Marmara’da orkinos hareketliliği: küçük pelajik balık bolluğu ve müsilaj sonrası denetimler öne çıktı

Marmara'da artan orkinos hareketliliğinin müsilaj sonrası denetimler ve azalan denizel kirlilik sonucu küçük pelajik balıkların çoğalmasına bağlı olabileceği belirtiliyor.

Yayın Tarihi: 28.09.2026 09:27
Güncelleme Tarihi: 28.09.2026 09:36

Marmara’da orkinos hareketliliği: küçük pelajik balık bolluğu ve müsilaj sonrası denetimler öne çıktı

Marmara'daki artışın temel göstergeleri:

ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Burak Daban, son yıllarda Haliç, İstanbul Boğazı ve İzmit Körfezi çevresinde gözlenen orkinos hareketliliğini değerlendirirken, artışın tek nedeninin su sıcaklığı olmadığını vurguladı. Daban'a göre müsilaj döneminin ardından uygulanan 'müsilaj eylem planı' kapsamında yapılan denetimler ve caydırıcı cezalar denizel kirliliği azaltmış; bu durum küçük pelajik türlerin sağlıklı büyümesini ve çeşitlenmesini teşvik etmiş olabilir.

Orkinosların sürü halinde avlanan bir tür olduğunu belirten Daban, küçük pelajik balıkların bol olduğu alanlarda bu büyük avcıların toplanmasının doğal bir sonuç olduğunu söyledi. Uzman, bölgedeki gözlemlerin sürdürülebilir biçimde devam etmesi için hem çevresel hem de balıkçılıkla ilgili tedbirlerin önemine dikkat çekti.

orkinosların yaşam döngüsü ve tarihî kayıtlar:

Daban, orkinosların dünyanın uzun göçler yapabilen türlerinden olduğunu, dünya çapında iki büyük üreme alanının bulunduğunu; bunların Meksika Körfezi ve Akdeniz olduğunu aktardı. Her yıl Mayıs-Haziran aylarında üremek üzere Akdeniz'e giriş yapan orkinosların, üreme için su sıcaklığının 24 santigrat derece ve üzerinde olması durumunda tercih edilen alanları seçtiğini ifade etti.

Tarihi kayıtlara değinen Daban, İstanbul Balıkhali Müdürü Karekin Deveciyan'ın 1915 kayıtlarında İstanbul Boğazı dalyanlarında yılda yaklaşık 500 ton orkinos avlandığı bilgisinin bulunduğunu; ayrıca doğa tarihi yazarı Plinius'a göre bu türün M.S. 73 yıllarında Karadeniz'e kadar üremek için göç ettiğinin aktarıldığını hatırlattı. Bu nedenle Karadeniz ve Marmara'da orkinos görülmesinin tamamen sürpriz olmadığını belirtti.

sürdürülebilirlik ve alınması gereken önlemler:

Daban, orkinosların besin kaynaklarının başında hamsi, çaça, sardalye, palamut, kolyoz, uskumru gibi küçük pelajik balıkların geldiğini, bu balıkların bulunduğu alanları predatörlerin takip edeceğini vurguladı. Müsilajı oluşturan temel etkenlerin denize giren azot ve fosfor olduğuna dikkat çekerek, bakanlıkların zorunlu kıldığı ileri biyolojik arıtma tesislerinin tam ve sistemli işletilmesinin denizel kirliliği azaltmada belirleyici olacağını söyledi.

Balık stoklarının sürdürülebilir yönetimi için de önerilerde bulunan Daban, küçük pelajiklerin aşırı avlanmadan korunması gerektiğini; bunun için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından getirilen uygulamalara benzer tedbirlerin (örneğin hamsi kota uygulaması ve gırgır avcılığının düzenlenmesi) stokların devamlılığı açısından önemli olduğunu belirtti. Bu önlemler hayata geçirildiğinde, orkinos gibi avcı türlerin de daha bol görülmesinin mümkün olacağına dikkat çekti.

Sonuç olarak uzman, Marmara'daki orkinos hareketliliğinin çok boyutlu bir olgu olduğunu; deniz suyu sıcaklığı, tarihî göç davranışları ve müsilaj sonrası çevresel iyileşmenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Daban, izlenen çevre politikaları ve balıkçılık yönetimi uygulamalarının birbirini tamamlaması hâlinde gözlenen artışın sürdürülebilir olabileceğini vurguladı.

MARMARA DENİZİ'NDE HALİÇ, İSTANBUL BOĞAZI VE İZMİT KÖRFEZİ'NDE SON YILLARDA ORKİNOSLARDA ARTIŞ...

MARMARA DENİZİ'NDE HALİÇ, İSTANBUL BOĞAZI VE İZMİT KÖRFEZİ'NDE SON YILLARDA ORKİNOSLARDA ARTIŞ YAŞANMAYA BAŞLADI.

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.