okula başlarken ebeveynlere rehber
Denizli Özel Egekent Hastanesi Psikoloğu Işıl Birtürk Avlar, okula yeni başlayan çocukların uyum sürecinde ebeveynlerin tutumunun belirleyici olduğunu vurguluyor. Avlar, okula dönüşün yalnızca eğitim değil; uyku, beslenme, ekran kullanımı ve sosyal çevrede değişiklikler getirdiğini, bu yüzden hazırlığın ve yaklaşımın planlı olması gerektiğini söylüyor.
kaygıyı yok etmeye çalışmayın, baş etme becerisi kazandırın:
Avlar, ebeveynlerin sıkça düştüğü hatanın kaygıyı tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak olduğunu belirtiyor. Amacın çocuğa kaygının "gerçekçi ve anlaşılabilir bir duygu" olduğunu ve bununla baş edebileceğini öğretmek olması gerektiğini ifade ediyor. Örneğin çocuğun "Seni çok özlersem ne yapacağım?" sorusuna "Hiç beni özlemeyeceksin" demek yerine, "Beni özleyebilirsin, ben de seni özleyebilirim. Ama okul çıkışında seni almaya geleceğim ve sonra birlikte vakit geçireceğiz" şeklinde gerçekçi ve sakinleştirici yanıtlar verilmesinin daha yararlı olduğunu söylüyor.
kaygı belirtileri her zaman ağlama şeklinde değildir:
Avlar, kaygının her zaman ağlama ile ortaya çıkmadığını; okul saatleri yaklaşırken veya gece uyumadan önce karın ağrısı, sık güvence arama ("Beni alacaksın değil mi?", "Yarın gitmesem olur mu?") veya okula gitmeyi reddetme gibi belirtilerin de kaygı işareti olabileceğini vurguluyor. Aynı zamanda her ağlayan çocuğun sorunlu olduğunu söylemenin doğru olmadığını, ilk günlerde ağlama, üzülme ve ayrılma güçlüğünün adaptasyonun doğal bir parçası olabileceğini belirtiyor.
Ebeveynlerin belirtilerin zaman içindeki değişimini izlemesi gerektiğini söyleyen Avlar, ilk günlerde ağlayan ancak sonraki günlerde davranışları azalan çocuklarda sürecin olumlu ilerlediğini; aksine ağlama, hıçkırık, karın ağrısı veya okula gitme reddinin artması ve çocuğun günlük işlevselliğini etkilemesi halinde daha fazla değerlendirme gerektiğini aktarıyor.
hazırlık, rutin ve veda: pratik öneriler:
Avlar, uyumun sadece çanta hazırlamak olmadığını, çocuğun okulu önceden görmesinin, okulunu gezmesinin ve öğretmeniyle tanışmasının belirsizliği azaltacağını söylüyor. Oryantasyon haftalarının önemine dikkat çekerek, okul başlamadan birkaç gün önce küçük provalar yapılmasını öneriyor. "Okula gittiğinde sence neler olacak?", "Öğretmeninle tanıştığında ne yapmak istersin?" gibi soruların çocuğun duygu ve düşüncelerini anlamaya yardımcı olduğunu belirtiyor.
Rutin değişikliklerinin kademeli yapılması gerektiğini aktaran Avlar, ekran süresinin okul öncesi haftada azaltılmasını, uyku saatlerinin aşama aşama erkene çekilmesini ve beslenme düzeninin buna paralel olarak yapılandırılmasının önemli olduğunu vurguluyor. Ebeveynlerin ne tamamen serbest ne de çok katı tutum sergilemesi gerektiğini, "Neden okula gitmek istemiyorsun?" gibi sorularla kaynağı anlamanın öncelikli olduğunu söylüyor.
Vedalaşma konusunda Avlar, çocuğu okulda gizlice bırakmamanın önemine dikkat çekiyor; kısa, net ve güven verici vedaların daha sağlıklı olduğunu, örneğin "Şimdi ders başlayacak. Benim ayrılmam gerekiyor. Okul çıkışında seni almaya geleceğim." gibi ifadelerin kullanılabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda uzun ve tekrar eden güvence cümlelerinin kaygıyı azaltmak yerine artırabileceğine işaret ediyor.
Psikolog Işıl Birtürk Avlar, ebeveynlerin "Çocuğum okula neden gitmek istemiyor?", "Şu anda hangi konuda zorlanıyor?" ve "Bu süreci daha güvenli ve sağlıklı geçirmesi için ben ne yapabilirim?" gibi sorulara odaklanmasının uyum sürecinin daha sakin ve sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayacağını ifade ediyor.
DENİZLİ ÖZEL EGEKENT HASTANESİ PSİKOLOĞU IŞIL BİRTÜRK AVLAR, OKULA YENİ BAŞLAYAN ÇOCUKLARIN UYUM SÜRECİNDE EBEVEYNLERİN NASIL YAKLAŞMASI GEREKTİĞİNİ ANLATTI. AVLAR, ÇOCUKLARIN KAYGISINI TAMAMEN ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞMAK YERİNE, BU DUYGUYLA BAŞA ÇIKABİLECEKLERİNİ ÖĞRETMENİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ.