ovp sunumu ve öncelikler
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla 2027-2029 Orta Vadeli Programı (OVP) hazırlıklarını ve programın ana makroekonomik çerçevesini kamuoyuna açıkladı. Toplantıda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TCMB Başkanı Fatih Karahan, Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz da yer aldı.
Yılmaz, OVP'nin kalkınma planı doğrultusunda her yıl güncellenen üç yıllık politika çerçevesi olduğunu vurgulayarak, programın temel önceliklerinin fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme olduğunu belirtti. Sunumda büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık gibi ana göstergeler paylaşıldı.
küresel riskler, enerji ve emtia etkileri:
Yılmaz, dünya ekonomisinin ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçtiğini ifade etti. Bölgedeki savaşın enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyona ve büyüme beklentilerine kadar geniş etkiler yarattığını vurguladı. Sunumda verilen verilerle, Brent petrol fiyatı tahmininin 2026 için önceki 64,3 dolar ortalama varsayımından 89,3 dolara yükseldiği, enerji dışı emtia fiyatlarında beklenen düşüşün yerine %18,6 artış öngörüldüğü belirtildi.
Küresel enflasyon tahmininin de olaylar nedeniyle %3,6'dan %4,7'ye yükseldiği aktarılırken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde büyümenin önceki beklentilerden belirgin şekilde gerilediği, bazı ülkelerde büyümenin bu yıl eksi %0,5 seviyelerine indiği paylaşıldı.
2026 tahminleri ve kısa vadeli güncellemeler:
OVP çerçevesinde 2026 yılı için güncellenen ana tahminler şöyle:
- 2026 büyüme beklentisi %3,3 olarak revize edildi.
- 2026 yılsonu enflasyon tahmini %28,4 olarak güncellendi.
- Enerji ithalatı tahmini 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükseltildi.
- Dış ticaret açığı tahmini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkarıldı.
- Cari işlemler açığının milli gelire oranı için güncellenen tahmin %2,6 oldu.
- Turizm gelirleri tahmini 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildi.
Yılmaz, savaş kaynaklı arz yönlü baskıların bu güncellemelerin temel nedeni olduğunu, ancak programın ana yönünde bir değişiklik anlamına gelmediğini söyledi.
enflasyon görünümü ve para-maliye eşgüdümü:
Enflasyon dinamiklerine ilişkin değerlendirmede Yılmaz, 2024 Mayıs'ta yıl içi zirve yapan enflasyonun uygulanan politikalarla gerileme eğilimine girdiğini, 2026 Ağustos itibarıyla TÜFE'nin %31,5 seviyesine indiğini aktardı. Yılmaz, savaş kaynaklı arz baskıları hariç tutulduğunda enflasyonun ana eğiliminde aşağı yönlü seyrin sürdüğünü belirterek, Merkez Bankası analizlerine göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını paylaştı.
Yılmaz, program döneminde para, maliye ve gelir politikalarının eşgüdüm içinde uygulanacağını ve enflasyon beklentilerinin hedeflerle uyumlu biçimde çıpalanmasının özel önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca tarımsal arz politikalarıyla gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılacağı vurgulandı.
dış dayanıklılık ve finansal göstergeler:
Sunumda, cari denge ve rezervler konusunda şu vurgular yapıldı: brüt rezervlerde 89,7 milyar dolar tutarında artışla rezervlerin 188,2 milyar dolara ulaştığı; risk priminin (CDS) ise 700'lü seviyelerden bugün 220'nin altına indiği belirtildi. Türk Lirası'na güvenin arttığına ilişkin somut gösterge olarak TL mevduat payının %31,6'dan %61,5'e yükseldiği, Kur Korumalı Mevduat uygulamasından çıkışın sorunsuz tamamlandığı kaydedildi.
Yıllıklandırılmış ihracatın ağustos itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığı, bunun dış talepteki zayıflamaya rağmen kayda değer bir performans olduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Buna rağmen enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin dış denge üzerinde geçici baskı oluşturduğu ifade edildi.
orta vadeli hedefler: büyüme, istihdam ve enflasyon patikası:
Programın 2026-2029 dönemi hedefleri özetle şunlardır:
- Enflasyon: 2026'da %28,4, 2027'de %21, 2028'de %13,5, 2029'da %9 ile program sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesi hedefleniyor.
- Büyüme: 2026 %3,3, 2027 %4,2, 2028 %4,6, 2029 %5 olarak kademeli artış öngörülüyor.
- İşsizlik: 2026'da %8,1 beklenen işsizlik oranının 2029'da %7,6'ya düşürülmesi hedefleniyor; program döneminde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam yaratılması amaçlanıyor.
- Cari işlemler açığının milli gelire oranı 2027'de %1,9, 2028'de %1,8 ve 2029'da %1,6 olarak öngörülüyor.
sosyal ve sektörel yatırım öncelikleri:
Yılmaz, program kapsamında stratejik alanlardaki bütçe önceliklerini aktardı. Buna göre sulama yatırımları %42, içme suyu yatırımları %71, organize tarım bölgesi yatırımları %103, Maden Tetkik ve Arama yatırımları %139, sanayi altyapı yatırımları %54 artırılacak. Savunma harcamalarında %229 artış planlanırken, sosyal konut yatırımları %150 artırılarak kiralık sosyal konut projelerinin ülke geneline yayılması hedefleniyor.
İmalat sanayisine yönelik destekler de ön plana çıkarıldı: İmalat Sanayii Finansman Desteği kapsamında 250 milyar lira ilave kredi imkânı sağlanacak; orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı yatırımlar için üç yıllık dönemde ayrılan 750 milyar lira tutarındaki YTAK kredileri kullandırılmaya devam edecek. Ayrıca ihracat için düşük faizli reeskont kredileri, Eximbank destekleri ve ihracat sigortası imkanlarının genişletilmesi planlanıyor.
uygulama ve denetim adımları:
Tasarruf tedbirleri kapsamında harcama disiplininin güçlendirildiği, Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi ile 260 kamu idaresinin izlendiği belirtildi. Bugüne kadar 2 bin 16 harcama biriminde denetim yapıldığı ve genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payının uzun dönem ortalaması %4,6'dan 2024'te %3,1'e, 2025'te %2,9'a gerilediği ifade edildi.
Yılmaz, programın kararlılıkla uygulanmasıyla ekonomi ölçeğinin büyüyeceğini, kişi başına milli gelirin ve ihracatın artırılacağını söyledi. Program döneminde milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine taşınması, mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara çıkarılması ve kişi başına milli gelirin 25 bin dolar seviyesine yükseltilmesi hedefleniyor.
Sonuç olarak Yılmaz, küresel belirsizlikler ve jeopolitik risklere karşı hazırlıklı bir politika çerçevesi benimsediklerini, fiyat istikrarını kalıcı hale getirmeyi, büyümenin niteliğini güçlendirerek toplumun geniş kesimlerine yansıyan sürdürülebilir refah artışı sağlamayı amaçladıklarını vurguladı.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ, 2027-2029 DÖNEMİNİ KAPSAYAN ORTA VADELİ PROGRAMI (OVP) CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ’NDE DÜZENLENEN BASIN TOPLANTISIYLA AÇIKLADI.