manisa'da Gazze için 'tek bir vicdan' paneli: insani kriz ve sağlık boyutları masaya yatırıldı

Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde düzenlenen '7 Bölge 9 Durak Tek Bir Vicdan' panelinde konuşmacılar Gazze'deki insani krizi tarihsel, sağlık ve toplumsal yönleriyle ele aldı.

Yayın Tarihi: 07.10.2026 22:26
Güncelleme Tarihi: 07.10.2026 22:26

manisa'da Gazze için 'tek bir vicdan' paneli: insani kriz ve sağlık boyutları masaya yatırıldı

Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde eş zamanlı panel

Türkiye’nin yedi bölgesindeki dokuz ilde paralel gerçekleştirilen “7 Bölge 9 Durak Tek Bir Vicdan” paneli, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Panel, 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı’nın yıl dönümünde Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla yapıldı. Programa MCBÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ahmet Çetin, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyhun Kürşat, İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şube Başkanı Recep Özgüvenç, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Konuşmacılar ve moderasyon:

Panelin moderatörlüğünü Dr. Şükrü Çağrı Çelik üstlendi. Konuşmacılar arasında yazar ve sivil aktivist Ayçin Kantoğlu, KBB Hastalıkları Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haşmet Yazıcı ile Filistinli araştırmacı ve eğitmen Abdulaziz Aldaiah yer aldı. Etkinlik aynı anda İstanbul, Kütahya, Manisa, Isparta, Ankara, Çorum, Bayburt, Bitlis ve Siirt illerinde düzenlendi.

Gazze’de yaşananlar nasıl değerlendirildi:

Ayçin Kantoğlu, Gazze’deki insani durum ve kendi katıldığı Sumud girişimi kapsamında yaşadıklarını paylaştı. 7 Ekim 2023’ten bu yana geçen süreye dikkat çeken Kantoğlu, başlangıçta olayların kendini savunma söylemiyle çerçevelendiğini, zamanla ise sivillerin ve sağlık kurumlarının hedef alınması tartışmalarının öne çıktığını söyledi. Kantoğlu, Gazze’de çocukların hedef alınmasına vurgu yaparak "Bir insanın, bir çocuğun boğazını sıkan bir yetişkini gördüğü zaman ne yapar insan? Durdurmaya çalıştık. En azından sözle." ifadelerini kullandı.

Kantoğlu ayrıca mevcut terminolojinin yetersizliğine dikkat çekti; Gazze’de yaşananları tanımlarken "soykırım" kelimesinin bile sınırlı kaldığını savunup yeni bir kavramsallaştırma önererek "Belki can kırımı demek lazım" dedi ve bölgede büyük çapta bombalama gerçekleştirildiğini vurguladı. Filistin meselesinin yalnızca toprak meselesi olmadığını, uluslararası tepkinin ve toplumların gösterdiği duyarlılığın önem taşıdığını belirtti.

Sağlık altyapısının çöküşü ve uluslararası değerlendirme:

Prof. Dr. Haşmet Yazıcı, Gazze’deki sağlık sisteminin içinde bulunduğu durumu "tıbbi soykırım" olarak tanımladı ve sağlık krizinin bölgedeki insani felaketin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Yazıcı, olayları bir bütün olarak ele almanın gereğine işaret ederek "Şu an Gazze’de yaşanan sağlık soykırımından bahsedersek; bir sağlık soykırımı" dedi.

Yazıcı ayrıca İsrail yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, uluslararası hukuk ve insan hakları normlarına riayet etmeyen uygulamalar üzerinden bu yaklaşımı "Organize bir suç örgütü" şeklinde nitelendirdi. Bu tanımlama, Gazze’de yaşananların devletler hukuku çerçevesinde nasıl okunması gerektiğine dair tartışmayı öne çıkardı.

Filistinli perspektif ve bireysel hikâyeler:

Abdulaziz Aldaiah, Filistin halkının günlük yaşamındaki zorlukları ve ailesinin yaşadıklarını aktardı. Aldaiah, babasının savaş nedeniyle yaklaşık 30 kilo verdiğini, ailenin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğunu anlattı. Babasının enkaz yanındaki bir arsayı kiralayıp ağaç dikmeye başlamasını, bunun Filistin topraklarından vazgeçilmeyeceğine dair bir mesaj olarak değerlendirdi.

Aldaiah ayrıca Türkiye’deki duyarlılığın kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade ederek "Ben de Osmanlı Devleti’nin evladıyım. Bu yüzden öyle bir duruş sizlerden görmek aslında bizi motive edici bir şey" şeklinde konuştu ve gösterilen desteğin Filistinli topluluklara moral verdiğini belirtti.

Panel, Gazze’deki insani krizin farklı boyutlarını —tarihsel, sağlık, toplumsal ve bireysel anlatılar aracılığıyla— tartışmaya açarak katılımcılar arasında farkındalığı artırmayı hedefledi. Eş zamanlı oturumların yapıldığı dokuz kentte yapılan tartışmalar, bölgesel dayanışma ve uluslararası hukuka ilişkin çağrıları yeniden gündeme taşıdı.

AKTİVİST AYÇİN KANTOĞLU, KONUŞMASINDA GAZZE’DE YAŞANANLARA VE "SUMUD" GİRİŞİMİ KAPSAMINDA...

AKTİVİST AYÇİN KANTOĞLU, KONUŞMASINDA GAZZE’DE YAŞANANLARA VE "SUMUD" GİRİŞİMİ KAPSAMINDA YAŞADIKLARINA DİKKAT ÇEKTİ. 7 EKİM 2023’TEN BU YANA ÜÇ YILIN GERİDE KALDIĞINI BELİRTEN KANTOĞLU, GAZZE’DE YAŞANANLARIN DÜNYANIN GÜNDEMİNDE OLMAYA DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.