Lübnan'da siyasi krizin çözüm ümidinin doğması beklenirken, hükümeti kurmakla görevlendirilen Nevvaf Selam'ın yeni kabinesinin bu hafta açıklanması heyecanla bekleniyor. Uzmanlar, ülkenin 14. Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın 9 Ocak'ta göreve başlamasının ardından, Selam'ın 12 Müslüman ve 12 Hristiyan bakandan oluşan kabinesini oluşturmak için çeşitli siyasi parti ve oluşumlarla görüşmelere başladığını belirtiyor.
Yeni Kabinedeki Bakanlık Dağılımı
Uzman Alan Sarkis, kurulacak yeni hükümetteki 24 bakanın 12'sinin Müslüman ve 12'sinin Hristiyan temsilcilerden oluşacağını ifade etti. Müslüman temsilcilerin 5'in Şii, 5'in Sünni ve 2'sinin Dürzi olacağını belirten Sarkis, Hristiyan temsilcilerin ise çeşitli partilere dağıtılacağını kaydetti. Lübnan Güçleri Partisi'nden 3, Özgür Yurtsever Hareketi'nden 2, Ermeni Taşnak Partisi'nden 1, Ketaib Partisi'nden 1, Marada Hareketi'nden 1, bağımsızlardan 1 ve Cumhurbaşkanı Avn'dan 3 bakanlık alınacağı öngörülüyor.
Zorlu Bakanlık Atamaları Süreci
Sarkis, bakanlık atamaları öncesinde bir dizi anlaşmazlıkların çözülmeye çalışıldığını vurgulayarak, özellikle Maliye Bakanlığı konusunda Hizbullah ve Emel Hareketi’nin Şii bakanlıkları almakta ısrar ettiğini belirtti. Lübnan yasalarına göre önemli kararların Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Maliye Bakanı'nın imzasıyla alındığı için, bu makama olan ilgi oldukça yoğun.
Hizbullah ve Emel Hareketi'nin Rolü
Siyasi uzman Yusuf Diyab, Hizbullah ve Emel Hareketi'nin kabinede yer alacakları öngörüsünde bulunurken, bakanlıkların paylaşımında da bir netlik sağlanması gerektiğini söyledi. Diyab, yeni hükümetin uzman teknokratlardan oluşacağını ve bu hafta içinde kabinenin açıklanmasının beklendiğini belirtti.
Ateşkes Anlaşması ve Ordunun Rolü
Lübnan ile İsrail arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması uyarınca, Lübnan ordusunun güney bölgesinde kontrol sağlaması için Hizbullah'ın desteği kritik öneme sahip. Anlaşmanın gereği, Lübnan hükümetinin, Hizbullah veya diğer silahlı grupların İsrail’e karşı operasyon yapmasını engellemesi ve İsrail’in de Lübnan'a yönelik askeri saldırılarda bulunmaması gerektiğini ifade ediyor.
Bu bağlamda, Lübnan ordusunun 60 gün içinde İsrail’in işgal ettiği bölgelere aşamalı olarak konuşlanması öngörülmektedir. Ancak İsrail tarafında zaman zaman ateşkese yönelik ihlallerin de yaşandığı bildirilmektedir.