okula geçişte aile tutumu belirleyici: kaygıyı azaltmanın yolları

Dr. Elif Burcu Bağçeli, okula başlama kaygısının sık görüldüğünü, ailelerin sakin, sabırlı ve tutarlı yaklaşımıyla uyum sürecinin kolaylaşacağını söyledi.

Yayın Tarihi: 08.09.2026 09:32
Güncelleme Tarihi: 08.09.2026 09:32

okula geçişte aile tutumu belirleyici: kaygıyı azaltmanın yolları

Denizli Devlet Hastanesi uzmanından okula uyum uyarısı

Denizli Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Elif Burcu Bağçeli, okula yeni başlayacak çocukların uyum sürecine ailelerin aktif destek vermesi gerektiğini belirtti. Okula başlamanın çocuk için önemli bir yaşam değişikliği olduğunu, ailenin ayrılmasının, yeni çevreye girmenin, farklı kurallara uyum sağlamanın ve yeni ilişkiler kurmanın çeşitli duygusal tepkiler doğurabileceğini vurguladı.

okul kaygısının nasıl görünebileceği:

Uz. Dr. Bağçeliye göre, okula başlama döneminde belli bir düzeyde kaygı yaşanması normaldir. Bunun her zaman sözlü bir itiraf biçiminde ortaya çıkmayabileceği, belirtilerin okula gitmeyi reddetme, bahaneler üretme, sabah yoğun ağlama, anne-babadan ayrılmak istememe, karın ağrısı ve mide bulantısı, uykuya dalma güçlüğü veya içe kapanma şeklinde gözlenebileceği ifade edildi.

Bu tür davranışlara karşı çocuklara sorgulayıcı ve küçümseyici ifadelerle yaklaşılmaması gerektiği, örneğin neye korkacaklarıyla ilgili ithamların çocuğun duygusunun anlaşılmadığı hissini güçlendireceği aktarıldı. Bunun yerine sürecin net ve kısa cümlelerle anlatılması, kaygılı bir tutum sergilenmemesi ve çabayı takdir eden olumlu dil kullanılması önerildi.

ailelerin uygulayabileceği pratik adımlar:

Bağçeli, ebeveynlerin okul sürecinde sakin, sabırlı ve tutarlı davranmasının önemini vurguladı. Okul hakkında yaşa uygun ve gerçekçi bilgiler verilmesi, uyku-uyanma rutinlerinin kademeli olarak okul düzenine yaklaştırılması, mümkünse okul binasının önceden gezilmesi ve öğretmenle tanışmanın belirsizlik duygusunu azalttığı belirtildi.

Vedalaşmaların kısa, net ve güven verici olmasının, çocuğun ilk günlerde yaşadığı tepkilerin normal karşılanmasının ve okula gitme, uyum sağlama, arkadaş edinme gibi adımların fark edilip desteklenmesinin önemli olduğu ifade edildi. İlk günlerde görülen kısa süreli ağlama veya sabah huzursuzluğunun tek başına ruhsal bozukluk anlamına gelmediği, asıl belirleyicinin belirtilerin şiddeti, süresi ve günlük işlevselliğe etkisi olduğuna dikkat çekildi.

Okula uyumun bir anda gerçekleşen değil zaman alan bir süreç olduğu, her çocuğun bu süreci farklı biçimde yaşayabileceğinin altı çizildi. Eğer belirtiler yoğun ve sürekli hale geliyorsa veya çocuğun işlevselliğini belirgin derecede etkiliyorsa Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanına başvurmanın önemine vurgu yapılarak açıklama sonlandırıldı.

ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİ UZMANI DR. ELİF BURCU BAĞÇELİ

ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİ UZMANI DR. ELİF BURCU BAĞÇELİ

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.