Konya'da yıllara yayılan bakım mücadelesi:
Konya'da yaşayan 54 yaşındaki Ramazan ve Hacer Sert çiftinin ikinci çocukları Muhammed, 1997'de doğduktan sonra 3 aylıkken başını tutamadığı fark edildi. Aile, yaklaşık 3 yıl boyunca hastane ve doktorlar arasında çözüm aradı; nihayetinde Muhammed'e beyin felci tanısı konuldu. Fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin ardından aile, bakımın büyük bölümünü evde sürdürmeye başladı.
Emeklilikten sonra bakım sorumluluğunu daha fazla üstlendiğini söyleyen Ramazan Sert, yaşadıkları güçlükleri ve eşine verdikleri desteği anlatıyor. Sert, 'Çok zorlu süreçlerden geçiyoruz, gerçekten çok zor bir şey. Bazen hakkından bile gelemediğimiz zamanlar oluyor. Eşimle beraber, kaldırmasında, indirmesinde birbirimize destek oluyoruz' diyor.
Sağlık hizmetlerinde yaşanan geçmiş zorluklar:
Ramazan Sert, geçmişte sağlık hizmetlerine erişimin daha meşakkatli olduğunu vurguluyor. Aile, Muhammed için 45 gün fizik tedavi gördüklerini, bu süreçte hastaneden çıkmakta zorlandıklarını aktarıyor: 'Hastanede rehin kaldık. Zor çıkardık, para istediler, bulduk bir şekilde çıkardık.' Sert, günümüzde evde sağlık hizmetlerinin gelişmesinin işleri kolaylaştırdığını, ekiplerin eve kadar gelmesinin büyük fark yarattığını belirtiyor.
Kendi imkanlarıyla geliştirilen düzenekler ve günlük pratikler:
Muhammed büyüdükçe taşıma ve oturtma gibi günlük işlemler daha da güçleşti; Ramazan Sert bu ihtiyaca karşı kendi çözümlerini üretti. 'Çocuk içeride devamlı yatıp duruyordu. Bir koltuk aklıma geldi, gittim mobilyacılardan bir tahtayı kestirdim, ona dört teker taktırdım. Pencerenin yanına koydum o da güzel oldu, çocuk dışarıyı da seyrediyor' diyen Sert, daha sonra medikal ekipman tavsiyesiyle yaptırdığı ayakta dikelme düzeneğini ve yıllar içinde yükselterek geliştirdiği sistemleri anlattı.
Araba taşımalarında yaşanan zorluğu da şu sözlerle aktarıyor: 'Arabaya bindirirken kapıdan bindiremiyoruz, kastığı için dik oluyor. Bagajdan bindiriyorum. Bagaja yatak yaptım. Oradan sokuyoruz, oradan çıkarıyoruz.' Ayrıca Muhammed'in belinde platin bulunduğunu, otururken kasılma nedeniyle sık sık düşmeler yaşadıklarını, bu yüzden sandalyeye bağlamak zorunda kaldıklarını anlatıyor.
Ramazan Sert, oğluna duyduğu bağlılığı açıkça ifade ediyor: 'Allah’ın emaneti bu çocuk, bana vermiş bir emanet, bakmak zorundayım. Ben sonuna kadar, Allah'ım güç ve kuvvet verdiği sürece bakacağım.'
Yardım teklifleri ve aile kararı:
Sert ailesi, çevrelerinden ve hatta yurt dışından gelen yardım tekliflerini geri çevirdiklerini belirtiyor. Ramazan Sert, 'İnternetten, sağdan soldan çok dualar da ediyorlar, "örnek baba" diyorlar. Gerçekten örnek olabildiysem başka bir şey istemem' diyerek tepkilerini paylaşıyor. Aile, kendi gelirleri ve Muhammed'in aldığı bakım maaşıyla ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini, destek tekliflerini takdirle karşıladıklarını ancak yardım kabul etmediklerini söylüyor: 'Biz yardım istemiyoruz, biz kendimize yetiyoruz.'
Hikaye, yerel bakım tecrübeleri, sağlık hizmetlerindeki değişim ve bireysel çabanın bir araya geldiği örnek bir yaşam öyküsü olarak öne çıkıyor. Ramazan Sert'in sözleriyle bu bakım, hem bir sorumluluk hem de yaşamının odağı olmaya devam ediyor.
KONYA'DA 3 AYLIKKEN FARK EDİLEN RAHATSIZLIĞI NEDENİYLE YILLARDIR ÖZEL BAKIMA İHTİYAÇ DUYAN OĞLUNUN HAYATINI KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN MÜCADELE EDEN BABA, YILLAR ÖNCE KENDİ İMKANLARIYLA YAPTIĞI DÜZENEKLERİ OĞLUNUN BÜYÜMESİYLE BİRLİKTE GELİŞTİRDİ.