Okula dönüşte ebeveyn tutumları çocukta iz bırakıyor

Uzman Psikolog Beste Çokaygil, okula uyum sürecinde kıyaslama ve baskının uzun vadeli zararlar oluşturabileceğini, kısa vedalar ve düzenli rutinler önerdi.

Yayın Tarihi: 17.09.2026 11:10
Güncelleme Tarihi: 17.09.2026 11:10

Okula dönüşte ebeveyn tutumları çocukta iz bırakıyor

Okula uyumda ebeveynlerin rolü:

Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte binlerce öğrenci yeni eğitim-öğretim dönemine başladı. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Beste Çokaygil, okula başlama döneminde görülen ağlama, korku ve okula gitmek istememe gibi tepkilerin uyum sürecinin doğal parçaları olduğunu belirtiyor. Çocukların bu duyguları yaşamasına ve yönetmesine destek olmanın ebeveynlerin en önemli görevi olduğunu vurguluyor.

Duyguları kabul etmek ve desteklemek:

Çokaygil, ebeveynlerin “Ağlanacak ne var?” ya da “Korkulacak ne var?” gibi küçümseyici tepkiler vermekten kaçınması gerektiğini söylüyor. Bunun yerine “Seni çok iyi anlıyorum, yeni bir ortama alışmak zaman alabilir” gibi empatik geri bildirimlerin çocuğun kaygısını azaltmada etkili olduğunu belirtiyor. Kaygıyı hemen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine çocuğun duygusunu adlandırmak ve yönetim becerileri kazandırmak önem taşıyor.

Vedalaşma ve rutinlerin önemi:

Okul kapısındaki ayrılık anlarının doğru yönetilmesi gerektiğini söyleyen Çokaygil, vedalaşmaların kısa, net ve güven verici olması gerektiğini ifade ediyor. Verilen sözlerin mutlaka yerine getirilmesi gerektiğinin altını çiziyor: “Seni okuldan ben alacağım” diyen bir ebeveynin çıkışta çocuğu karşılaması şart. Ayrıca beslenme, uyku ve sabah hazırlık rutinlerinin düzenli olmasının süreci kolaylaştırdığına dikkat çekiyor.

Çocuklar ebeveynlerin yüz ifadelerindeki endişeyi ve kararsızlığı hızla algılar; bu nedenle vedalaşma sırasında sakin ve tutarlı bir tutum sergilemek, çocuğa “Burada güvendesin ve ben gün sonunda gelip seni alacağım” mesajını hissettirmek gerekiyor.

Kıyaslamanın ve baskının uzun vadeli etkileri:

Çokaygil, akran kıyaslamalarının ve baskıcı yaklaşımların çocuk üzerinde kalıcı izler bırakabileceğini uyarıyor. Bu tür tutumların çocukta özgüven eksikliğine, dışlanmışlık hissine, çekingenliğe veya sürekli onay arama davranışına yol açabileceğini belirtiyor. Ayrıca “Sen artık büyüdün, abi veya abla oldun” gibi söylemlerin çocukların duygularını bastırmasına neden olabileceğini ekliyor.

Her çocuğun farklı hızda uyum sağladığını vurgulayan uzman, ailenin çocuğun mizacına ve ihtiyacına göre adım atmasının en sağlıklı yol olduğunu söylüyor. Ebeveynlerin empati, tutarlılık ve sınırlarla birlikte güven verici bir yaklaşım benimsemesi, uyum sürecinin olumlu sonuçlanmasında belirleyici rol oynuyor.

ESKİŞEHİR ACIBADEM HASTANESİ'NDE GÖREV YAPAN UZMAN KLİNİK PSİKOLOG BESTE ÇOKAYGİL.

ESKİŞEHİR ACIBADEM HASTANESİ'NDE GÖREV YAPAN UZMAN KLİNİK PSİKOLOG BESTE ÇOKAYGİL.

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.