Medipol Mega'da 'Hayat Seninle Güzel' paneli: Kök hücre bağışının önemi konuşuldu
Medipol Mega Üniversite Hastanesi ile Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi iş birliğiyle düzenlenen 'Hayat Seninle Güzel' başlıklı panelde, kök hücre bağışının hayat kurtarıcı rolü ele alındı. Etkinliğin ikinci gününde hastanede bağış organizasyonu gerçekleştirildi.
Panel ve katılımcılar
29 Ekim-4 Kasım Kızılay Haftası kapsamında düzenlenen panelin moderatörlüğünü Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Leylagül Kaynar üstlendi. Panelde Doç. Dr. Senem Maral, Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Saffet Beköz, Dr. Öğr. Üyesi Süreyya Yiğit Kaya, Dr. Öğr. Üyesi Olgu Erkin Çınar ve İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Amır Hosseın Abedı kök hücre bağışının klinik uygulamalardaki yeri, donör eşleşme süreçleri ve tedavi başarısına katkılarını anlattı.
Hastanın anlatımı: Nakil yeniden hayata dönüş
Miyelofibrozis lösemi tanısıyla yaklaşık iki yıl önce tedaviye başlayan İsmail Hekim, '38 yaşındayım, şu anda çok daha iyiyim. Öncesi zorlu bir süreçti ancak nakil bulunduğu andan itibaren her şey değişti. O haberi almak bambaşka bir mutluluktuk. İki yıl önce kök hücre nakli oldum. Bugün burada karşınızdaysam bunu hocalarıma ve vericime borçluyum. Artık hasta değilim, hepiniz benim için çok değerlisiniz' sözleriyle deneyimini aktardı.
Hekim, allojenik (donörden) nakil sürecinin duygusal etkisini 'Birinin size umut olması anlatılmaz bir his. Nakil sürecinde adeta yeniden doğuyorsunuz. Hayata yeniden uyanmak gibi. O değerlerin kademe kademe yükseldiğini görmek mükemmel bir şey. Hayat kurtarmak tarif edilemez bir duygu' ifadeleriyle dile getirdi ve bağışçılara teşekkür etti.
Uzmanlardan bağış sürecine ilişkin bilgiler
Prof. Dr. Leylagül Kaynar kök hücre bağışının lösemi ve lenfoma gibi hastalıkların tedavisinde hayati rol oynadığını vurgulayarak, 'Kök hücre veya kemik iliği nakli, birçok hastamız için yaşam şansını yeniden kazandıran bir tedavi yöntemidir. Aile içinde uygun verici bulunamadığında, gönüllü bağışçılardan alınan kök hücreler bir başka hastanın hayatını kurtarabiliyor' dedi.
Prof. Dr. Kaynar, bağış sürecinin güvenli olduğuna dikkat çekti: 'Vericiler beş gün boyunca hazırlık iğneleriyle değerlendirilir ve ardından kan bağışına benzer bir yöntemle kök hücreler toplanır. Bu işlem, vericiye hiçbir sağlık riski oluşturmaz.'
Doç. Dr. Senem Maral ise kök hücre toplama sürecinin iki yolla gerçekleştiğini belirterek, dolaşan kandan kök hücre toplamayı sıklıkla tercih ettiklerini ve bu yöntemin kan bağışına benzer olduğunu söyledi.
Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Saffet Beköz bağış öncesi kapsamlı sağlık muayenesinin zorunlu olduğunu ve uygunluk belirlendikten sonra sürecin güvenle devam ettiğini belirtti: 'Kök hücre bağışı sonrasında kısa veya uzun vadede herhangi bir rahatsızlık yaşanmamaktadır. Sağlık kaybı söz konusu değildir.'
Dr. Öğr. Üyesi Süreyya Yiğit Kaya gönüllülüğün önemine dikkat çekerek bağış için temel kriterin genel sağlık durumu olduğunu hatırlattı.
Dr. Öğr. Üyesi Olgu Erkin Çınar ise nakillerin zaman açısından kısıtlı olduğuna işaret ederek doku uygunluğunun kişiden kişiye değiştiğini, bu nedenle geniş verici havuzunun önem taşıdığını vurguladı.
Nakil sonrası yaşam kalitesi ve farkındalık çalışmaları
Uzm. Dr. Amır Hosseın Abedı nakil sonrası hastaların yaşam kalitesinde belirgin artış olduğunu belirterek, 'Uzun yıllar yoğun ağrılar çeken hastalarımız, nakil sonrasında sağlığına kavuşuyor. "Artık hasta değilsiniz" demek, onlar için yeni bir hayatın başlangıcı oluyor' dedi.
Avrupa Bölge Kan Merkezi Kök Hücre Birim Sorumlusu Biyolog Nesrin Gürsul Akdağ, Türkiye'de 10 yıl önce Sağlık Bakanlığı-Kızılay iş birliğiyle kurulan Kemik İliği Bankası'nın amacını ve çalışmalarını anlattı. Akdağ, 'Amacımız, bilgilendirilmiş kök hücre bağışçısı kazanımını sağlamak. Eşleşme gerçekleştiğinde süreci yürütüp nakil aşamasına getiriyor, bağışçıdan alınan kök hücrelerin hastaya ulaştırılmasını sağlıyoruz' dedi.
Akdağ, 'Öne Çık, Hayat Kurtar' sloganıyla Kızılay mobil ekipleri ve sabit noktalara bağışçı çağrısı yaptıklarını ve bankada 1 milyon 200 bini aşkın bağışçı bulunduğunu belirtti. (Metindeki sayısal veri korunmuştur.)
Panel, bağış süreçleri ve verici havuzunun genişletilmesi gerektiğini vurgulayarak farkındalık çalışmalarının sürdürülmesi çağrısıyla sonlandı.
(SOLDAN SAĞA) İSMAİL HEKİM, LEYLAGÜL KAYNAR, SENEM MARAL