otizm tanısından konservatuvara uzanan müzik yolculuğu:
Hatay Antakya Saraykent Mahallesi'nde yaşayan Ertuğrul Gök, ailesinin dikkatini çeken müzik ilgisiyle küçük yaşta eğitimin merkezine oturdu. Henüz 9 aylıkken otizm tanısı konulan Ertuğrul için ailesi, 1 yaşından itibaren yoğun bir eğitim programı başlattı. Tekrarlayan hareketlerini azaltmak amacıyla verilen oyuncak gitar, onun müzikle ilk teması oldu ve yeteneğinin fark edilmesine vesile oldu.
İlkokul ve ortaokul dönemlerinde çeşitli özel eğitim kurumlarında eğitim alan Gök, 8. sınıfta girdiği yetenek sınavıyla Bedi Sabuncu Güzel Sanatlar Lisesi müzik bölümüne kabul edildi. Lisede kanun çalmaya yönlendirilen genç müzisyen, daha sonra üniversite sınavında aldığı 191 puan ile barajı geçip Mustafa Kemal Üniversitesi Antakya Devlet Konservatuvarı yetenek sınavını kazanarak yükseköğretime başladı.
eğitim ve akademik başarı:
Ertuğrul, konservatuvardaki dört yıllık eğitimini ve pedagojik formasyonunu 2026 yılında başarıyla tamamladı. Akademik yolculuğunun dönüm noktalarından biri, kendisini yönlendiren öğretmenler ve ailesinin süreklilik gösteren desteği oldu. Bu süreçte hem enstrüman teknikleri hem de eğitim metotları üzerine yoğunlaştı ve müzik alanında çok yönlü bir yetkinlik geliştirdi.
öğretmen olarak geri dönüş:
Mezuniyetinin ardından Halk Eğitim Merkezi'ne usta öğretici olarak başvuran Ertuğrul'un başvurusu kabul edildi. Şu anda kendisi gibi özel gereksinimli bireylere gitar başta olmak üzere müzik eğitimi veriyor. Öğrencileri arasında otizmli, Down sendromlu, zihinsel ve ortopedik engelli bireyler bulunuyor; farklı yaş gruplarına dersler vererek toplumsal katılımı destekliyor. Halihazırda Ertuğrul'un sınıfında 12 öğrenci eğitim alıyor.
Enstrüman çeşitliliği ile dikkat çeken Gök, kanun, piyano, gitar, bağlama, yan flüt, darbuka, davul ve bendir gibi aletleri çalabiliyor. Bu çok yönlü çalma yeteneği, öğrencilerine farklı müzikal disiplinlerde eğitim verme imkânı sunuyor ve onlara ilham veriyor.
aile ve öğrenci perspektifi:
Ertuğrul'un annesi Sahra Gök, oğlunun eğitim sürecini ve elde ettikleri başarıyı duyguyla anlatıyor. Annenin aktardığına göre, Ertuğrul henüz 6 aylıkken aile otizm şüphesiyle karşılaştı ve 9. ayda tanı kesinleşti. Aile, yıllar boyunca pek çok kurs ve eğitim fırsatı sunarak Ertuğrul'un yeteneğini destekledi; bu çabanın karşılığını görmek annede büyük bir gurur oluşturdu.
Öğrencilerden Canan Kilicioğlu ise Ertuğrul için 'Ertuğrul hocam sayesinde gitar çalmayı öğrendim' diyerek derslerin ilerleyişinden memnuniyetini dile getiriyor. Canan, derslerin onun için önemli bir değişiklik ve öğrenme süreci olduğunu vurguluyor ve hocasının çok yönlü müzikal bilgisinden etkilendiğini belirtiyor.
Anne Sahra Gök, oğlunun kendi parasını kazanmaya başlamasının ve sorumluluk almasının aile için en büyük mutluluk kaynaklarından biri olduğunu söylüyor. Annenin sözleri, emek, fırsat ve inancın birleştiğinde özel gereksinimli bireylerin de önemli başarılar elde edebileceğinin somut bir örneğini ortaya koyuyor.
Ertuğrul Gök'ün hikâyesi, erken teşhis ve sürekli eğitimle birlikte müziğin hem terapi hem de meslek olabileceğini gösteriyor. Özel eğitim alan bir öğrenciden usta öğreticiye dönüşen bu yolculuk, benzer durumda olan ailelere ve eğitimcilere umut veren bir örnek teşkil ediyor.
Çocukluğunda oyuncak gitarla müziğe ilgisi başlayan otizmli Ertuğrul, özel bireylere müzik eğitimi vermeye başladı