Uzman uyarısı: Bitki çayları kontrolsüz tüketildiğinde sağlık riskleri oluşturabilir

Prof. Dr. Pınar Seymen, kontrolsüz bitki çayı tüketiminin karaciğer ve böbrek hasarı, elektrolit dengesizliği, hormon bozuklukları ve uyku sorunları gibi riskler doğurduğunu belirtti.

Yayın Tarihi: 29.01.2026 09:31
Güncelleme Tarihi: 29.01.2026 09:31

Uzman uyarısı: Bitki çayları kontrolsüz tüketildiğinde sağlık riskleri oluşturabilir

Uzman uyarısı: Bitki çayları ilaç gibi etki edebilir

Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Pınar Seymen, zayıflama, detoks ve bağışıklık amacıyla kontrolsüz tüketilen bitki çaylarının 'doğal' algısıyla masum sanıldığını, ancak bazı türlerin ilaç etkisi gösterebildiğini vurguladı. Prof. Dr. Seymen, aşırı tüketimin karaciğer yükünden demir eksikliğine kadar pek çok riski beraberinde getirebildiğine dikkat çekti.

Piyasada sık rastlanan iddialar ve gerçekler

Uzmanlar, özellikle 'zayıflatır' veya 'ödem attırır' iddiasıyla satılan karışım çayların içeriğinin çoğu zaman doğruyu yansıtmadığına işaret ediyor. Prof. Dr. Seymen, "Yanlış lanse edilen bu bitki çayları böbrek hasarından, bağırsak tembelliğine, sıvı-elektrolit dengesizliği ve kalp problemlerine neden olabiliyor" açıklamasını yaptı. Ayrıca kafein ve tanin içeriği yüksek çay türlerinde aşırı tüketim halinde uyku bozukluğu, demir emiliminde düşüş, çarpıntı ve anksiyete artışı gibi yan etkiler görülebileceğini belirtti.

Hangi bitkiler daha riskli?

Prof. Dr. Seymen, papatya, adaçayı, sinameki, yeşil çay, rezene ve mate gibi yaygın bitki çaylarının aşırı tüketiminin ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi. Bu bitkilerin içerik ve kullanım amaçlarına göre farklı risk profilleri taşıdığına dikkat çekildi.

Olası sağlık etkileri

Karaciğer: Özellikle yeşil çay ekstresi, sinameki ve bazı zayıflama çayları karaciğer enzimlerini yükseltebilir. Uzun süreli kullanım karaciğer toksisitesine kadar ilerleyebilir.

Böbrekler: İdrar söktürücü etkisi olan kiraz sapı, mısır püskülü gibi çayların aşırı tüketimi sıvı-elektrolit dengesini bozarak böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.

Kalp ve damar sistemi: Adaçayı, ginseng ve meyan kökü gibi bazı bitkiler tansiyonu yükseltebilir veya kalp ritmini etkileyebilir. Özellikle kalp hastaları bu konuda dikkatli olmalı.

Mide ve bağırsaklar: Sinameki ve aloe vera gibi bağırsak hareketlerini artıran bitkiler bağımlılığa yol açabilir ve uzun vadede bağırsak tembelliğine neden olabilir.

Sinir sistemi: Mate, yeşil çay gibi kafein içeriği yüksek bitki çaylarının aşırı tüketimi çarpıntı, huzursuzluk ve uyku bozukluklarına yol açabilir.

Hormon dengesi: Rezene, soya içerikli bitkiler ve bazı karışım çaylar hormonal dengeyi etkileyebilir.

Uzman tavsiyesi

Prof. Dr. Seymen, bitki çaylarının ilaç olmadığına ve yanlış ile uzun süreli kullanımının çeşitli yan etkilere yol açabileceğine dikkat çekerek, "İlaç kullanıyorsanız, kronik hastalığınız varsa veya hamileyseniz, bitki çayı tüketimi öncesinde mutlaka doktora danışın" uyarısında bulundu. Kontrolsüz ve uzun süreli kullanımın özellikle hassas bireylerde alerji, uyku bozulması, çarpıntı ve huzursuzluk gibi olumsuz etkiler oluşturabileceği vurgulandı.

NEFROLOJİ UZMANI PROF. DR. PINAR SEYMEN

NEFROLOJİ UZMANI PROF. DR. PINAR SEYMEN

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.