde azalttığı vurgulanıyor. Tedavi planı, hastanın yaşam kalitesi ve semptom profiline göre özelleştiriliyor.

Hareket, sosyal yaşam ve bağımsızlık önemi:

Uysal, hastalıkla mücadelede yalnızca tıbbi müdahalelerin değil, fiziksel aktivite ve sosyal etkileşimin de büyük rol oynadığını belirtiyor. Dans, ritmik uyaranlar ve yeni hareket öğrenme süreçleri beynin farklı ağları arasında koordinasyonu teşvik ederek motor işlevleri destekleyebiliyor. Tekrar edilen ritmik hareketler zamanla daha düzenli ve verimli hale geliyor.

Ailelere de uyarıda bulunan Uysal, aşırı korumacılığın hastanın günlük becerilerini ve özgüvenini zayıflatabileceğini ifade ediyor. "Bir hastanın düğmesini iliklemesi beş dakika sürüyorsa ve bunu güvenli yapabiliyorsa, o beş dakikayı ona tanımalısınız" örneğini vererek bağımsızlığın korunmasının önemini vurguluyor. Erken tanı ve doğru yaşam tarzı düzenlemeleri, hem tedavi seçeneklerinin etkinliğini artırıyor hem de hastanın yaşam kalitesini yükseltiyor.

MEDİCANA INTERNATİONAL İZMİR HASTANESİ NÖROLOJİ UZMANI DOÇ. DR. HASAN ARMAĞAN UYSAL

MEDİCANA INTERNATİONAL İZMİR HASTANESİ NÖROLOJİ UZMANI DOÇ. DR. HASAN ARMAĞAN UYSAL

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.