Ordu'da 53 yıldır çilingirlik yapan usta Zekeriya Şentürk
Meslek yaşamı ve ustalığın dönüşümü
Zekeriya Şentürk, Ordu'nun Altınordu ilçesinde 1973'te açtığı iş yerinde, bugün de ilk günkü heyecanıyla çilingirlik ve anahtarcılık hizmeti veriyor. 1973'ten bu yana süren meslek hayatı, esnafın hem birikimini hem de zanaat anlayışındaki değişimi yansıtıyor.
Şentürk, meslek yaşamı boyunca binlerce kilitli kapıyı açtığını ve on binlerce anahtar çekimi gerçekleştirdiğini belirtiyor. İlk yıllarda makinelerin bulunmadığını, tüm anahtarların tamamen el işçiliğiyle üretildiğini vurgulayan usta, o dönemi şu sözlerle özetliyor: "Tüm anahtarları elimizde üretirdik, tesviyecilik ve gerçek çilingircilik buydu."
Teknolojiyle birlikte değişen uygulamalar ve zanaatın önemi
Şentürk, zanaatın ve el becerisinin meslekteki önemine dikkat çekiyor. Gün geçtikçe farklı makinelerin devreye girdiğini, bununla birlikte dükkanlarında artık birçok anahtarın makinelerle işlenebildiğini; fakat el marifetinin hâlâ değerli olduğunu ifade ediyor. Kendi ifadesiyle: "Eskiden el marifeti vardı, şimdi makineler konuşuyor." Bu açıklama, çilingirliğin hem geleneksel hüner hem de modern aletlerle süregelen bir uygulama olduğuna işaret ediyor.
Hizmet taahhüdü ve toplumsal bağ
Şentürk, sağlığının el verdiği sürece mesleğini sürdürmeyi planladığını belirtiyor. "Eşimizden, dostumuzdan Allah razı olsun, onlar bizi bırakmak istemiyor, biz de onları bırakmayacağız. Gidebildiğimiz yere kadar hizmet vermeye devam edeceğiz" sözleri, hem bireysel adanmışlığı hem de müşteri ve komşu ilişkilerinin önemini yansıtıyor. 53 yıllık çalışma, yerel topluluk için süreklilik ve güven simgesi niteliğinde.
Ustanın deneyimi, çilingirlik mesleğinin teknolojik dönüşümünü ve zanaatla teknolojinin bir arada var olabildiğini gösteriyor. Şentürk'ün hikâyesi, geleneksel ustalığın korunmasının yanı sıra hizmet sürdürülebilirliğinin de yerel düzeyde nasıl korunduğuna dair somut bir örnek sunuyor.
Ordulu çilingir ustası, 53 yıldır mesleğini sürdürüyor