Malazgirt ruhuyla tarihsel hakikatlerin savunusu
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 955. yıl Malazgirt Zaferi programında konuştu ve program kapsamında hazırlanan yeni eseri kamuoyuna sundu. Katılımcılara takdim edilen Malazgirt Zaferi Türklerin Savaş Hüneri ve Sanat Estetiği adlı kitap, Duran tarafından zaferin tarihî ve kültürel önemini vurgulamak amacıyla hazırlandığı ifade edilerek tanıtıldı.
Malazgirt'in medeniyet açılışı olarak önemi:
Duran, 26 Ağustos 1071'de kazanılan Malazgirt Zaferi'ni Anadolu'nun kapılarını bir medeniyet tasavvuruna açan dönüm noktası olarak nitelendirdi. Malazgirt'ten sonra Anadolu'nun artık sadece üzerinde yaşanılan bir coğrafya olmadığını, ilim, irfan, adalet, vakıf kültürü ve şehirleriyle inşa edilen bir medeniyet yurduna dönüştüğünü söyledi.
Sultan Alparslan ve vatanı bize bırakan şehitlerle gaziler, konuşmada rahmet ve minnetle anıldı. Duran, Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan tarih şuuru sayesinde milletin ayakta kaldığını, bu görünmez bağın ülke bütünlüğünün temel sütunlarından biri olduğunu ifade etti.
Güncel tehditler, birlik ve sorumluluk çağrısı:
Duran, Malazgirt ruhunun korunmasının bir sorumluluk olduğunu belirterek, "Malazgirt'i anlamak demek; birliğimizi, beraberliğimizi, ortak hedeflerimizi, millet olma şuurumuzu muhafaza etmek demektir" şeklinde konuştu. Bunun, günümüzde Türkiye Yüzyılı vizyonunun kılcal damarlarında dolaşmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasında ayrıca terörle geçen uzun mücadeleye atıfta bulunarak, Cumhurbaşkanı liderliğinde sürdürülen adımlarla terörün kökünden temizlenmesinin hedeflendiğini söyledi. Bu çerçevede "Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge" yaklaşımının ve Gazi Meclis'te kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un sürece katkı sunduğunu belirtti.
Duran, uluslararası alanda Türkiye'nin meşru varlığına yönelik her türlü tehdit, ima ve söylemin devlet için yok hükmünde olduğunu kaydetti ve bölgedeki istikrarsızlığa yol açan aktörlerin Türkiye'nin yürüyüşünü engelleyemeyeceğini ifade etti. "Türkiye kudretli bir devlettir ve gereken ne ise o yapılır ve yapılmaktadır" sözleriyle kararlılığı tekrar etti.
İletişim cephesinde tarih bilinci mücadelesi:
Duran, küresel rekabetin iletişim alanında da sürdüğünü, dezenformasyon ve bilgi kirliliğinin en güçlü tehditlerden biri haline geldiğini söyledi. Bu bağlamda tarihî gerçeklerin algoritmalarda kaybolmasının önüne geçmenin görevleri olduğunu belirtti ve doğru bilgi üretiminin önemine dikkat çekti.
İletişim Başkanlığı olarak esas hedefin, tarihsel hafızayı sahih kaynaklarla kayda geçirmek ve genç kuşakların medeniyet mirasını güvenilir kaynaklardan öğrenmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Bu anlayışla hazırlanan yayınlar ve programların sadece geçmişi anmakla kalmayıp, tarihimizi bilimsel bir perspektifle değerlendirmeyi amaçladığını söyledi.
Programda ortaya konan çalışmaların, kamu diplomasisinde Türkiye'nin sesi olması hedefiyle 360 derece iletişim perspektifi ve stratejik iletişim imkanlarıyla sürdürülmeye devam edeceği ifade edildi. Duran, dezenformasyonla mücadelede doğru bilgiyi savunmanın ötesinde, kendi değer ve tarihsel hafızamızı korumanın esas meydan okuma olduğunu belirtti.
Konuşma, Malazgirt'ten Büyük Taarruz'a kadar uzanan tarih şuuru vurgusuyla sona erdi; Duran, bu mirasın korunmasının milletin ayakta kalmasının vazgeçilmez unsuru olduğunu yineledi ve izleyicilere hazırlanan esere destek çağrısında bulundu.
İletişim Başkanı Duran: "Hiç kimse tarihi gerçekleri ya da jeopolitik hakikatleri başka türlü yorumlayarak ülkemize yönelik çeşitli saldırılar yapmaya yönelmesin"