Moda burunların bedeli ve revizyon ihtiyacı
Daha önce rinoplasti geçirmiş ve sonrasında yeni sorunlar yaşayan hastalar için revizyon rinoplasti sıklığı artıyor. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, özellikle sosyal medyada popülerleşen 'fındık' veya 'prenses' gibi geçici trendlere göre şekillendirilen burunların uzun vadede hem fonksiyonel hem de estetik açıdan problem yaratabildiğini vurguluyor. Prof. Dr. Köybaşı Şanal, burun estetiğinde hedefin 'yüzle uyumlu, doğal görünümlü ve nefes alabilen' bir sonuç olduğunu belirtiyor.
Revizyon cerrahilerinde karşılaşılan sorunlar:
Revizyon ameliyatlarına nefes alamama, septal eğrilik, burun çökmesi veya alınan sonucun beklentilerle uyuşmaması neden olabiliyor. İlk operasyonda kullanılan septal kıkırdağın tükenmiş olması, sonraki girişimlerde doku yetersizliği ve yapışıklıklar olarak geri dönüyor. Bu durumlarda cerrahlar, burnu yeniden şekillendirmek için hastanın başka bölgelerinden kıkırdak almak zorunda kalıyorlar. Kulak kepçesi küçük düzeltmeler için tercih edilebilse de, güçlü bir destek gerektiğinde en iyi sonuç genellikle kaburga kıkırdağı ile elde ediliyor. Prof. Dr. Köybaşı Şanal, 'Revizyon ameliyatlarında güçlü bir sonuç alınması için genellikle hastanın kaburgasının kıkırdağından doku elde edilerek ameliyatlar yapılabiliyor' diyor.
Zamanlama ve ameliyat planlaması:
Revizyon planlanırken zamanlama önem taşıyor. İlk ameliyat sonrası doku iyileşmesi ve ödemin gerilemesi için beklemek gerekiyor; Prof. Dr. Köybaşı Şanal, ikinci cerrahi için en erken 6 ay geçmesi gerektiğini, fakat optimum fayda için 1 yıldan önce ameliyat yapılmamasında yarar olduğunu aktarıyor. Bu bekleme süresi, hem cerrahi alanın değerlendirilmesini kolaylaştırıyor hem de revizyonun başarı olasılığını artırıyor.
Estetik öncelik: zamansız ve yüzle uyumlu tasarımlar:
Prof. Dr. Köybaşı Şanal, modaya göre yapılan burun tasarımlarına karşı uyarıyor: 'Modası geçecek işleri yapmamak lazım; burnunuzu her seferinde değiştiremezsiniz.' Zamansız bir burun; yüzle uyumlu, doğal görünüm sağlayan ve fonksiyonunu koruyan bir yapı olmalı. Hekim, estetiğin amacının hastanın burnunun dikkat çekmemesi, yani sosyal iletişimde göz temasını bozmaması olduğunu vurguluyor: 'Burun estetiğindeki amaç hastanın yüzüyle uyumlu olması ve hastanın burnunun nefes alması ve de hastanın burnunun estetik olduğunun belli olmamasıdır.'
Dolgu uygulamaları ve cerrahi sürece etkileri:
Son yıllarda cerrahi olmayan çözümler arasında popüler olan burun dolguları konusunda da uyarılar yapılmış durumda. Prof. Dr. Köybaşı Şanal, dolgunun burun dokusunun kalitesini bozduğunu, bağ dokusuna zarar verebildiğini ve bazı komplikasyonlara (görme kaybı, burunda nekroz gibi) yol açabileceğini belirtiyor. Ayrıca dolgulu burunların daha sonra cerrahiyle düzeltilmesinin zorlaştığını vurgulayarak, rinoplasti düşünen kişilere açıkça tavsiyesini iletiyor: 'Rinoplasti düşünüyorsanız burnunuza dolgu yaptırmayın.'
Sonuç olarak, burun estetiğinde kısa süreli trendleri takip etmek yerine, yüzün genel dengesi, doğal görünüm ve solunum fonksiyonunun ön planda tutulduğu planlamalar hem revizyon ihtiyacını azaltıyor hem de hastanın uzun vadeli memnuniyetini sağlıyor.
MEDİCANA SAĞLIK GRUBU KULAK BURUN BOĞAZ BÖLÜMÜ’NDEN PROF. DR. SERAP KÖYBAŞI ŞANAL