Festivale taşınan sektör sorunu: tağşiş ve marka saldırısı:
21’inci Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali’nde zeytinyağı sektörünün en önemli gündem maddesi, taklit ve tağşiş yoluyla piyasaya sürülen sahte ürünler oldu. Sektör temsilcileri ve yerel yöneticiler, Ayvalık adının kötüye kullanılmasının hem üreticiye hem de tüketiciye verdiği zararları kapsamlı şekilde tartıştı.
Festival değerlendirmelerinde öne çıkan rakamlar, sorunun boyutunu gözler önüne serdi: sektör temsilcileri, piyasaya yaklaşık 50.000 ton tağşişli zeytinyağı sürüldüğünü belirtiyor. Bu ürünlerin büyük bölümünde ise Ayvalık adı, marka değeri argumenti olarak kullanılıyor.
belediye başkanı mesut ergın'ın uyarısı:
Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, festivalin bölge zeytinyağını görünür kıldığını ancak temel sorunların da açıkça ele alınması gerektiğini vurguladı. Ergin, tağşişin Ayvalık markasına verdiği zararı şöyle özetledi: "Ayvalık zeytinyağı, Türkiye’de ve dünyada nefasetiyle öne çıkan bir zeytinyağıdır. Taklit ve karışım yağların satışlarını gerçekleştirebilmek adına Ayvalık ismini kullanıyorlar."
Ergin, belediye olarak tespit edilen usulsüzlüklerde Ticaret Odası ile birlikte Ticaret Bakanlığı'na şikayet ve dava süreçleri başlattıklarını, kazanılan davalar bulunduğunu ancak asıl düzenlemelerin bakanlıklardan gelmesi gerektiğini belirtti. "Tespit ediliyor, bu sefer yeni bir markayla, yeni bir isimle tekrar Ayvalık ismini kullanarak tağşiş işlemini yapabiliyor" uyarısında bulundu ve yasaların daha sert olmasının önemine dikkat çekti.
adres gösterip sahte isim kullanan yöntemler:
Ergin, sahte üretim adresleri üzerinden Ayvalık isminin kullanıldığı durumlara dikkati çekti; bazı firmaların gerçek bir yer göstermekten aciz olduğunu, hatta "Ayvalık'ı tarif edemeyecek" seviyede sahtecilik yapıldığını aktardı. Vatandaşa ise sabit adresli, tanınan üreticilerden alma çağrısı yaptı.
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Halil Aykut da sorunun temelinde Ayvalık adının haksız kullanımının yattığını ifade etti. Aykut, bazı illerde aylık 2.000 ton gibi rakamlarla Ayvalık adı altında satış yapıldığı duyumları aldıklarını belirtti ve barkodlu, coğrafi işaretli ürünler üzerinden mücadele ettiklerini söyledi.
Aykut, internet satış platformlarında haksız ilanlarda sıkça "Ayvalık 4. kilometre" gibi ibarelerin yer aldığını, yerlerine gidildiğinde öyle bir firmanın bulunmadığını anlattı. Analiz raporu istediklerinde telefonların kapandığını, adresi belli olanlara avukatla dava açtıklarını belirtti. Dijital pazarlamadaki ilanların bazı yaptırımlar sonrası azaldığını, ancak fiyat farkının açık olması nedeniyle taklit ve tağşişin tam olarak engellenemediğini vurguladı.
yaptırımlar ve ceza tartışması:
Aykut, uygulanan para cezalarının caydırıcı olmadığını belirterek, "Kesilen cezalar onların 1 ton yağdan kazandığı para kadar" değerlendirmesini yaptı. Söz konusu firmaların kapatılıp başka isimle yeniden faaliyete geçtiğini, bazı kişilerce "50 küsur tane firma" açılmış örneklerinin olduğunu aktardı. Bu nedenle yakalandıklarında ruhsat iptali veya daha ağır mali yaptırımlar gibi düzenlemelerin gerekli olduğunu savundu.
Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek ise tağşişin sektörün kanayan yarası olduğunu belirterek ucuz ürün talebinin sorunu tetiklediğini söyledi. Kürlek tüketicilere fiyat uyarısı yaparak, "1 litresi 100 lira zeytinyağı olması imkansızdır" diye konuştu. Ayrıca tağşişli ürünleri sürekli yapanların durumunun "nitelikli dolandırıcılık" kapsamına alınması gerektiğini önerdi.
Festivaldeki tartışmalar, sektördeki denetim ve cezaların güçlendirilmesine dair ortak bir beklentinin oluştuğunu gösterdi. Yerel yönetimler, ticaret odası ve sektör temsilcileri, hem hukuki hem de dijital platformlarda daha etkin önlemler talep ediyor; tüketiciler ise güvenilir adresten alışveriş yapma konusunda uyarılıyor.
YILDA YAKLAŞIK 50 BİN TON TAĞŞİŞLİ ZEYTİNYAĞININ SATILDIĞI VE BU SAHTE ÜRÜNLERDE EN ÇOK AYVALIK ADININ KULLANILDIĞI BİLDİRİLDİ.